En Yeniler
bülent arınç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bülent arınç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5/06/2019

seyyah1906

Bülent Arınç Ekrem İmamoğlu için "Cumhurbaşkanı adayına hazır olun"

cumhurbaskani adayina hazir olun

Ak partili kimliği ile kurdu bu cümleleri Bülent Arınç İstanbul tartışmasının Ekrem İmamoğlu'na desteği arttırdığını söyledi.



Ekrem İmamoğlu'nun olası Cumhurbaşkanlığı adaylığını Ak partinin kendi eliyle yarattığını mağduriyet iması yaptı.

Eski meclis başkanı Bülent Arınç Cumhurbaşkanının İstanbul seçimleri yenilenmeli şaibe var sözlerinin ertesinde Kocaelinde bir kitap fuarının söyleşisinde konuştu.

Cumhur ittifakı cephesinden yapılan açıklamaları YSK'nın karar sürecinin uzamasını eleştirdi yani olası seçimlerin yenilenmesi kararırının İstanbul'da Cumhur ittifakına değil Ekrem İmamoğlu'na yarayacağını söyledi Bülent Arınç Ankara örneğini verdi.

Mansur Yavaş'ın mağdur olduğu algısı Ankara'da seçimi kazanmasının gerekçesi Bülent Arınç'a göre isim vermedi ama her cümlesinde Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli vardı iki liderin seçim sürecinde kullandığı üsluba da yorum yaptı Bülent Arınç

4/03/2015

seyyah1906

Bülent Arınç'ın BBC Türkçe ile yaptığı özel röportajın tamamı


Bülent Arınç, Türkiye'de başkanlık sisteminin altyapısı olmadan kurulamayacağını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın BBC Türkçe ile yaptığı özel röportajın tamamı Bülent Arınç, Türkiye'de başkanlık sisteminin altyapısı olmadan kurulamayacağını söyledi.

Bülent Arınç, bu sistemin tartışılması için ise Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel seçimde 367 ya da en azından 330 milletvekili çıkarması gerektiğini belirtti.

3/27/2015

seyyah1906

Oktay Vural Meclis'te gazetecilere "Parsel Parsel Eylemişler dünyayı" Türküsünü dinletti


Mahzuni Şerif Yıllar sonra 'Parsel Parsel Eylemişler Dünyayı' Türküsü ile Meclis'te by Haberin varmı
Bülent Arınç ve Melih Gökçek arasında yaşanan gerilimi Mahzuni Şerif'in yıllar önce söylediği Parsel Parsel eylemişler dünyayı bir dikili taştan gayri nem kaldi türküsü

Oktay Vural Meclis'te gazetecilere "Parsel Parsel Eylemişler dünyayı" Türküsünü dinletti Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Oktay Vural Bülent Arınç ve Melih Gökçek arasında yaşanan gerilimi Mahzuni Şerif'in yıllar önce söylediği Parsel Parsel eylemişler dünyayı bir dikili taştan gayri nem kaldi türküsünü Meclis'te yaptığı basın toplantısında bir video klip ile basın mensuplarına izletti

sözü ve müziği Aşık Mahzuni Şerif'e ait olan Parsel Parsel Eylemişler dünyayı türküsünün sözlerinin tamamı

Parsel Parsel Eylemişler Dünyayı
Bir Dikili Taştan Gayrı Nem Kaldı
Dost Köyünden Ayağımı Kestiler
Bir Akılsız Baştan Gayrı Nem Kaldı

Padişah Değilem Çeksem Otursam
Saraylar Kursam Da Asker Yetirsem
Hediyem Yoktur Ki Dosta Götürsem
İki Damla Yaştan Gayrı Nem Kaldı

Mahzuni Şerifim Çıksam Dağlara
Rastgelsem De Avcı Vurmuş Marala
Doldur Tüfeğini Beni Yarala
Bir Yaralı Döşten Gayrı Nem Kaldı

2/10/2015

seyyah1906

Yalçın Akdoğan Star Haber Nazlı Çelik 9 Şubat 2015 tarihli röportajın tamamı

Akdoğan Çözüm Süreci, Şeffaflık Paketi, ile ilgili soruları yanıtladı Hakan Fidan'ın Ak Partiden aday olmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istemediği şeklindeki görüşünü yorumladı Bülent Arınç'ın Nefret söylemini değerlendirdi


