En Yeniler
şehit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şehit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9/19/2011

seyyah1906

devlet bahçeli:şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarını incitmek kimsenin hakkı ve haddi olmayacaktır

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Gaziler Günü" için kutlama mesajı yayınladı. Mesajında 'Gaziler Günü'nün Türk milletinin maddi ve manevi varlığında çok ayrıcalıklı bir yeri bulunduğunu kaydeden Bahçeli şunları söyledi:
"Gazilerimizin hatıraları, manevi emanetleri, vatan uğruna gösterdikleri mücadele azimleri her daim hürmetle ve hayranlıkla anılmalıdır. Cesaret timsali muhterem gazilerimiz, vatana göz diken hain emellere fani bedenlerini siper ederek geçit vermemişler ve bu uğurda şahadet şerbetinden seve seve içmeye gönüllü olduklarını açıkça ispat etmişlerdir. Vefanın, sadakatin, bağlılığın ve millet sevgisinin muhterem temsilcileri olan gazilerimizin haklarını ödemek elbette kolay değildir. Görevlerini ifa ederken bir uzvunu vatan ve millet yolunda feda eden kahramanlarımızın el üstünde tutulması, biriken sorunlarının çözülmesi ve her fırsatta minnet duygularıyla takdir edilmeleri hepimizin insani sorumlulukları arasında yer almaktadır."


"Vicdansızlık"

Bahçeli mesajına son günlerde tartışma konusu olan MİT-PKK görüşmesine de isim vermeden atıfta bulunarak şöyle devam etti:

"Şehitlerimiz ve gazilerimiz, milletimizin asırlarca dimdik ayakta durmasının yegâne dayanakları ve ikamesi olmayan güçleridir. Bu itibarla Türk milletinin bağımsız ve birlikte yaşaması için gösterilen üstün mücadeleyi sulandırarak, şehit ve gazilerimizin aziz hatıralarını incitmek kimsenin hakkı ve haddi olmayacaktır. Bilinmelidir ki, gazilerimizin hayatlarının baharında vatanın dirliğini, huzurunu ve ebedi varlığını korumak amacıyla ortaya koydukları onurlu ve milli duruşu boşa çıkaracak adımlar, görüşmeler her şeyden önce vicdansızlık, insafsızlık ve vefasızlık olacaktır. Her vatan evladı şehit ve gazilerimizin mirasına sahip çıkmalı ve bayrağı asla yere düşürmemelidir."

9/04/2011

seyyah1906

ödp genel başkanı alper taş arda kardeşime buradan selam olsun

Kongreye katılan konuk siyasi parti temsilcilerin konuşmaları sürerken ÖDP Genel Başkanı Alper Taş,
Türkiye-Kazakistan milli futbol maçından sonra "Attığım golü Türkiye Cumhuriyeti'ndeki bütün halkların şehit olan evlatlarına armağan ediyorum" diyen milli futbolcu Arda Turan'a selam göndererek "Arda kardeşime buradan selam olsun" dedi. Taş'ın bu sözleri salondan büyük alkış aldı. Öte yandan KESK, BES, SES, Türkiye Barolar Birliği, Tüm Bel Sen ve Eğitim Sen de BDP'nin kongresine çelenk gönderdi.

8/29/2011

seyyah1906

tansel çölaşan şehit olan çocukların annesi yarın gitsin aynı siyasete oy versin

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı (ADD) Tansel Çölaşan, Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti (KEGC)'’ni ziyaret etti. Derneği ziyaretinde konuşan Çölaşan, AK Partiye oy veren şehit annelerinin de suçlu olduğunu öne sürerek, “Şehit olan çocukların anneleri yarın gitsin aynı siyasete oy versin, onun siyasetiyle böyle yıprandı böyle şehit oldu.” iddiasında bulundu. İstanbul Barosu'nun sivri dilli olduğu için yalnız kaldığını söyleyen Çölaşan, Işık Koşaner’in basınla ilgili “para için anasını bile satar" sözüne ise adeta hak verdi: “Gerçekten basın saygıdeğer mi sizce?”
ADD Genel Başkanı Çölaşan Edremit’te kurulan ve Balıkesir, İzmir, Çanakkale, Manisa ve Kütahya olmak üzere 5 ili kapsayan Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde KEGC Yönetim Kurulu 2. Başkanı Hakan Firik tarafından karşılandı. Gazetecileri bir çatı altına toplayan bir oluşumun hayata geçirilmesinin birliktelik açısından çok önemli bulduğunu belirten Çölaşan, Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti 2. Başkanı Hakan Firik, Disiplin Kurulu Başkanı Kayahan Öcalan ve diğer yöneticilere hayırlı olsun dileklerini sundu.

