En Yeniler
akp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1/12/2012

seyyah1906

cumhurbaşkanı yüce divan akparti özel mahkeme diyor

Cumhurbaşkanı Gül, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Almazbek Atambayev ile görüşmesi sonrası ortak basın toplantısında soruları yanıtladı.
Gül, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un tutuksuz yargılanması konusunda Başbakan Erdoğan'ın görüşlerinin hatırlatılması üzerine "Sayın Başbakan'ın söylediği şeyleri ben de destekliyorum. Bu konuda görüşlerimi daha önce de ifade etmiştkim. Gerek Meclis'te gerek başka ortamlarda" dedi. Gül Başbuğ'un Yüce Divan'da mı yoksa özel mahkemede mi yargılanması gerektiği yönündeki bir soruya ise "Konu hukuk tekniği ile ilgili. Benim şahsi kanaatim Anayasa'daki özel maddenin daha geçerli olduğu yönünde; Yüce Divan olarak. Konu hukuk tekniği ile ilgili bir konu. ilgili makamların sorumlu kurumların kararına bakmak lazım" yanıtını verdi.


Görev süresi

Gül görev süresinin belirlenmesi konusundaki bir soruya ise daha önce bu konuyla ilgili söyleyeceklerini söylediği yanıtını verirken "Konuyla ilgili soruları başkalarına sorun" dedi.

12/18/2011

seyyah1906

mecliste akp'li vekilin gaz kaçırıyorsun dikkat et sözü oktay vuralı çileden çıkardı



mecliste akp'li vekilin gaz kaçırıyorsun dikkat et sözü oktay vuralı çileden çıkardı

elazığ büyükşehir belediyesindeki yolsuzluk iddialarıydı kaçırma tartışmasının fitilini ateşleyen ak parti grup başkanvekili mustafa elitaş iddialara tam yanıt veriyorduki gaz kaçırıyorsun dikkat et sözü mhp sıralarında bomba etkisi yarattı mhp grup başkanvekili oktay vural çileden çıktı bütçe görüşmelerinde bir başka tarışmada ak partililerle bdp'liler arasında van depremine uyarlanan hadisten çıktı

11/21/2011

seyyah1906

ak partili mehmet metiner tuncelinin adı dersim olsun kamer genç arşivler açılsın



ak partili mehmet metiner tuncelinin adı dersim olsun kamer genç arşivler açılsın

11/16/2011

seyyah1906

bdp'li pervin buldanla akp'li ayşenur bahçekapılı'nın meclisteki kavga görüntüleri

bdp'li pervin buldanla akp'li ayşenur bahçekapılı'nın meclisteki kavga görüntüleri


10/21/2011

seyyah1906

başbakan erdoğan: gereken her şey bir hukuk devletinin taşıması gereken ciddiyet içinde yapılıyor