Nazlı Çelik Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile 9 Şubat 2015 tarihinde ana haber bülteninde yarım saat süren bir röportaj yaptı Akdoğan Çözüm Süreci, Şeffaflık Paketi, ile ilgili soruları yanıtladı Hakan Fidan'ın Ak Partiden aday olmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istemediği şeklindeki görüşünü yorumladı Bülent Arınç'ın Nefret söylemini değerlendirdi

2/07/2015

seyyah1906

Bülent Arınç'tan Hakan Fidan yorumu "MİT Müsteşarının bakan olması yanlıştır"


MİT Müsteşarı Hakan Fidan görevinden istifa etti Hakan Fidan seçimlere kadar Başbakan Ahmet Davutoğlu'na danışmanlık yapacak

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'tan Hakan Fidan yorumu "MİT Müsteşarının bakan olması yanlıştır" MİT Müsteşarı Hakan Fidan görevinden istifa etti Hakan Fidan seçimlere kadar Başbakan Ahmet Davutoğlu'na danışmanlık yapacak

1/21/2015

seyyah1906

Selahattin Demirtaş "Eşkiyanızdan birinin 12 yaşındaki çocuğu öldüren fişeği bu"


Selahattin Demirtaş'ı grup toplantısında güldüren Çoban kavalı cep telefonunda çalan müzik Cizre olaylarına değinen Demirtaş'ı güldürdü

Selahattin Demirtaş "Eşkiyanızdan birinin 12 yaşındaki çocuğu öldüren fişeği bu" dedi Bülent Arınç'ın eşkiya benzetmesine karşılık olarak Selahattin Demirtaş'ı grup toplantısında güldüren Çoban kavalı cep telefonunda çalan müzik Cizre olaylarına değinen Demirtaş'ı güldürdü

1/20/2015

seyyah1906

Bülent Arınç "Bu toplantılar rutin olarak yapılmayacak"


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç toplantının rutin olarak Erdoğan başkanlığında Saray'da yapılmayacağını söyledi. Arınç, Cizre olaylarına da değindi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Ak Saray'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığını yaptığı Bakanlar kurulu toplantısı sonunda önemli açıklamalarda bulundu Bülent Arınç "Bu toplantılar rutin olarak yapılmayacak" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında, gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası kameraların karşısına geçen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç toplantının rutin olarak Erdoğan başkanlığında Saray'da yapılmayacağını söyledi. Arınç, Cizre olaylarına da değindi.

11/23/2012

seyyah1906

muharrem ince dokunulmazlığının kaldırılması için meclise başvurdu

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, başvurusunda, hakkında TBMM'ye sevk edilen 3/618 ve 3/916 dosya numaralı fezlekelerle dokunulmazlığının kaldırılmasının talep edildiğini anımsatarak, şu ifadeleri kullandı:

''Yasama dokunulmazlığımın kaldırılarak, hakkında yürütülen iftira kampanyasından kurtulmak ve aklanmak istiyorum. Bu nedenle Cumhuriyet savcılıklarınca düzenlenen fezlekelerin işleme konularak hakkımdaki fezlekeleri görüşmek üzere Karma Komisyon'un en kısa sürede toplanmasının sağlanmasını arz ve talep ederim."

CHP'li Muharrem İnce, TBMM Anayasa ve Adalet komisyonlarından oluşan Karma Komisyon'a da başvurdu.

MHP'nin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hakkında verdiği gensoru önergesinin TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri sırasında, Arınç ile İnce arasında tartışma çıkmıştı. Arınç, İnce'nin Meclis'te ''cinsel taciz'' iddiasıyla fezlekesinin bulunduğunu ve bu nedenle istifa etmesi gerektiğini söylemişti. Bunun üzerine İnce de dokunulmazlığının kaldırılmasını talep etmişti. cumhuriyet

