En Yeniler
aday etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aday etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/29/2011

seyyah1906

akp grup başkanvekili bekir bozdağ herkes konuşuyor ağzı olan konuşuyor hesabı

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, BDP'nin desteklediği milletvekilleri ile CHP'li milletvekillerinin yemin etmemelerinin, demokrasi açısından üzücü olduğunu ifade etti.
Tutuklu milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile ilgili sorunun ''CHP'nin bizzat yarattığı sorun'' olduğunu belirten Bozdağ, CHP'nin, bu durumu daha adaylık sürecinde bildiğini ifade etti.
Parlamento'nun bugüne kadar hiçbir şekilde boykot edilmediğini kaydeden Bozdağ, ''TBMM ilk defa böyle bir boykot ile karşı karşıyadır. Parlamento, CHP ve BDP tarafından tehdit edilmektedir. Bugüne kadar TBMM hiçbir dönemde hiçbir tehdide boyun eğmemiştir. CHP bu davranışı ile fevkalade yanlış çığır açmıştır. Yarın herhangi bir parti 'Benim dediğim olmazsa Parlamento'ya gelmiyorum' diye dayatma yaptığı zaman Meclis'i her tehdit edenin karşısında boyun eğer duruma getirmeye kimsenin hakkı yoktur'' diye konuştu.

Bozdağ, CHP'nin, milletin kendisine verdiği iradeye, desteğe saygı duyması, bu desteğin sesini Parlamento'ya taşıması ve sorunun çözümüne ilişkin önerilerini ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Sorunun, ''CHP'nin yarattığı, büyüttüğü ve kilitlediği'' bir sorun olduğunu belirten Bozdağ, tehdit ya da başka usullerle Parlamento'nun farklı yönlere sevkinin yanlış olacağını vurguladı. Bozdağ, CHP'nin boykot dışında sorunun çözümüne ilişkin tek bir önerisini görmediklerini kaydetti.


'Ağzı olan konuşuyor'

Tepkisel çözümlerin her zaman farklı sonuçlarının ortaya çıktığını belirten Bozdağ, şöyle devam etti: ''Tutukluluk sürelerini, milletvekili olduğu zaman kaldırma yolunda bir düzenleme yaptığınızda bunun ortaya çıkaracağı sonuçlara iyi bakmak lazım. Yani şimdi, 'milletvekili seçilen bir kişi hakkında herhangi bir mahkumiyet yoksa tutukluluk kararı kaldırılır ve milletvekilliğine devam eder' diye bir düzenleme yaptığınızda ne gibi durumlar karşınıza çıkabilir? Örneğin Alparslan Aslan... Tutuklu sanık. Aday gösterilse, hapishaneden çıkıp Meclis'e gelip yemin etmesine Türkiye, CHP ne diyecek? Diyelim Ogün Samast... Seçildi, tahliyesine karar verildi. Parlamento çalışmalarına gelip katılacak mı? Veya Kandil'de Murat Karayılan... Hakkında mahkumiyet yoksa, bağımsız aday oldu ya da bir parti aday gösterdi ve seçildi. Sonra silahı bırakıp Parlamento'da gelip yemin edecek mi? Biz bunu kabul edecek miyiz? Bunların ortaya çıkaracağı sonuç o kadar çok ki. Herkes konuşuyor. 'Ağzı olan konuşuyor' hesabı...''


'Parlamento çalışmalarını engellemez'

Bozdağ, CHP'li milletvekillerinin yemin etmemelerine rağmen grup yöneticilerini seçmelerinin geçerli olup olmadığı yönündeki soru üzerine, grup başkanvekillerinin seçilebileceğini, buna engel bir durum olmadığını, ancak Genel Kurul ve komisyon çalışmalarına katılmaları için yemin etmeleri gerektiğini söyledi. Bozdağ, milletvekillerinin yemin etmedikleri sürece danışma kurulu ya da grup önerilerine imza atma imkanlarının olmayacağını kaydetti. Bekir Bozdağ, TBMM Geçici Başkanı Oktay Ekşi'nin yemin ettiğini, milletvekili sıfatına haiz olduğunu ve kanun teklifi verebileceğini söyledi.