Tansel Çölaşan Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını da cevapladı. Çölaşan, “Şehit olan çocukların anneleri yarın gitsin aynı siyasete oy versin onun siyasetiyle böyle yıprandı böyle şehit oldu. Onların da suçu var. Tamamen sivil bilmem ne. Tamamen giderilmiş bir toplum. Hepimiz suçluyuz. Öte yandan yargı. İstanbul, Ankara barosu bir saniyede kendi aralarında ayrıldılar. Ankara Barosu'nun başkanı halk partisinin başkanı olmak istiyor. Kılıçdaroğlu’nun yanına yaklaştı. İstanbul Barosu yalnız kaldı. Biraz daha sivri konuşuyordu, onu sevmedi Kılıçdaroğlu, Ankara barosu biraz daha yumuşak onu sevdi. Onu aldı yanına bir anda ikisi aynı görüşte olan iki baro bir anda birbirlerine başkanları kişisel olarak aynı menfaati çaktırmadan düştükleri çukuru ben algılıyorum. Onlar söylemezler bir de yalancı derler. Ama öyle oldu. Birbirleriyle aynı görüşteki iki baro ayrıldı.” diye konuştu.

Işık Koşaner’in 'para için anasını bile satar' sözünü ADD başkanı Tansel Çölaşan şu şekilde değerlendirdi: “Bir şeyi bütün görmemiz lazım. O konuşmada sadece bu yok. Onun dışında çok daha farklı şeylerde var. Söylediğiniz şeyler aslında hepimizin iki kişi olarak oturduğumuzda hatta üç kişi oturduğumuzda çok rahatlıkla konuşabildiğimiz dostça kalbimizi döktüğümüz, içimizi döktüğümüz konular, konuşmalar. Bunların içinde maksadını açmış konuşmalar da olabilir çünkü hepimiz yapabiliyoruz bunu. Orada söylediği 'anasını satar' sözünü dinlemiş değilim. Gazetede takip ettiklerimin içinde böyle bir şey yok. Cumhuriyetin içinde başlıkların içinde görmedim. Var olduğunu söylüyorsunuz onun için söyleyeyim. Belli basın gerçekten böyle. Para için yapabilir. Ona birisi bir şeyler verdiği zaman bavullar dolusu evrak. Götürülüp cumhuriyet savcılığına teslim ediliyor. Bu bavullar dolusu evrakları bu arkadaşlar nerden buluyor. Hala bunların kaynaklarını açıklamış değiller. Ama ne yazık ki pek çok dava sadece ortam dinlemesiyle yasal olmayan dinlemelerle ortaya çıkan doğruluğu var mı yok mu belli olmayan mesela bu son söylediğiniz söz. Işık Koşaner bunu söylemiş mi? Bizzat söylemiş mi? Hiç bilmiyoruz. Birileri belki ortam dinlemesinde belli konuşmaları alıyor. Ama onların içine çok rahat montajla halkı dinlediği zaman kızdıracak. Ya da orduya tepkilerini arttıracak başka söylemler ekleyebiliyor. Artık bunların var olduğu biliniyor. Hatta Ergenekon davasının, Balyoz davasının iddianamesinin hukuka aykırı olan yasal olmayan ortam dinlemeleri ya da yasaya aykırı dinlemelerle oluşturulduğu anlaşılıyor." diye konuştu.