Başbakan Tayyip Erdoğan, Hak-İş Konfederasyonu 12. Olağan Genel Kurulu'nda bir konuşma yaptı. Erdoğan, yaptığı konuşmada terör sorunu ile ilgili değerlendirmeler yaptı. Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Mesele zor bir meseledir, karmaşık bir meseledir ve hariçten gazel okumanın kabul edilemeyeceği bir meseledir. Çünkü bu mesele milli bir meseledir, o hükümetin, bu iktidarın değil, Türkiye'nin meselesidir.
Bugün muhalefette olanlar da geçmiş iktidarlarında bu mücadelenin içinde olmuşlar, bu güçlükleri yaşamışlardır. Bu meselenin yaşanan her acı hadiseden sonra hükümetin istifasını istemekle ya da olağanüstü hal talep etmekle çözülemeyeceğini de aslında gayet iyi bilirler. 4 ay önce bu ülkede seçim yapıldı. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' diyorsanız, buna inanıyorsanız, millet yüzde 50 oy vermek suretiyle partimizi iktidara taşımıştır. Bu iktidara inandığı, güvendiği içindir. Hükümetin istifasını isteyenler ise yüzde 25 oy aldı. Demek ki milletin size güveni yok, size itimadı yok, size inancı yok. Önce milletin güvenini kazanın, ondan sonra böyle bir talepte bulunun.
Bu hadise nedir biliyor musunuz? Böyle bir talepte bulunmak, terör örgütünü nereye taşımaktır? Terör örgütünün gücünü kabullenmektir. Böyle safça, böyle düşünceden mahrum, aklıselimden uzak bir yaklaşım tarzı olabilir mi? Bu nasıl bir yaklaşım tarzıdır? Ondan sonra da 'Terörle mücadelede yanınızdayız'... Nasıl yanımızdasınız? Bir taraftan hükümetin istifasını isteyeceksin, bir taraftan 'yanınızdayız' diyeceksin... Hükümet istifa ettiğinde ne olacak? Bu bir koalisyon hükümeti değil ki. Bu ülkede iki kişiden bir kişinin oy verdiği iktidarın iktidarıdır. Şu anda Parlamentonun yüzde 63'ü AK Parti milletvekillerinden oluşuyor. Yapılan nedir Mecliste? Sadece görüldüğü gibi kavga, gürültü ve bunun içine AK Parti'yi çekmek. Terörü hedefine koy, AK Parti'yi değil. Şunu açık ve net ifade edeyim. Bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan siyaset dili, dili siyaset anlayışı, siyasetçi modeli bu değildir. Milletimiz siyasetten ve siyasetçiden bu hassas meseleye yapıcı, olgun, çözüme dönük katkılar vermesini bekliyor. Şu bir gerçek ki; söylene söylene artık önceden tahmin edilebilen, çözümsüz, meseleden çok hükümeti yıpratmaya yoğunlaşmış açıklamaların ne siyasete ne bu ülkenin terörle mücadelesine bir faydası yoktur, olmayacaktır.''

''Geçmişte bu mücadelede kurunun yanında yaşın da yandığı, yakıldığı olmuştur''

Türkiye'nin, tarihi tecrübelerle dolu, güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, Türk milletinin çok büyük badireler atlatmış ve bu badirelerin hepsinden alnının akıyla dimdik çıkmış bir ülke olduğunu dile getirdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Herkes emin olsun ki; terör belasını er ya da geç bu milletin yakasından söküp atacağız. Bunu insanlarımızın birbirine bağlılığından, dostluk ve kardeşliğinden, birlik beraberliğinden zerre miktarı taviz vermeden yapacağız. Yine bu mücadeleyi demokrasiden, hukuk ve hakkaniyetten, insaf ve insanlıktan asla geri adım atmadan kazanacağız.
Bunu her zaman söyledik, yine söylüyoruz; geçmişte bu mücadelede kurunun yanında yaşın da yandığı, yakıldığı olmuştur. Sadece stratejik hesaplar bakımından değil, hukukun zedelenmesi, dikkat isteyen, itina isteyen bir mücadelenin toptancı ve hoyratça yaklaşımlarla gölgelenmesi bakımından da yanlışlar yapılmıştır. Biz bütün bu yanlış hesapların da muhasebesini hakkıyla yapıyor, insani dikkatimizi korumak noktasında da büyük hassasiyet gösteriyoruz. Gereken her şey bir hukuk devletinin taşıması gereken ciddiyet içinde yapılıyor, bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Hükümet olarak hem hukuku ve demokrasiyi, hem insanlarımızın birlik ve dirliğini korumakta, hem de terörle ödünsüz mücadeleyi sürdürmekte kararlıyız.''

10/18/2011

seyyah1906

bir başbakan onay verecek alın bu siteyi kullanın hükümetin aleyhine yayın yapın

Yılmaz, Meclis kulisinde gazetecilerin, ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı'' davasıyla birleştirilen ''Kamuoyunu yönlendirme amaçlı internet siteleri'' dosyasına ilişkin ''MGK'dan istenen belgelerde Başbakan Erdoğan'ın imzasının olduğu'' yönündeki haberleri anımsatması üzerine, ''Öyle bir şey yok'' dedi.
Gazetecilerin, ''Başbakan'ın imzası yok mu?'' sorusuna Yılmaz, ''Benim bildiğim yoktur.
Şöyle düşünülebilir mi: Bir Başbakan onay verecek 'alın bu siteyi kullanın, Hükümetin aleyhine yayın yapın...' Böyle şey olur mu?
Hayatın olağan akışına aykırı diye hukukta bir delil var.
Olağan akışa aykırı böyle bir şey.
Başbakan, Hükümet aleyhine kullanılacak bir sitenin kurulmasına onay vermemiştir'' karşılığını verdi.