Bozdağ, CHP'nin yemin etmeme tutumunu sürdürmesi halinde Meclis Başkanı seçiminde herhangi bir aksama olmayacağını ifade etti. CHP'nin bu tutumunun TBMM'nin çalışmalarına engel bir durum olmadığını anlatan Bozdağ, ''Toplantı ve karar yeter sayılarında aranan şartlar sağlanırsa çalışmalar devam eder. Bunu herhangi bir partinin engellemesi söz konusu değildir. Genel kurul ve komisyon çalışmaları da yapılabilir. Parlamento çalışacaktır. Ama biz, anamuhalefet partimizin de Meclis'in bütün organlarında temsil edilmesini arzu ediyoruz'' dedi. Bekir Bozdağ, Meclis Başkanı adayı ile ilgili ön plana çıkan bir isim olup olmadığı yönündeki soru üzerine, bu konuda CHP ve MHP ile görüş alışverişinde bulunulduğunu, ancak herhangi bir ismin önerilmediğini söyledi.
seyyah1906

ak partide müzakereler sonucunda yeni meclis başkanı cemil çiçek

TBMM'de bir yandan yemin töreni sürerken bir yandan da Meclis'in idari yapısı konusunda kulisler devam etti.

Kulislerin merkezini Başbakan'ın TBMM'deki odası oluşturdu. Meclis'teki Ak Parti kaynakları, yapılan parti içi müzakereler sonucunda TBMM Başkanlığı için Cemil Çiçek ismi üstünde uzlaşmaya varıldığını ve iktidar partisinin Cemil Çiçek'i aday olarak göstermek konusunda anlaştığı belirtiliyor.
Yemin etmedikleri için oy kullanamayacak olsalar da CHP'li milletvekillerinin de, Cemil Çiçek isminin üzerinde uzlaşmaya varılabileceğini fikrini dile getiriyorlar.

Cemil Çiçek'in TBMM Başkanlığı adaylığının yarın açıklanması bekleniyor. Nitekim Meclis Başkanlığı konusunda Ak Parti'nin diğer partilere gönderdiği heyette Cemil Çiçek ve Ak Parti Genel Başkan yardımcısı Haluk İpek yer alıyorlar.

6/28/2011

seyyah1906

bağımsız aday olanlar ne olacağını bile bile bu adımları attılar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, tutuklu milletvekillerine ilişkin değerlendirmesinde, ''Başka aday adayı mı bulamadılar, başka aday mı bulamadılar da neden bu tür sıkıntıların olacağını bildikleri insanları aday yaptılar'' dedi.
Parmak izini kaydettirmek üzere TBMM'ye gelen Erdoğan, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, ''Gerek Hatip Dicle gerek Silivri'deki milletvekillerinin durumunun çözülmesi için bir öneriniz var mı?'' şeklindeki soru üzerine, bu konunun hepsinin yargı içinde yürüdüğünü söyledi.

Hatip Dicle ile ilgili konunun açık ve net bir şekilde ortada olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
''Bu konuda Mart ayına dayanan bir süreç var. Mahkumiyet kararı var. Mahkumiyet kararı olanın durumu bellidir. Tutuklu olanlarla ilgili süreç bellidir. Aslında gerek siyasi partiler gerekse burada bağımsız aday olanlar ne olacağını bile bile bu adımları attılar. Bu gerçeği lütfen gözardı etmeyin.

Bu tür sıkıntıların olabileceğini bilerek bu adımları attılar. Başka aday adayı mı bulamadılar, başka aday mı bulamadılar da neden bu tür sıkıntıların olacağını bildikleri insanları aday yaptılar. Bu soruları neden sormuyorsunuz? Hiç aday mı yoktu? Sıkıntı buradan geliyor. Demek ki buralarda yasaları zorlamak suretiyle ülkede yeni yeni gerilimlere zemin hazırlamaktı.

Bu işler konuşulduğu zaman bizler de düşüncelerimizi kanaatlerimizi söyledik. 'Yanlış adım atıyorsunuz...' Bunların hepsini söyledik. Ama ne yazık ki bunların hiç biri yer bulmadı ve bugüne gelindi. Şu anda da yargının kararı ne ise buna herkes saygı duyacaktır.''