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan Deniz Feneri davası ile ilgili görüşlerini de dile getirdi. Çölaşan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapılan referandumla tamamen yürütmenin emrine girdiğini iddia etti. Çölaşan, Deniz Feneri soruşturmasını yürüten savcıların soruşturma kapsamının iktidara kadar dayanmasıyla bir anoa savcıların apar topar değiştirildiğini öne sürdü.

8/17/2011

seyyah1906

başbakan erdoğan ne yazık ki terör böyle acımasız dini olmayan bir olay

Başbakan Erdoğan, ''8 askerimiz sahur vakti şehit edilmiştir. Ramazanla ilgili sabırmız bitmiştir. Bundan sonrası konuşulmaz, uygulanır'' ifadesini kullandı.
İşte saldırıya tepkiler:

CUMHURBAŞKANI ABDULLAH GÜL: Buna göre de yeni düzenlemeler, hazırlıklar yapılıyor. Hükümetin bununla ilgili yeni çalışmaları vardır. Silahlı kuvvetlerimizin, emniyet teşkilatlarımızın tartışılacaktır. Ramazan ayı içerisinde bu tip provokasyonları terör örgütü bunu bilinçli şekilde yapıyor. Şunu herkesin bilmesi gerekir ki devletin gücünün üzerinde güç yoktur. Her kimse Türk devletini silahla şiddetle hizaya getireceğini düşünüyorsa büyük bir yanılgı içerisine girer ve bunun maliyeti de çok büyük olur.

Teröristler halkımızdan daima ayrı tutulup, onlara karşı devletin gücünü gösterme durumundayız. Bekleme falan söz konusu değildir. Ama terör örgütünün istihbaratlarına karşılık alınan tedbirler vardır. Yoksa gecesi-gündüzü söz konusu değildir. Tabi ki ramazan ayında halkın dikkatini çekmek için, özellikle Kürt vatandaşlarımızın dikkatini çekmek için, terörün ne olduğunu böyle bir ayda bile pusu kurularak, kalleşçe saldırılar düzenlendiği konusunda bütün halkımızın dikkatini çekip bu terörün ve terör içerisinde olanların bu örgütün ne olduğunu göstermek açısından söylenmiştir bütün bunlar. Yoksa zafiyet söz konusu olamaz. Gecesi gündüzü bayramı söz konusu olamaz.

Ama geniş anlamda yeni bir çalışmanın yapıldığını hepiniz biliyorsunuz. Bununla ilgili söylenmiş olabilir o sözler. Memleketimizde şüphesiz ki güzel şeylerin olduğu açıktır. Ama güzelliklerden hoşlanmayan, daima kötülüklerin olduğunu isteyen insanların olduğu da bir vakadır. Terör örgütü böyledir. Güzelliklerden korkan, demokrasiden korkan, bütün bölgelerimizin zenginleşmesinden korkan, oradaki insanların devletine milletine bağlılığından korkan bir örgüttür. Devletin gücü üstünde hiçbir gücün olmadığını içerde dışarıda dünya alemin bilmesi gerekir. Şehitlerimize rahmet diliyorum."

BAŞBAKAN ERDOĞAN: Bir hüznümü ifadeyle sözlerime gireceğim. Bu gece yarısı sahur vaktinde biri korucu 9 yavrumuzu teröristler şehit ettiler. Şehitlerimize allahtan rağmet diliyorum. Yaralı kardeşlerime şifalar diliyorum. Milletimizin tekrar başı sağolsun diyorum. Biz bu mana dolu Ramazan ayı içerisinde özellikle sabırla devam ettiğimiz bir süreci bu yaşanan olaylarla bu mubarek ayda gölgelenmesini istemezdik. Ne yazık ki terör böyle acımasız dini olmayan bir olay. Bir fenomen... Sabrımızın, sözün bittiği yerdeyiz. Ramazan ile ilgili sabrımız bitmiştir. Bundan sonrası konuşulmaz, uygulanır. Artık her şeyi olunca göreceğiz. Terörle arasına mesafe koymayanlar da bedelini ödeyecek. Teröristlere buraları asla teslim etmeyeceğiz.