9/15/2011

seyyah1906

almanya'da eyalet seçimlerine katılacak olan türk partisi big parti ak parti güdümünde şüphesi


En çok dikkat çekenler arasında BIG partisinin, ırkçılık suçlamalarını beraberinde getiren açıklamalarıyla aylarca Alman kamuoyunu meşgul eden Thilo Sarrazin’i eleştiren, eşcinselliğe karşı çıkan ve adaylarının Müslüman olduğunu ön plana çıkaran afişleri...
Almanya’nın başkenti Berlin’de Pazar günü yapılacak eyalet seçimine katılacak BIG partisi tamamen bir Türk partisi.

Yüzde 5 oranındaki seçim barajının yakınına bile yaklaşması beklenmeyen parti Alman kamuoyunda bir yandan ilgiyle izleniyor.

Diğer yandan da kendini Türkçe olarak Yenilik ve Adalet İttifakı olarak adlandıran partinin Türkiye’de iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) güdümünde olması ihtimali endişe yaratıyor.

Haftalık haber dergisi Der Spiegel’in son sayısında yeralan bir haber, partinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la ilişkilerine ışık tutuyor.

"Ankara’nın Truva Atı" başlığını taşıyan haberde, 2005 yılında Erdoğan’ın kuruluş törenine katıldığı Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) yöneticilerinin BIG’ın kuruluşunda aktif rol oynadığına dikkat çekiliyor.

Dergi, partinin üç eyalet başkanının kısa süre öncesine kadar UETD’de aktif çalıştığını yazıyor.

UETD Türkiye’de yapılan 12 Haziran genel seçimi öncesinde Almanya’da yaşayan Türkler arasında AKP için seçim kampanyası yürütmüştü.
"Artık yeter!"

BIG partisinin bir seçim videosunda yeralan taleplerin de, Başbakan Erdoğan’ın son Almanya ziyaretlerinde dile getirdiği ve Almanya’da ciddi rahatsızlık yaratan açıklamalarındaki taleplerle örtüştüğü dikkat çekiyor.

Parti Başkanı Haluk Yıldız’ın Almanya’daki Türklerin hepsini kendilerine oy vermeye çağırdığı videoda, partinin hedefleri arasında "eğitimde fırsat eşitliği ve anadilde eğitim, düşük gelirli ailelere devlet desteği, çifte vatandaşlık ve faiz endeksli ekonomiye alternatifler getirilmesi" sayılıyor.

Parti, Türkiye kökenli göçmenleri, "kimliklerinden taviz vermeden barış içinde yaşamaya" çağırıyor.

BIG partisinin afişlerinde öne çıkan bir başka slogan da, "Artık yeter!"

Parti, Türkiye’den gelen göçmenlerin bugüne kadar Alman partilerine oy verdiğini ve her defasında hayal kırıklığına uğradığını öne sürüyor.

Daha önce Hamburg, Kuzey Ren Vestfalya ve Baden-Württemberg eyaletlerinde seçimlere katılan parti hiçbir yerde yüzde 0,2’yi aşamadı.

Fakat parti yöneticileri, siyaset sahnesine daha yeni çıktıklarını hatırlatarak, uzun vadede Almanya’da yaşayan Türklerin büyük kısmının oyunu çekeceklerine inandıklarını söylüyor.

Gerçekten de, Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenler arasında Alman siyasetinden bıkma eğilimleri başgösteriyor.