3/14/2012

seyyah1906

bülent arınç'tan sivas davasının zamanaşımı ile ilgili ilginç açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Sivas Davası’nın zamanaşımından düşmesini değerlendirdi.
Arınç, “Bu katliam gibi feci olayda kusuru bulunan veya kusurlu oldukları düşünülen kamu görevlileri hakkında bir soruşturma başlatılıp bunlarla ilgili bir yargılama yapılabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Arınç MÜSİAD 12. Ekonomi Basını Başarı Ödülleri toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Arınç Sivas Davası’nın zamanaşımından düşmesi ile ilgili değerlendirmesinde kararla ilgili Yargıtay süreci olduğunu ve sürecin henüz tamamlanmadığını hatırlatan Arınç “Şüphesiz Türkiye’de süreç tamamlanırsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi süreci var. Belki o zamana kadar Türkiye’de Anayasa Mahkemesi’nin bireysel başvuru imkanı da yürürlüğe girecektir. Dolayısıyla o imkanın kullanılması da mümkün” dedi.

-“SORUŞTURMA BAŞLATILABİLİR”-

Mahkemenin verdiği karar mevcut sanıkların, kamu görevlisi olmamasıyla ilgiliyse burada yapılacak bir başka işlem daha olduğunun da altını çizen Arınç, dün gazetelerde yer alan Eski Sivas milletvekili Ziya Halis’in açıklamalarına değindi. Arınç şunları söyledi:

“Ziya Halis olaylar sırasında başta Vali olmak üzere, dönemin İçişleri Bakanı’nın, Başbakanı’nın, Başbakan Yardımcısı’nın olayda ihmali olduğu kanaatinde. Daha önce 28 Şubat Belgeseli’nde Sayın Mehmet Ali Birant’a bu konuya ışık tutun bazı açıklamalar yapmıştı. Bende biliyorum ki ne zaman Madımak Olayı konuşulsa, dönemin valisiyle Ankara’daki bürokratların olaya kayıtsız kaldıkları Sivas’ta mevcut askeri olayları yatıştırmak üzere devreye sokmadıkları, olaya basit bir olaya gözüyle baktıkları ve göz göre göre insanların otelde mahsur kalarak yapılmasına sebebiyet verdikleri yolunda ciddi iddialar var. Mademki mahkeme ‘kamu görevlisi olsaydı yargılamaya devam ederdik’ diyor, belki yıllar sonra olacak ama olayın bu boyutunun yeni bir sayfasını açması da mümkün. O da şudur bu katliam gibi feci olayda kusuru bulunan veya kusurlu oldukları düşünülen kamu görevlileri hakkında bir soruşturma başlatılıp bunlarla ilgili bir yargılama yapılabilir. Dönemin valisinden, İçişleri Bakanı’ndan, hükümette sorumlu kişilerden ve olay sırasında görüşmeler yapıldığı iddia edilen kişilerden, olaya kayıtsız kalanlardan bu olayın sonuçlanmasında şu veya bu şekilde katkısı bulunanlardan, kimlerse o kişiler, onlar hakkında bir soruşturma yapılarak asli fail olmasalar bile olaya dolaylı olarak sebebiyet verdiği iddia edilen kişilerin yargılanması da bence bu yargılamadan daha önemlidir. Dolayısıyla savcılarımızın bu iddia üzerine bir soruşturma yapmasında ben şahsen fayda görüyorum.”

-“İNSAN HAYATI HER ŞEYDEN DAHA DEĞERLİ”-

Arınç, bir gazetecinin Esenyurt’ta ölen işçilerin sigortaların olay olduktan sonra yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin bir sorusunu da yanıtladı. Trilyonluk yatırımların yapıldığı, milyarlık harcamaların yapıldığı bir iş yeri inşaatında insan hayatının bu kadar ucuz görülmemesi gerektiğine vurgu yapan Arınç “İnsan hayatı her şeyden daha değerli. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği konusunda her firma üzerine düşeni mutlaka yerine getirmek zorunda. Eğer yanıcı maddelerden basit çadırlarda insanlar barınmaya muhtaç edilmişse bu bile insanlık suçudur. Dolayısıyla en azından bu olay sebebiyle iş güvenliği konusunda işverenlerin, insan hayatına verdikleri değerler konusunda, işçilerimizi çok basit koşullar altında hayatlarını sürdürmeleri konusundaki tüm eksiklikler gözden geçirilmeli ve bu konuyla ilgili mevcut yasalardaki imkanlar işletilmeli, eksik geliyorsa da ne gerekiyorsa yapılmalı. Bence o 236 milyon dolarlık olduğu iddia edilen inşaatın 10 tanesini bir araya getirip 10 tanesiyle çarpsanız orada vefat eden bir tane yurttaşımızdan daha kıymetli değil. O kardeşlerimize de Allahtan rahmet diliyorum” değerlendirmesinde bulundu.