Bizim yeni dağıtımı olan dağ komanda birliğinin yerlerine intikalinden sonra bu intikali yaptıran ekibin geri dönüşü sırasında bu olay oluyor. Önce mayın olayı ardından da roket atarlarla zırhlı taşıyıcılar vuruluyor

CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU: 'Ramazan sonrası göstereceğiz, Ramazan sonrasında gereken önlemleri alacağız' diye bir söylem doğru bir söylem değil. Bakın bugün 8 askerimiz daha şehit oldu. 8 yıldır iktidardasınız, hala bugüne kadar bir önlem almadıysanız, aldığınız önlemi kamuoyuyla veya diğer siyasal partilerle paylaşmadıysanız, toplumsal bir mutabakat sağlamadıysanız terörle mücadelede başarı elde edemezsiniz. Geldiğimiz noktada da AKP’nin 8 yıllık sürecinde terörle başarılı bir sonuç elde etmediğini görüyoruz. Yapılması gereken nedir? Yapılması gereken toplumsal bir mutabakatı sağlamaktır. Defalarca söyledik terörün engellenmesi konusunda CHP olarak elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Ama önce AKP’nin kafasının net olması lazım. Mücadeleyi hangi yöntemlerle yapacağını bilmesi lazım. Öyle anlaşılıyor ki 8 yıllık çabanın sonucunda herhangi bir yol kat etmemiştir. Geldikleri nokta yine şehitlerimiz var ve Ramazan’ın bitmesini bekliyoruz. Olacak şey değil.

MHP GENEL BAŞKANI DEVLET BAHÇELİ: Bilinmelidir ki milletimiz, kanlı terör örgütü konusunda sabır değil, kökünün kurutulması için heyecan, irade, karar ve tavizsiz bir mücadele beklemektedir. Kandil'e yönelik operasyon tüm boyutuyla ele alınmalı. Bölücülükle mücadele için kapsamlı plan hazırlanmalı. AKP hükümeti dikkatini Irak'ın kuzeyine vermeli. Açılımın koordinatörü Başbakan Yardımcısı istifa etmeli. Başbakan'ın sözlerinin hiçbir karşılığı yoktur.

MİLLİ SAVUNMA BAKANI İSMET YILMAZ: “Onlar hayalle uğraşıyorlar. Terörle Türkiye Cumhuriyeti'nden alabilecekleri hiçbir şey yoktur. Türkiye Cumhuriyeti herkesin düşünemediği kadar bölgesinde lider, her bakımdan, hem ekonomik bakımdan, hem askeri bakımından. Peki bunlar ne yapacaklar? Bunlar sadece bizim sabrımızı taşırmaya çalışıyorlar.

İstiyorlar ki kendileri hukuk tanımazlar, kural tanımazlar, bizim de kendilerine benzememizi istiyorlar. İşte devletle çete arasındaki fark budur. Biz hukuk ve demokrasi içerisinde bunları alt edeceğiz. Alt ettiğimizi de herkes görecek inşallah. Peki yaptıkları nedir? Zulümdür, tehdittir, terördür. Ama bunlar misliyle karşılığını bulacaktır.”

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM: Hiç kimse bu ülkeyi bölmenin ayrılık tohumları atmanın hayalini kurmasın.

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANI VEYSEL EROĞLU: “Maalesef hainler mayın koymuşlar, 8 şehidimiz var ve çok üzgünüz. Milletimizin başı sağ olsun. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyoruz. Ama neticede bunlar mutlaka temizlenecek, dökülen kanlar yerde kalmayacak. Hükümetimiz bu konuda kararlı ve inşallah bunların cezası verilecek. Üzüntülüyüz, ateş düştüğü yeri yakıyor. Geçenlerde bir şehidimizin cenazesindeydik. Ailesi, annesi ve babasının durumunu görüyoruz. İnşallah bu PKK kesinlikle yok edilecek ve bundan kimsenin şüphesi olmasın.

“Başbakanımız başkanlığında ilgili bakanlarla bir toplantı yapıldı ve çok ciddi tedbirler alınacak. Bunlar ayaküstü konuşulmaz, yapılacağı zaman yapılır. Türkiye'nin bunu yapacak gücü var, sınır ötesini gerektiğinde yapar.”