Irkçılığa karşı alınan önlemleri yetersiz bulan, kısıtlayıcı göç politikalarından bunalan ve Alman partilerinde bugüne kadar genellikle birkaç ismin “vitrine konması” dışında göçmenlere yönelik bir açılım gerçekleşmemesinden şikayet eden göçmenler arasında, Alman partileri dışında bir oluşuma destek verebileceklerini belirtenlerin sayısı hızla artıyor.

8/29/2011

seyyah1906

tansel çölaşan şehit olan çocukların annesi yarın gitsin aynı siyasete oy versin

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı (ADD) Tansel Çölaşan, Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti (KEGC)'’ni ziyaret etti. Derneği ziyaretinde konuşan Çölaşan, AK Partiye oy veren şehit annelerinin de suçlu olduğunu öne sürerek, “Şehit olan çocukların anneleri yarın gitsin aynı siyasete oy versin, onun siyasetiyle böyle yıprandı böyle şehit oldu.” iddiasında bulundu. İstanbul Barosu'nun sivri dilli olduğu için yalnız kaldığını söyleyen Çölaşan, Işık Koşaner’in basınla ilgili “para için anasını bile satar" sözüne ise adeta hak verdi: “Gerçekten basın saygıdeğer mi sizce?”
ADD Genel Başkanı Çölaşan Edremit’te kurulan ve Balıkesir, İzmir, Çanakkale, Manisa ve Kütahya olmak üzere 5 ili kapsayan Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaretinde KEGC Yönetim Kurulu 2. Başkanı Hakan Firik tarafından karşılandı. Gazetecileri bir çatı altına toplayan bir oluşumun hayata geçirilmesinin birliktelik açısından çok önemli bulduğunu belirten Çölaşan, Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti 2. Başkanı Hakan Firik, Disiplin Kurulu Başkanı Kayahan Öcalan ve diğer yöneticilere hayırlı olsun dileklerini sundu.

Tansel Çölaşan Kuzey Ege Gazeteciler Cemiyeti ziyareti sırasında gazetecilerin sorularını da cevapladı. Çölaşan, “Şehit olan çocukların anneleri yarın gitsin aynı siyasete oy versin onun siyasetiyle böyle yıprandı böyle şehit oldu. Onların da suçu var. Tamamen sivil bilmem ne. Tamamen giderilmiş bir toplum. Hepimiz suçluyuz. Öte yandan yargı. İstanbul, Ankara barosu bir saniyede kendi aralarında ayrıldılar. Ankara Barosu'nun başkanı halk partisinin başkanı olmak istiyor. Kılıçdaroğlu’nun yanına yaklaştı. İstanbul Barosu yalnız kaldı. Biraz daha sivri konuşuyordu, onu sevmedi Kılıçdaroğlu, Ankara barosu biraz daha yumuşak onu sevdi. Onu aldı yanına bir anda ikisi aynı görüşte olan iki baro bir anda birbirlerine başkanları kişisel olarak aynı menfaati çaktırmadan düştükleri çukuru ben algılıyorum. Onlar söylemezler bir de yalancı derler. Ama öyle oldu. Birbirleriyle aynı görüşteki iki baro ayrıldı.” diye konuştu.