2/20/2012

seyyah1906

muhalefetle iktidarı karşı karşıya getiren hakan şükür'ün yorumculuk tartışmalarına bülent arınç'da katıldı



meclisi dalgalandıran iktidarı ve muhalefeti karşı karşıya getiren ak partili hakan şükürün televizyon yorumculuğu tartışmasına başbakan yardımcısı bülent arınç'da katıldı arınç bu konuda yasal engel olmadığını söyledi ama bir de tavsiyede bulundu

12/28/2011

seyyah1906

leyla zana özgürlük,özerklik,federalizm ve bağımsızlık da kürtlerin hakkı



leyla zana özgürlük,özerklik,federalizm ve bağımsızlık da kürtlerin hakkı

leyla zanayı kutladılar ama gerçekten kutlamak için kutlamadılar zana'nın ağzından çıkardığı baklaya kızgınlığın sözleriydi ifadeleri zana'nın bu sözlerinin peşine bdp'nin eşbaşkanı demirtaşta takıldı bu sözlerin peşine o da özerk kürdistan istiyoruz talebiyle çıkış yaptı zana'nın fitilini ateşlediği ayrı devlet çıkışı ne kadar sınırları zorladıysa yükselen tepkiler de o kadar sertti mhp'li oktay vural bülent arınç'ın bütçe konuşmasına bağlayıp yükseltti sesini leyla zana kanadadaki bir eyalet gibi dört yılda bir referandumda istedi istekleri bir anda siyasetin tansiyonunu yükseltti
seyyah1906

oktay vural arınç ile zana'nın ifadelerinin ve sözlerinin arasında ne fark var

Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana'nın, "Kürtler artık özerkliğin yetersiz olduğunu düşünüyor" sözlerini değerlendirdi.
iPad'inden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ben Başbakan olarak Kürt sorununu savunurum" ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Dil, kimlik hakkı ne varsa vereceğiz" sözlerini dinleten Vural, Arınç'ı alkışlayanlardan birinin Leyla Zana olduğuna dikkat çekti.

Vural, "Bülent Arınç mektubu yazdı. O da adresi gösterdi. Arınç ile Zana'nın ifadelerinin ve sözlerinin arasında ne fark var" dedi. Vural şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti hükümeti adına konuşma yapıyor ne varsa vereceğiz diyor. Cebinden mi vereceksin. Bu konudaki tüm taleplerini karşılayacağını ifade etti. O da dedi ki hepsini vereceksin. O zaman 'bunları da vereceksin' diyor. Bunlar aynı sudan içmişler. Aynı yolun yolcusu. Leyla Zana ile Bülent Arınç'ın ifadeleri aynı adrese teslim bir mektuptur. Bu milletin içinden yeni millet çıkarmak, etnik kimliklere bölmek kültürü ayrıştırmak, Türk milletini milli kimliğini ayrıştırmak için amacıyla ortaya konulan bir siyasi senaryonun taşeronları bunlar."


'Suflör-dublör, al birini vur ötekine'

Zana'nın ifadelerini manşete taşıyanlara "Arınç'ın ifadelerini anlamı ne" diye soran Vural şunları söyledi: "Eline almış bir mezro bu milleti bölüyor parçalıyor. Herkes haddini bilmeli. Bu coğrafya kolay yapılmış bir coğrafya değil. Birlik bütünlüğünü bütün badireleri atlatarak koruyan bir millet fitne fesatlarla milleti ayrıştırmak aramızdaki rabıtaları bozmak için pis oyunun aktrist ve aktörleri çıkmış bu oyunu oynuyorlar. Dolayısıyla Zana-Arınç, suflör-dublör. Al birini vur ötekine. Aynı zihniyetin yolcuları bunlar. Aynı sudan içmişler."