DIŞİŞLERİ BAKANI AHMET DAVUTOĞLU: Bu tür saldırılar bizim kardeşlik kültürümüzü zedelemeyeceği gibi, Türkiye'nin gücünü de zaafa uğratamaz. Türkiye, her zaman terörle ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik tüm çabalarla mücadele etmeye hem kararlıdır, hem de muktedirdir.

TBMM BAŞKANI CEMİL ÇİÇEK: Dünyanın en büyük acısıdır. Bu acıyı en çok çeken de Türkiye'dir. Son şehitlerimiz üzüntümüzü acımızı bir kat daha artırmıştır. Bun yapanları, destekleyenleri lanetliyorum ve şiddetle kınıyorum. Bu eylemin Ramazan'da olması onların insan olup olmadıklarını da toplumun takdirine bırakıyorum. Eylemi yapanlar insan değildir. Ülke olarak hepimizi acımızı içimize atarak doğru olan neyse onu yapmalıyız ve yapıyoruz. Terörle mücadelede tek bir tedbir yoktur. Bunlar neden bu dönemde oldu. Bunların soğukkanlı bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Yaşananlar devletimizin zaafiyetine en ufak bir açık getirmez. En başta yapmamız gereken siyasi partilerimiz olmaz üzere birliğimiz, kardeşliğimiz daha artırmak ve alacağımız tedbirlerin arkasında durmaktır

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEKİR BOZDAĞ: Türkiye, terör örgütüyle mücadelesini uzun yıllardır devam ettiriyor ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdürüyor. Bundan sonra da terör son bulana kadar kararlılıkla sürdürecektir. Yapılan haince saldırıların, Türkiye'yi bu kararından vazgeçirmesi mümkün değildir. Türkiye, bütünlüğüne karşı her türlü saldırının karşısında üzerine düşen görevi yapmak suretiyle yerine getirme konusunda kararlıdır. Güçlerimiz, mücadelenin gereklerini yerine getirmek suretiyle terörle mücadele etmektedir. Ancak terör örgütü mensupları, haince tutumlarla kalleşçe yöntemlerle saldırı gerçekleştirmektedirler. Ama bu saldırılar karşısında güvenlik güçlerimizin askeri birikimi ve donanımıyla mücadele yaptığını biliyoruz. Türkiye'nin terörün üzerine gitme konusunda kararlılığını zaafa uğratmak isteyen varsa bilmelidir ki Türkiye, terör örgütü üzerine kararlılıkla gitmeye devam edecektir. Terörle mücadelenin gerekleri ne ise sonuna kadar yapılacaktır. Bunu yaparken biz, hukukun çerçevesinde gereği neyse mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Haince saldırılar yapan terör örgütü neyi planlıyorsa, hedefi neyse onu Türkiye üzerinden gerçekleştirmesi asla mümkün değildir. Bu topraklarda asla ameliyata müsaade etmeyeceğiz

DSP GENEL BAŞKANI MASUM TÜRKER: Ramazan ayı nedeniyle teröristlerden acıma beklemek beyhude bir yaklaşımdır. Nitekim Ramazan ayı boyunca verilen şehit sayısı, diğer aylara oranla daha fazladır. Üstelik teröristlerin gündüzleri bile saldırıya geçme cüretini göstermeleri, dikkat edilmesi gereken önemli bir konudur.

SP GENEL BAŞKANI MUSTAFA KAMALAK: Mübarek Ramazan ayının manevi iklimine mayın döşeyen bu alçaklar, Kürt kardeşlerimizin hakkını savunuyor olamazlar. Bunlar ülkemizi bölmek isteyen karanlık güçlerin taşeronudur. Amaçları da bin yıldır var olan kardeşlik ortamını sabote etmek ve bu yolla Türkiye’yi zayıf düşürmektir. Ancak bu hain saldırıyı gerçekleştiren taşeronlar ve onların arkasındaki güçler bilmelidir ki, hiçbir zaman bu karanlık emellerine ulaşamayacaklar. Bu hain saldırılarda hayatını kaybeden askerlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Kederli ailelerine ve milletimize sabır niyaz ediyorum. Tam 27 yıldır, terörle mücadele ediyoruz. Türkiye’nin başına bela olan bu kirli terör saldırılarında, İstiklal savaşında verdiğimiz şehitten daha fazla askerimizi kaybettik. Resmi kayıtlara göre Kurtuluş Savaşı’nda verdiğimiz toplam şehit sayımız 10 bin 785’tir. 1984 yılından 2009 yılına kadar kaybettiğimiz insan sayısı ise 50 binden daha fazladır.