Işık Koşaner’in 'para için anasını bile satar' sözünü ADD başkanı Tansel Çölaşan şu şekilde değerlendirdi: “Bir şeyi bütün görmemiz lazım. O konuşmada sadece bu yok. Onun dışında çok daha farklı şeylerde var. Söylediğiniz şeyler aslında hepimizin iki kişi olarak oturduğumuzda hatta üç kişi oturduğumuzda çok rahatlıkla konuşabildiğimiz dostça kalbimizi döktüğümüz, içimizi döktüğümüz konular, konuşmalar. Bunların içinde maksadını açmış konuşmalar da olabilir çünkü hepimiz yapabiliyoruz bunu. Orada söylediği 'anasını satar' sözünü dinlemiş değilim. Gazetede takip ettiklerimin içinde böyle bir şey yok. Cumhuriyetin içinde başlıkların içinde görmedim. Var olduğunu söylüyorsunuz onun için söyleyeyim. Belli basın gerçekten böyle. Para için yapabilir. Ona birisi bir şeyler verdiği zaman bavullar dolusu evrak. Götürülüp cumhuriyet savcılığına teslim ediliyor. Bu bavullar dolusu evrakları bu arkadaşlar nerden buluyor. Hala bunların kaynaklarını açıklamış değiller. Ama ne yazık ki pek çok dava sadece ortam dinlemesiyle yasal olmayan dinlemelerle ortaya çıkan doğruluğu var mı yok mu belli olmayan mesela bu son söylediğiniz söz. Işık Koşaner bunu söylemiş mi? Bizzat söylemiş mi? Hiç bilmiyoruz. Birileri belki ortam dinlemesinde belli konuşmaları alıyor. Ama onların içine çok rahat montajla halkı dinlediği zaman kızdıracak. Ya da orduya tepkilerini arttıracak başka söylemler ekleyebiliyor. Artık bunların var olduğu biliniyor. Hatta Ergenekon davasının, Balyoz davasının iddianamesinin hukuka aykırı olan yasal olmayan ortam dinlemeleri ya da yasaya aykırı dinlemelerle oluşturulduğu anlaşılıyor." diye konuştu.

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan Deniz Feneri davası ile ilgili görüşlerini de dile getirdi. Çölaşan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapılan referandumla tamamen yürütmenin emrine girdiğini iddia etti. Çölaşan, Deniz Feneri soruşturmasını yürüten savcıların soruşturma kapsamının iktidara kadar dayanmasıyla bir anoa savcıların apar topar değiştirildiğini öne sürdü.

8/03/2011

seyyah1906

taraf gazetesi yazarından uyarı komutanları istifa ettirdiniz pkk daha fazla öldürüyor argümanı

Bayrama kadar geçecek sürece dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Uslu, özellikle bayram öncesi gerçekleştirilecek terör eylemleriyle AKP'nin Doğu ve Güneydoğu'da bitirilmesi planının devreye sokulabileceğini belirtti.
Tedbirlerin arttırılması gerektiğini hatırlatan Uslu, hem ulusalcıların "Komutanları istifa ettirdiniz PKK daha fazla öldürüyor" argümanına su taşımak hem de AK Parti'nin sertleşmesini sağlamak için terör örgütünün Ramazan ayını fırsat olarak göreceğini ifade etti ve "Duyarlı olmak zorundayız" dedi.

İşte Emre Uslu'nun çarpıcı analizi:
Buranın altını kalın harflerle çizmek isterim. Şu anda hem PKK içindeki Ankaralılar Grubu hem de Ankara'daki derin biraderler ellerini ovuşturmuş bir güvenlik zaafı beklentisi içindeler. Önümüzdeki bir iki ay bu nedenle çok kritik. Özellikle bayram öncesi yaşanabilecek terör eylemleri tam da Bayık ve ekibinin beklediği AK Parti'yi bitirme planının devreye sokulabileceği dönemler. Ramazan boyunca ve Bayram süresince oluşacak terör eylemine karşı alabildiğine duyarlı olmak zorundayız. Şu günler birilerinin planları için elverişli zamanlar. Yine 10 civarında veya daha fazla şehidin verilmemesi için azami dikkatli olmak gerekiyor.

Bayık ekibi kendi stratejilerini uygulamak için komutanları istifa etmiş bir orduya saldırmak için fırsat arayışında desem yanlış olmaz. Böylece hem ulusalcıların "Komutanları istifa ettirdiniz PKK daha fazla öldürüyor" argümanına su taşımak hem de AK Parti'nin sertleşerek bölgeyi yeniden güvenlik ablukasına alması için bulunmaz bir fırsat şu zaman PKK için.

Eğer AK Parti bölgeyi güvenlik ablukasına alırsa hem Bayık'ın istediği Öcalan'la görüşmeler ertelenecek hem de tıpkı DYP ve ANAP'ın olduğu gibi AK Parti'nin de bölgede sonunun başlangıcı olacaktır. Bu nedenle özellikle Necdet Özel ekibini kurup kuruma hakim olana kadar geçecek süreci hassas buluyorum.