Arınç'ın sözleriyle kimleri cesaretlendireceğini daha önce söylediğini hatırlatan Vural, Zana'nın "Otonomi de yetmez" sözlerine "Aç tavuk kendini darı ambarında sanarmış. Bu milletin devletin milletin hayatında böyle oyunlar oynanmasına müsaade etmemiz mümkün değildir. Herkes haddini bilmelidir" diye tepki gösterdi.


Milletvekili maaş zammı

Vural'a Kılıçdaroğlu'nun milletvekili maaş zammıyla ilgili Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e yazdığı mektup da soruldu. "Cumhurbaşkanına mektupla müracaat gerekiyor mu bilmiyorum" diyen Vural şunları söyledi: "Bu yasanın yeniden değerlendirilmesi için Anayasa'dan gelen hakkını Cumhurbaşkanının kullanabileceğini söylemiştim. Mektupla istemek bilemiyorum. Siyasetçiler ifadelerini söyler adrese de gider. Onlarda bu talepleri okur. Bir müracaat üzerine yapmalarını istemek doğru değildir."

Vural, "Veto bekliyor musunuz" sorusuna da şu yanıtı verdi: "Bu konuda irademi beyan ettim. Sayın Cumhurbaşkanı bunu değerlendirmelidir. Milletvekillerinin geçimini vatandaşın geçimine önceleyen bir Meclis olarak gösterilmesi doğru bir şey değil. Elimizi vicdanımıza koyalım. Bu kadar intibak bekleyen emekli, maaşlarının ne olacağını bilmeyen memurlar var. Cumhurbaşkanı kamuoyunda duyulan rahatsızlıklar bizim beyanlarımız doğrultusunda değerlendirmeleri yapacaktır. Dikkate alınması noktasında girişimde bulunacaktır. Bu konuda Cumhurbaşkanının yetkisini kullanmasından sonra Meclis'teki partiler yeniden değerlendirme yapma hakkına sahip olacak. Cumhurbaşkanının bu eksende bir değerlendirmez yapmasını bekliyorum."

12/25/2011

seyyah1906

hükümetten ikinci demokratik açılım sinyalleri gelmeye başladı



hükümetten ikinci demokratik açılım sinyalleri gelmeye başladı

başbakan yardımcısı beşir atalay kanlı eylemler için fırsat kollayan teröristlere göz açtırılmayacağının altını çizerken demokratik açılım adımlarında yeniden bir hareketlenme olacağınında sinyallerini verdi açılım süreci haburda yol kazasına uğramıştı ve arkası gelmeyecek yorumlarınıda beraberinde getirmişti ama son bütçe görüşmelerinde kapanış konuşmasını yapan başbakan yardımcısı bülent arınç'ın sözleri açılımda ikinci perdemi sorusunu sordurttu.

12/16/2011

seyyah1906

bülent arınç siyasi bir göndermeyle muhalefetin beş salvolarına cevap verdi



bülent arınç siyasi bir göndermeyle muhalefetin beş salvolarına cevap verdi yedi der gibi yaptı ama 2010 kps sınavında sorulan cumhurbaşkanının görev süresine yedi cevabını ösym kabul etmedi


12/12/2011

seyyah1906

oktay vural'dan bülent arınç'a büyük lokma ye büyük laf etme



Vural'dan Şike yasasına cesaret edemezler diyen Arınç'a: Büyük lokma ye, büyük laf söyleme
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Şike Yasası'na karşı olduğunu açıklayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın dünkü oylamaya katılmamasını eleştirerek, "Anlaşılan o ki, 'Ben biat etmem' dedi ama ricat etmiş" dedi.

Vural TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, bütçe görüşmelerinin bakanların programlarına göre düzenlendiğini belirterek, önceden belli olmasına rağmen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kendi görev alanındaki kurumlar hakkındaki bütçe görüşmelerine katılmadığını ve yurt dışına çıktığını söyledi.