Erdoğan, Meclis çalışmalarını tatilde de sürdürme gibi bir karar olup olmadığının sorulması üzerine ''Yok. Bu kadar yorucu bir süreçten sonra bırakın da Parlamento da artık hakkı olan o tatilini yapsın. Öyle zannediyorum işlerimiz 15 Temmuzu bulacak'' dedi. Başbakan Erdoğan, yeni kabineyle ilgili soruya da ''Bu, ustalık döneminin kabinesi olacak'' yanıtını verdi.

Erdoğan daha sonra, bazı Bakan ve grup başkanvekilleriyle, Meclis girişinde bulunan bir odada görüştü.

6/27/2011

seyyah1906

ak parti milletvekiliden hatip diclenin milletvekilliği için hakkari formülü

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, milletvekilliği düşürülen Hatip Dicle için, "Hakkari" formülünü önerdi. AKP’nin hukukçu milletveki, Dicle’nin adaylığına engel durumun değiştirildikten sonra bir formül bulunabileceğini belirterek, “Hakkari’deki milletvekillerinin tamamı istifa ederlerse, Meclis’te bu istifayı kabul ettiği takdirde bir ilin milletvekillerinin tamamı düşerse o zaman o ilde 90 gün içinde seçim yapılır. O seçimde tekrar adaylık söz konusu olabilir” dedi.
AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, TBMM’de kaydını yaptırdıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURMAK MÜMKÜN DEĞİL”

YSK kararıyla ilgili olarak Anayasa’nın 85. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmanın mümkün olmadığını ifade eden Şentop, “Burada başka formüller gündeme gelebilir” dedi. Şentop, “Formüller olabilir. Bunları Meclis içinde konuşmak lazım. KCK ve Ergenekon’dan tutuklu olan vekillerin durumu farklı. Hatip Dicle’nin durumu var. Onun durumu farklı. Benim burada söylediğim Hatip Dicle’nin durumuyla ilgili daha çok. Onunla ilgili formüller var. Anayasa’da formüller anayasa değişikliği ile bulunabilir” dedi.

ANAYASA’NIN 78. MADDESİNİN SON FIKRASINA İŞARET ETTİ

Anayasa’nın 78. maddesinin son fıkrasına işaret eden Şentop, şöyle dedi:

“12 Haziran seçimlerine yönelik bir formül yani o seçimlerdeki problemi ortadan kaldıracak bir formül bulunamaz. Belki yeni bir seçim olursa o seçimde yeni değişiklik uygulanabilir. Bu da çok zor değil, bir ara seçimden bahsetmiyorum. 78. maddenin son fıkrası var. Bu da Aralık 2002’de değiştirilmişti. Oradan bir formül bulunabilir.”

HAKKARİ FORMÜLÜ

Meclis’te gerekli değişikliklerin yapılması halinde bir ilde yeni bir seçim yapılabileceğine işaret eden Şentop, şöyle dedi:

“Hakkari’deki milletvekillerinin tamamı istifa ederlerse, Meclis’te bu istifayı kabul ettiği takdirde bir ilin milletvekillerinin tamamı düşerse o zaman o ilde 90 gün içinde seçim yapılır. O seçimde tekrar adaylık söz konusu olabilir. Böyle bir formül bulunabilir. Ama bunun için (Meclis’te değişiklik olması lazım)mutlaka şu andaki adaylığına engel durum halen kanunen mevcudiyetini koruyor, bunu değiştirmek lazım. Bunun için herkesin Meclis’te olması gerekiyor.”