BBP GENEL BAŞKANI MUSTAFA DESTİCİ: Terör örgütü ramazan dinlemiyor, canımızı yakıyor, kanımızı döküyor biz de bayram sonrası edebiyatı ile olayları erteliyoruz. Terör örgütü rest çekiyor onu bile göremiyoruz. Devlet sen bir dakika bile beklemeden Kandil'i bombalarsın, hainleri inlerinde boğarsın. Neden bayram sonrasını bekleyecekmişiz? Uçakların havalanması, tankların yürümesi, topların ateş alması için zamana ihtiyacımız varsa, birilerinin müsaadesine muhtaç isek vay halimize! Bugünden tezi yok bu terör saldırılarına misliyle cevap vermek gerekiyor. Bu dakikadan sonra söylenecek sözler, sert açıklamalar havanda su dövmek tabirinde değerlendirilecektir. Şayet bıçak kemiğe dayanmışsa yapılması gereken o bıçağı tutan eli kökünden kesip atmaktır. Gerisi lafı güzaftır.

HAS PARTİ GENEL BAŞKANI NUMAN KURTULMUŞ: Maalesef binlerce insanımız bu terör siyaseti yüzünden hayatını kaybetmiş ve hala kaybetmektedir. Artık bu durum daha fazla devam edemez. Sorunun çözümü için ülkedeki bütün tarafların birlik ve beraberlik içinde olması gerekiyor. Başta siyaset kurumu olmak üzere, devletimizin bütün kurumları da, bu hain saldırıların önünü kesmek ve terörü sona erdirmek için harekete geçmek zorundadır.

8/16/2011

seyyah1906

muharrem ince sayın başbakan pkk'ya gösterdiği hoşgörüyü bana göstermiyor

muharrem ince sayın başbakan pkk'ya gösterdiği hoşgörüyü bana göstermiyor
bana mübarek ramazanda dava açmış bugün 9 yıla yaklaşan akp iktidarında 822 çocuğumuz şehit olmuş pkk'nın elinde kaymakam var.
MUHARREM İNCE

8/15/2011

seyyah1906

oktay vural bu kadar şehit niye verildi o zaman bıçak kemiğe dayanmamışmıydı?

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında Başbakan Erdoğan'ın terör örgütü PKK'ye yönelik "bıçak kemiğe dayandı" sözlerini değerlendirdi.
AKP döneminde, terörün azdırıldığını ve beslendiğini, PKK'nin ise asker ve polisi şehit etmeye devam ettiğini kaydeden Vural, terör konusundaki tablonun AKP'nin 10 yıllık eseri olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan'ın 'bıçak kemiğe dayandı' diyerek itirafta bulunduğunu ifade eden Vural, AKP'nin 'ustalık' döneminde şehit sayısının 34'e yükseldiğini, bütün AKP hükümetleri dönemindeki şehit sayısının ise 822 olduğunu kaydetti. 