Başbakanlık ile ilgili görüşmeler yapılırken 'Oslo'da PKK ile yapılan görüşmeler' ile ilgili sorular yönelttiklerini belirten Vural, "Hakan Fidan giderken diyor ki; 'Başbakanımız siyasi bir boyuta taşıyalımdiye beni görevlendirdi.' Ben de hangi tarihte görevlendirdi, amacı nedir diye soruları sordum. Ama millete hesap vermesi gerekenler maalesef bu sorurla cevap vermediler. Çünkü bu sorulara cevap verecek yürekleri yok. Yüreksiz adamlar. Önce yüreğin olacak. Eğer görevlendirdiysen, adam gibi çıkacaksın, cevap vereceksin" dedi.

ROL PAYLAŞIMI YAPTILAR

Bu sorular karşısında Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın ise, Hakan Fidan Başbakan'ın özel temsilcisi olarak gittiğini söylerken, bu görüşmelerin MİT'in görev alanına girdiği yönünde açıklama yaptığını ifade eden Vural, BDP Milletvekili Sırrı Sakık'ın da Oslo görüşmelerini övdüğünü söyledi. Vural, "Görüyorsunuz rol paylaşımını. Rol paylaşımı neticesinde kimler tarafından bu görüşmelerin övüldüğü, hangi amaçlar için bu görüşmelerin yapıldığını gayet açık ortaya koyuyorlar" dedi.

"ARINÇ, 'BİAT ETMEM 'DEDİ, RİCAT ETTİ"

TMMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Şike Yasası'na karşı çıkan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın dünkü oylamaya katılmadığını hatırlatan Vural, "Bülent Arınç 'cesaret edemezler' dedi. Ben de kendisine çağrıda bulunmuştum, 'cesareti varsa bulunur' demiştim. Anlaşılan o ki, 'Ben biat etmem' dedi ama ricat etmiş" diye konuştu.
Arınç'ın kendisine vekalet eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e de 'benim yerime ret oyu ver' demediğini söyleyen Vural, "Büyük lokma ye, büyük laf söyleme" dedi.

12/05/2011

seyyah1906

cumhurbaşkanı görev süresi tartışması bitti geçiş döneminde başbakan bülent arınç olacak iddiaları



cumhurbaşkanı görev süresi tartışması bitti geçiş döneminde başbakan bülent arınç olacak iddiaları 2014 yılının yönetim senaryoları konuşulmaya başlandı iddiaya göre iki yıl sonra başbakan erdoğan çankaya köşküne çıkacak o'nun koltuğunada 2015 yılında cumhurbaşkanı abdullah gül oturacak ortada bir yıllık boşluk var bu boşluğu kim dolduracak
seyyah1906

ülkenin başbakanı hasta yatağında yatarken takım arkadaşlarının rol kapmaya çalışması

Muharrem İnce, TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Gül’ün, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu bir kere daha görüşmek üzere TBMM’ye iade etmesiyle ilgili düşünceleri sorulan İnce, şunları söyledi:
"Şu ana kadar toplumu yakından ilgilendiren, rahatsız eden onlarca
yasanın AKP tarafından dayatma ile, AKP çoğunluğunun gücü ile çıkarılmış, onlarca
yasayı geri göndermemesine rağmen bugün 4 partinin de imzaladığı bir yasayı geri
gönderiyor.

Buradan şu sonuç çıkıyor: Bir ’AKP’ye tek başıma karşı koymadım. Çünkü
AKP’nin tek başına kanun teklifi değil’. İki rol kapma sevdasında mı? Üç,
Cumhurbaşkanlığı görevini yeni mi hatırladı? Şimdiye kadar neredeydin? Bu çok
ilginç, gerçekten şaşkınım. Kahramanlığa mı soyunuyor?"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın açıklamalarına da değinen İnce,
"Hele Bülent Arınç’ın açıklamaları. Ona gerçekten yakıştıramadım. Hasta
yatağında birisi var. Partinin Genel Başkanı ve bu ülkenin Başbakanı. Başbakan
hasta yatağında Bülent Arınç liderlik sevdasında. Gerçekten ilginç. Çok
şaşkınım" diye konuştu.

"Sağlığına dua ediyorum"

Ana muhalefet partisinin grup başkanvekili olarak kendisinin Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlığına dua ettiğini ifade eden İnce, "Bu ülkenin
Başbakanı, insan. Konuşurken nezaket dahilinde konuşmaya çalışıyorum. Hasta bir
insanı incitmemek istiyorum. Gerçekten bir kaç gündür alt perdeden sakin
konuşuyoruz. Sayın Bülent Arınç liderlik sevdasında, Sayın Abdullah Gül liderlik
sevdasında" dedi.