6/14/2011

seyyah1906

alman milletvekili şırnakta bdp'liler için miting yaptı türkiyeyi eleştirdi

Seçimleri izlemek üzere iki gündür Türkiye'de bulunan Alman Sol Parti Milletvekili Harald Weingberg BDP Şırnak İl Başkanlığı'nda BDP'lilere seslendi ve konuşmasında Türkiye'yi eleştirdi.
'PATLAMAYI DÜNYAYA DUYURACAĞIZ’


Daha sonra Alman Sol Parti Milletvekili Harald Weingberg de konuşma yaptı. Weingberg, şöyle dedi:


"Bizim buraya gelmemizdeki asıl amacımız demokratik ve özgür bir seçim ortamının olup olmadığını görmekti. Fakat gördük ki bu mümkün değil. Çünkü seçimin yapıldığı bazı bölgelerde askerlerin olduğunu görünce bu seçimin özgür bir ortamda yapılmadığını gördük. Buradaki arkadaşlarımız bu seçimin geçen yıllardaki seçimlere göre daha demokrat bir ortamda gerçekleştiğini söylediler. 
Geçen yıllardaki baskıların olmadığını söylediler. Bu seçimin daha demokratik ortamda yapılıyor olması bazı şeyleri değiştirdi. Sizin mecliste daha fazla temsil edilmenizi sağladı. İki gündür bu bölgedeyiz. Seçimler ilk başladığında her şey güzel başladı. Fakat zaman zaman tatsız olaylar oldu. Bunun temel nedeni sizin bağımsız adaylarınızın seçilmesinin hazmedilmemesidir. Dün meydana gelen patlama bizim gözümüzün önünde meydana geldi. Biz bu olayı hem Almanya’ya hem de tüm dünyaya duyuracağız. Bunun sözünü de sizlere veriyoruz. Son olarak iki şey daha söylemek istiyorum. Birincisi patlamada yaralı olanlara geçmiş olsun diyorum. İkincisi de bağımsız adaylarınızın sayısını 16 arttırmanız sizin sivil bir çözüm istediğinizin kanıtıdır."

Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapan BDP’liler, ardından olaysız dağıldı.

BDP’DEN AÇIKLAMA: PROVOKASYONLARA GELMEYELİM

Şırnak’ta dün gece seçim kutlamaları sırasında meydana gelen ve 9 kişinin yaralandığı patlamayla ilgili BDP il binası önünde Şırnak Belediye Başkanı Ramazan Uysal, İl Başkanı Abit İke, ilçe belediye başkanları ile Alman Sol Parti Milletvekili Harald Weingberg’in katıldığı basın açıklaması yapıldı.

İl binasını balkonunda yaklaşık 300 kişiye Kürtçe konuşan BDP İl Başkanı Abit İke, seçimden büyük bir başarıyla çıktıklarını ve Şırnak’ta Ak Parti’nin büyük bir hezimete uğradığını ileri sürdü. İke, "Bizim bu başarımızı hazmedemeyen zihniyetler dün akşam olduğu gibi bundan sonrada her çeşit provokasyona başvuracaktır. Buna karşılık bizim vatandaşımızın duyarlı olmaları gerekiyor. Bu tür provokasyona gelmemeleri gerekiyor" dedi.
hürriyet

6/13/2011

seyyah1906

türkiyenin ilk süryani milletvekili erol dora bağımsız olarak meclise girecek

MARDİN’de yapılan seçimde 6 milletvekilinden 3’ünü AK Parti, 3’ünü BDP’nin desteklediği bağımsız adaylar kazandı. Bağımsız milletvekeli seçilen Erol Dora TBMM’ye giren ilk Süryani milletvekili oldu.


Seçimi kazanan adayların kısa öz geçmişleri şöyle:

* Muammer Güler (AK Parti): 1949 yılında Mardin’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Ankara’da tamamlayarak 1972 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. İlk kamu görevine 14.03.1973 tarihinde Balıkesir’de kaymakam adayı olarak başlayan Güler, sırası ile Niğde, Kayseri, Gaziantep, Samsun ve İstanbul valiliği yaptı. Güler, İstanbul Valiliğini 7 yıl sürdürdükten sonra Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’na atandı.

* Gönül Bekin Şahkulubey(AK Parti): 1970’te Mardin’de doğdu. Gazi üniversitesi eczacılık fakültesi’ni bitirdi. Serbest eczacılık yaptı. İyi düzeyde ingilizce ve arapça bilen Şahkulubey, evli ve 3 çocuk annesi. 22 temmuz 2007 genel seçimlerinde Ak Parti’den Mardin milletvekili seçildi.