Başbakan Erdoğan'a "bu kadar şehit niye verildi, o zaman bıçak kemiğe dayanmamış mıydı? Sınır ötesi operasyon yetkisini niye kullanmadın?" diye soran Vural, Başbakan Erdoğan'ın çeşitli tarihlerdeki terörle ilgili yaptığı açıklamaları hatırlattı. Vural "Bu bıçağın boğazımızı kesip kemiğimize dayanmasına nasıl izin verdin? 2007 seçimlerinden önce de terör örgütünün eylemleri için 'son çırpınış' diyordu. Çırpına çırpına öldürüyorlar. Bu insanlar şehit olsunlar diye mi sabrediyorsun, elindeki imkanları niye kullanmıyorsun" diye konuştu. Başbakan Erdoğan ve hükümeti 'bıçak kemiğe dayandı' açıklamalarıyla günü kurtarmaya çalışmakla eleştiren Vural "Kandil'e ceviz ağacının altında röportaj yapsın diye gazeteciyi ben mi gönderdim, Barzani'ye kırmızı halıyı ben mi döşedim" dedi. Başbakan Erdoğan'ı terör örgütünü cesaretlendirmekle de suçlayan Vural "Bıçak kemiğe dayandıysa niye tahammül ediyorsun, mahkum musun, mecbur musun? Kim bu siyasi çözümleri dayatıyor, BOP eşbaşkanı mısın, Başbakan mısın? Söyle kimle pazarlık ediyorsun?"diye konuştu. 

Başbakan'ın önce 'terör örgütü demedikçe görüşmem' dediğini ancak Meclis'te BDP'lilerle görüştüğünü, İmralı ile arasına mesafe koymadığını kaydeden Vural, "Devlet İmralı ile görüşüyor, Başbakan kalkıp birilerine 'terör örgütüyle arana mesafe koymuyorsun' diyor. Devlet terör örgütünü muhatap almaz, müzakere yapmaz. Takke düşmüş kel görünmüş, Başbakan cinin şişeden çıkmasına izin verdi. Şimdi yeni elbise diktiler, yeni elbiseyi bize pazarlamaya çalışıyor" diye konuştu. Başbakan'ın bir yandan 'demokratik özerkliğe' tepki gösterdiğini ancak aynı zamanda Başkanlık Sistemi'ni isteyerek 'eyalet, federasyon olur' dediğini kaydeden Vural, Başbakan Erdoğan'ın bu söylemleri ile 'bölücü, etnik iştahları' kabarttığını savundu. "Bıçağın kemiğe dayanmasına izin veren kim? Bu kadar insanın şehit olmasına göz mu yumuldu? NATO uçakları Ramazan dinlemiyor Libya'yı bombalıyor Başbakan burada 'Ramazan için sabrediyoruz' diyor. Niye sabrediyorsun? Ramazan'dan önce neredeydin" diye konuştu. 

Vural şunları söyledi: "Bıçak kemiğe dayandı sözü bir itiraftır. Aynı zamanda tehdittir. Demek ki birileri bıçağı boğazımızı kesip kemiğimize kadar dayatmış AKP'nin kılı bile kıpırdamamış. İnsaf diliyorum size. AKP'nin yapacağı hiçbir şey yok mu? Kan üzerinden açılım pazarlayan sensin ey Başbakan. Terör örgütüne duble yol açtılar. Biraz taviz biraz terör. Bunların duble yolları var ya, PKK'ya da duble yol açtılar. Ey hükümet terörle mücadele konusunda siyaset yapma, mücadele et." Vural PKK'nın iki numaralı ismi Murat Karayılan'ın yakalandığı yönündeki 'yalanlanan' haberlerin TRT ve AA tarafından servis edilmesine ilişkin bir soru üzerine "Arınç'a sorun. İzdivaç programlarını seyretmekten vakit bulamıyor olabilir. Kaldı ki Karayılan'ı yakalama sorumluluğu hükümetin. Karayılan'ı ve örgüt yönetimi bulma sorumluluğu AKP hükümetinindir. İran Kandil'e operasyon düzenliyor, ey başbakan sen niye televizyonlardan izliyorsun. Hani Kandil BBG evi olmuştu. BBG evi olduysa oturduğu yeri bilirsiniz. İran terörle mücadele ediyor ama Türkiye ortak bir mücadele sürdürmüyor. Türkiye'nin Suriye ve Irak politikaları PKK'nın siyasallaşması için. Hodri meydan diyorum yüreğiniz varsa terörle mücadelede yaptığınız yanlışları yüzünüze vuracak bir açık oturuma, en sorumlunuzu davet ediyoruz" diye konuştu.