İnce, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ameliyat olmuş hasta yatağında bir Başbakan. ’Buradan ben çıkar mıyım’
diye veto eden bir Cumhurbaşkanı. Ben ’Biat etmedim’ diyen bir Bülent Arınç. Ayıp
yakışmıyor. Başbakanın hastalığından yararlanarak liderlik sevdasına düşmüşler,
hiç yakışmıyor. Bunca yıllık arkadaşlar. ’Ya sen, ya Abdullah Gül ya benim’.
Tekrar bu noktaya mı geldik. Ben yakıştıramıyorum. Gerçi başka bir partinin
sorunu bu. Ama ülkenin Başbakanı hasta yatağında yatarken takım arkadaşlarının
rol kapmaya çalışması... Siyaseti bu platformda görmek istemiyorum. Siyaset bu
platformda olmamalı. Daha düz daha saf daha iyi niyetli bir platformda
olmalı."

Cezalar ağır

İnce, yeni bir kanun tasarısı hazırlanıp hazırlanmayacağı yönündeki bir
soruya "Bilmiyorum arkadaşlarla değerlendirme yapmadım" dedi. İnce, yasadaki
cezaların ağır olup olmadığı sorusuna da "Kişisel fikrim bence ağır" cevabını
verdi.

İnce, Başbakan Yardımcısı Arınç’ın, PKK’nın üst düzey yöneticisinin
yakalandığına dair açıklamalarının hatırlatılması üzerine "Sayın Arınç’ın
bugünlerde devlet işleri ile ilgili söylediklerini bir kere daha teyit etmek
lazım. Çünkü kişisel hırsları ile ilgileniyor. Bu ara yanlış yapabilir. Umarım
öyledir. Teyide muhtaçtır diye düşünüyorum" dedi.

9/19/2011

seyyah1906

bülent arınç:görüşmeler aktarılırsa bunu ertesi gün işportada bulmak mümkün

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantısına katılmak üzere AKP'ye gelişinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Arınç, MİT'in terör örgütüyle görüştüğü iddialarına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuya ilişkin, ''bunun bir istihbarat konusu olduğunu, terörle mücadele kapsamında bu tür görüşmelerin yapılabileceği ve bu tür görüşmelerde eğer bir fayda sağlanıyorsa, devam etmesi gerektiği'' konusunda beyanda bulunduğunu hatırlattı. Arınç, kendisinin de aynı düşüncede olduğunu belirtti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuya ilişkin eleştirilerini nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine ise Arınç, şunları söyledi:

''Evet 'niçin görüştünüz?' demiyorum diyor. Demek ki bu tür görüşmelerin yapılmasını kendisi de olağan karşılıyor. Ancak bunun Başbakanlık ile PKK arasında olduğunu söylüyor. Bu büyük bir iftiradır. Bunu kabul etmek mümkün değil. Bu görüşmeler istihbarat örgütü ile diğer örgüt arasında Türkiye'de terörün tamamen sonlandırılması ve eylemlerin bitirilmesi noktasında yapılacak bir görüşmenin ipuçlarını veriyor. Bildiğiniz gibi şu anda MİT Müsteşarı olan Sayın Hakan Fidan o tarihlerde belki Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı olarak da görev yapıyor olabilir. Çünkü bu görüşmenin tarihi henüz netleşmemiştir. Ama hepimizin bildiği gibi MİT'in çalışmalarına o zamandan itibaren katılmış, o kurumun başındaki kişi emekli olunca müsteşarlık görevine getirilmiş birisidir. Dolayısıyla müsteşar yardımcısı sıfatıyla bu toplantıya katılıyor olması, onun Başbakanlıkla ilgili olduğunu göstermez. Bilakis MİT Müsteşarlığına adım adım yaklaşan birisinin çok öncesinde MİT'in faaliyetlerine iştirak ettiğini gösterir.''