* Abdurrahim Akdağ (Ak Parti): 1960’ta Kızıltepe İlçesi’nde dünyaya geldi. Lise Öğrenimini Mardin’de Tamamladı. Halkla İlişkiler Bölümünü Bitiren Akdağ, Özel İlgi Alanı Olan Kişisel Gelişim Konusunda Uzun Zaman Çalıştı. Kişisel Gelişim, İnsan Kaynakları, Toplumsal/Siyasal Konular Ve Gezi/Anı Alanında Yazdığı Makale, Gezi Notları, Olay Raporları, Mardin İletişim Gazetesi, Mardin Life Dergisi’nde Yayımlandı. Evli ve 6 çocuk babası. Halen Mardin Türkiye İş Kurumu’nda Araştırmacı görevini sürdürüyordu.

* Ahmet Türk (Bağımsız): 1942 tarihinde Mardin’de Doğdu. Kanco Aşiretine Mensup. Lise Mezunu. Siyasi Hayatı, Milletvekili Ağabeyi Abdurrahim Türk’ün Öldürülmesi İle Başladı. İlk Defa Milletvekilliğine 15. Tbmm Döneminde (1974) CHP’den Mardin Milletvekilli seçildi. Daha sonra SHP listesinden meclise girdi. 1989 Yılında Paris’teki Kürt Konferansı’na Katıldığı Gerekçesiyle SHP’den İhraç Edildi. 1990’da HEP’nin Kurucu Üyesi Oldu. DEP Milletvekilliği Ve Genel Başkanlığının Ardından, HADEP ve DEHAP Yönetiminde Aktif Roller Üstlendi. 22 Temmuz 2007 Seçimlerinde Mardin Bağımsız Milletvekili Olarak Meclise Girdi. DTP’nin Kurulmasından Sonra Genel Başkan Seçildi. DTP’ye Katıldı. 2007 Tarihinde Yapılan Kongrede, Genel Başkanlığa Seçildi. DTP Anayasa Mahkemesi Tarafından Kapatılınca, Milletvekilliği Düşürüldü. Demokratik Toplum Kongresi’nin Başkanlığını Yaptı. Evli Ve 8 Çocuk Babası.

* Gülser Yıldırım (Bağımsız): 1963’te dünyaya geldi. Lise mezunu, evli ve 4 çocuk annesi. Yıldırım 2000 Yılında HADEP Kadın Kolları’nda çalışmaya başladı. Daha Sonra Özgür Parti, DEHAP, DTP ve BDP’de yöneticilik yaptı. 15 Şubat 2010 Yılında BDP Merkez İlçe Yöneticisi görevindeyken KCK/TM üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alındı. Halen Mardin Kapalı Cezaevinde. Davası, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesinde sürüyor.

* Erol Dora: 1964’te Şırnak’ın Silopi İlçesinde Doğdu. İlk, orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Dora, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Mezun Oldu. Dora, Süryani Katolik Vakfı’nın da avukatı.
hürriyet
seyyah1906

seçimi kaybeden abdüllatif şener'den toplumun en dinamik kesimi kürtlerdir

Şener, "Seçimler gösterdi ki toplumun en dinamik kesimi Kürtlerdir. Yeryüzünde büyük heyecanlar oluşturan Büyük önemli siyasilerin tamamı ülkelerini felakete sürüklemiştir. Bazen zaferlerin en büyüğü yenilgidir." dedi.

Bağımsız aday olduğu Sivas'tan 17 bin oy alarak milletvekili seçilemeyen Abdüllatif Şener, partililerle bir araya gelerek değerlendirme yaptı. Eşi Berrin şener'in de hazır olduğu toplantıda seçimle ilgili değerlendirmelerde bulunan Şener sonuçların ülkeye hayır getirmesini diledi. Seçimlerin seçilenler hakkında verilen bir karar değil, oy verenlerin kendi haklarında verdikleri kararlar olduğunu ifade eden Şener, "İnsanlar kendileri için neyi uygun gördülerse o kararı vermişlerdir. Ancak insanların kendileriyle ilgili verdikleri, ülkenin geleceğiyle bağlantılı vermiş oldukları bu kararlar oluşan algıları ve kurguları çerçevesinde sonuçlanmaktadır. Eğer seçmenin algısı ve seçmenin gelecekle ilgili kurgusu saptırılmışsa küresel ve ulusal iletişim ve güç merkezleri tarafından bu güç merkezlerinin yönlendirmelerine uygun oluşan algı ve kurgular sonuçları ortaya çıkaracaktır. Bu seçimlerde bu şekilde neticelendirilmiştir." dedi.

'EN DİNAMİK KESİM KÜRTLER'

Seçim sonuçları ile ilgili uzun analizler yapmak istemediğini belirten Şener şöyle devam etti:
"Bu seçimler göstermiştir ki Türkiye'de yaşayan 74 milyon insan birlik beraberlik içinde olmak zorundadır. Ülkemizin bütünlüğü her şeyin önünde. Ancak sindirilen ve yükselen değerlerin var olduğunu görmüş olmaktan üzüntü duyduğumu belirtmek istiyorum. Ülkemizin içinde Sivas'ın bulunduğu büyük kesinde sindirilen susturulan özgüven duyguları tahrip edilerek değerleri yitirilen geniş kitleleri görmek en büyük üzüntümdür. Hiçbir seçimde görmediğim kadar, rastlamadığım kadar insanımızın özgüven duygusunu yitirdiğini, sindirildiğini ve bastırılmış olduğunu görmekten büyük üzüntü duydum.

Bu seçim sonuçlarında en büyük oy artışlarını BDP'nin bağımsızları gerçekleştirdi. Bu gösteriyor ki toplumun, ülkemizin en dinamik kesimi Kürt nüfustur. Bunu da önemli nokta olarak belirlemek gerektiğini düşünüyorum. BDP barajı aşamayacağı için bağımsız olarak aday olan ve BDP çatısında toplanacaklar 22 iken 36 olmuştur. Baktığınızda en dinamik unsurun burası olduğunu görüyoruz. Bunun çok iyi analiz edilmesi gerekir. Bu aynı zamanda bir özgüven duygusunun orada yükseliş halinde olduğunu, kendine oy verme duygusunun güçlü olduğunu gösterir. Ben doğruları anlatmaya çalıştım. Gerçekleri anlatmaya çalıştım. Ancak insanların doğruları ve gerçekleri duyar duymaz 'Bu gerçekten hayatın kendisi ve ülkenin gerçeğidir' diye oy patlaması yaşanmayacağı görülmüştür. Bu sosyolojik bir olaydır. Her doğruyu duyan ona hemen teslim olmaz, uzun süre yanlış peşinde konuşmaya devam edebilir. Bazı şeyleri erken söylemiş olabilirim. İlkokula da 6 yaşında başlamıştım. Toplum bir süre sonra ifadelerimizin doğruluğunu kabul edebilir. Bir şeyi erken söylediğiniz de kabul görmez, zaman alabilir. Biz de doğrularımızın oya dönüşmediğini üzülerek gördük."

HİTLER VE SADDAM ÖRNEĞİ

İslamiyet öncesinde Araplar'in kendi yaptıkları putlara taptıklarını, hatta seyahate çıkarken peynir ve helvadan yaptıkları putlara taptıklarını acıkınca da onları yediklmerini hatırlatan Şener şöyle dedi:

"Peygamber efendiniz bu gerçeği onlara gösterdiği ve çağırdığı halde 13 yıl boyunca putperestliği bırakan insanın sayısı bir avuç kalmıştır. Dolayısıyla bir düşüncenin güçlü olması insanların top yekun birden kabul etmesini sağlamıyor. En saçma en yanlış düşünceler bile yeri geliyor kitleleri peşinden sürüklüyor. Yeryüzünde büyük heyecanlar oluşturan büyük önemli siyasilerin tamamı ülkelerini felakete sürüklemiştir. Hitler'den daha coşkulu lider yoktur. Hitler'den daha büyük coşkuyla iktidara gelen 20 yüzyılda başka bir dünya lideri yoktur. Hitler'in karizmatik yapısıyla oluşturduğu rüzgarın ardından Alman halkı o zamana kadar hiç çekmediği ızdırabı, parçalanmayı ve elemi çekmiştir. Saddam bir zaman Irak'ta efsaneydi. O efsane Irak halkına tarihin en büyük acılarını çektirmiştir. İnsanlık tarihi coşkulu yönetimler döneminin her zaman coşkulu güzellikler değil çoğu kez coşkulu felaketler getirdiğini gözlemiştir. Ama tüm algıların bozulduğu, herkesin gücün peşinde birleşme iradesi gösterdiği bir ortamda bile ülkenin içinde bulunduğu durumu gören insanların tek başına kalsalar bile 'Kral çıplak' demeleri gerekir. Ben seçim kampanyası boyunca ülke gerçeklerini anlatmaya çalıştım. Suskun ortamda tek başıma 'Kral çıplak' diye haykırmaya çaba sarf ettim. İçinde bulunduğumuz koşulların küresel güç merkezlerinin oluşturduğu algı ve kurgular etrafında yanlış şekillendiğini haykırdım ve duyurmaya çalıştım. Görevimi yaptığımı düşünüyorum. Tek başıma kalsamda, doğruyu söyleyip haykırmanın her zaman görevim olduğunu düşünerek haykırdım. Bu zeminde de üzerime düşeni yaptım."


'BAZEN ZAFERLERİN EN BÜYÜĞÜ YENİLGİLERDİR'

Sivas'ın kendisen 17 binin üzerinde oy verdiğini ve bunun az bir rakam olmadığını belirten Şener şöyle devam etti:

"İnsanlık tarihini her zaman tek bir kişi kararlılık ile yürüyerek değiştirmiştir. Sivas'ta 17 bin yiğit kadın ve erkek var. Ben Sivas'ımızın bu yiğit insanlarını kutluyor tebrik ediyorum. Bu yiğit insanlar kurulu siyasetin pasif unsurları olmaktan öte doğru bir siyasetin kurulması için iradelerini ortaya koymuşlardır cesaretlerini ortaya koymuşlardır. Bireysel anlamda değerlendirecek olursak ben kendimi bu seçimden başarıyla çıkmış buluyorum.

Seçim öncesinde seçmenin yüzde 80'i benim Sivas'tan meclise gitmemi isteğini göstermiştir. Ama bunların ne kadarının oy vereceğini bilemiyorum demiştim. Ama seçim günü bu yüzde 80'den kaçının doğrudan doğruya bizi desteklediğini görmüş olduk. Bizim mücadelemiz hemşehrilerimizin mücadelesidir. Benim mücadelem Türkiye'nin, bu toprakların, ülkenin geleceğinin mücadelesi, çocuklarımızın geleceğinin mücadelesidir. Bazen zaferlerin en büyüğü yenilgilerdir. İnsan bazen kaybettiğini hissettiği, gördüğü anda en büyük zaferi kazanmıştır. Ben bunu bir yenilgi değil bir zafer olarak görüyorum. Ülkemizin yolu aydınlık olsun."

YENİ YOL HARİTASI

Bundan sonra siyasette nasıl yol izleyeceğine partisinin karar organı ve il başkanları ile yapacakları değerlendirmeden sonra vereceğini belirten Şener, "Bu karardan önce yapacağım ilk iş Ankara'ya gideceğim zaman yapacağım. Bir zamanlar çok popüler ve tartışılan bir kitap vardı. Kütüphanemde olmasına rağmen okuyamamıştım. Barrington Moore'un 'Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri' isimli kitabı var. Bin sayfaya yakın bir kitap. İlk yapacağım iş o kitabı okumak olacak." diye konuştu.

15 KİLO VERDİ

Seçim çalışmalarını 16 Nisan'da başlatan Abdüllatif Şener'in il, ilçe ve köyler olmak üzere toplam 70 bin kilometre yol katettiği öğrenildi. Seçmenlerle şipşak fotoğraf çektiren Şener'in bu çerçevede 40 bin fotoğraf dağıttığı belirtildi. Yoğun seçim çalışmaları kapsamında Şener'in bir hayli zayıfladığı da gözlendi. Sivas'a geldiğinde 86 kilo olan Şener'in toplam 15 kilo vererek, 71 kiloya düştüğü belirtildi.
mynet