Arınç, Kılıçdaroğlu'nun ''Niçin bize haber verilmedi ya da yalan söylendi'' dediğini ifade ederek, bu tür görüşmelerin Kılıçdaroğlu'na haber verilmesi gerekmediğini belirtti. Arınç, ''Ona veya bir başkasına bu tür gizli kalması gereken görüşmeler aktarılırsa bunu ertesi gün işportada bulmak mümkün olabilir. Çünkü ne kadar kapalı oturum istemişlerse Meclis'te o kapalı oturum istekleri yerine getirilmiştir ama kapalı oturumda söylenenlerin hepsi ifşa edilmiştir veya en azından 'bize hiç bir şey söylenmedi' şeklinde eleştiriye muhatap olmuşuzdur. Bu nitelikli bir iştir. Bu işin başarıya ulaşması, işin herkesin önünde yapılmasını değil, gizlilik ölçüsü içeresinde yapılmasını gerektirir'' diye konuştu.

Görüşmelerin kim tarafından yayınlanmış olabileceğinin sorulmasına karşılık da Arınç, şunları söyledi:

''Belki bir gizli servisler mücadelesinden bahsedebiliriz. İkincisi, taraflara baktığımız zaman bunların her birinden bu tür bir sızdırma veya servis etme gerçekleşebilir diye düşünüyorum. Benim küçücük aklımla bulabildiğim sonuç budur. Orada kim var; PKK'yı temsil eden bir kaç kişi. Kim var; MİT var. Kim var, üçüncü bir ülkeden kendisini bir şekilde tanıtan kişi. Bir dördüncüsü de olabilir. Bu görüşmeleri dinlemiş, not etmiş, zamanı geldiğinde de kendi yararına sızdırmak isteyen bir başkası olabilir. O sizin dediğiniz ülkeyle birlikte her şey akla gelebilir. Ama önemli olan sonuç, bu tür bir gizli kalması gereken görüşmenin bile dinlenebildiği ve yeri ve zamanı gelince o kişiler veya kurumlar tarafından sızdırılabildiğidir. Çok da önemli değil. Bu bir şekilde ortaya konulmuştur. Bundan sonraki amaçlarda veya bundan sonraki zamanlarda, evrelerde sanıyorum bu tür dikkatler daha da çoğalmış olması lazım.''

9/01/2011

seyyah1906

bülent arınç'tan bayram mesajı biz ne tatlılar yiyoruz ankarada ne bayramlar kutluyoruz

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Kurban olduğum Allah, neler veriyor neler. Siz burada sadece Ramazan Bayramı kutluyorsunuz değil mi?
Bir tane tatlı için geldiniz Ramazan Bayramı'nda beraber olduk, değil mi? Biz ne tatlılar yiyoruz Ankara'da, ne bayramlar kutluyoruz" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, AK Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, dünya hayatının fani olduğunu ifade ederek, 4 yıl sonra kendisinin de halkın arasında katılacağını, bulundukları mevkilere hanımların, gençlerin, halkın geleceğini söyledi.

"Ne işler var başımızda..."
Allah'ın izniyle Bursa'ya da geleceğini, Ankara'da da olacağını, Kosova'ya da hatta Avusturyalara da gideceğini dile getiren Arınç, şöyle devam etti: "Sanmayın ben Başbakanlık'ta 4 tane işten sorumluyum. Ne işler var başımızda bir bilseniz . Sizin bildiğiniz, bilmediğiniz neler yapıyoruz biz neler. Allah Allah. Allah'ın izniyle ya. O meşhur darbımeseli yine söyleyeceğim; Kurban olduğum Allah, neler veriyor neler. Güzel kardeşlerim. Siz burada sadece Ramazan Bayramı kutluyorsunuz değil mi? Bir tane tatlı için geldiniz Ramazan Bayramı'nda beraber olduk, değil mi? Biz ne tatlılar yiyoruz Ankara'da, ne bayramlar kutluyoruz.

Ah güzel kardeşlerim. Sabır. Sabra zafer. Sabreden başarıya ulaşacak inşallah. 'Memlekette huzursuzluk olmasın, dirlik düzenliğimiz bozulmasın, kardeş kardeşe düşman olmasın, kurumlar arasında çatışma olmasın' diye bak saçlarım nasıl beyazladı? Senin simsiyah maşallah, boyamadıysan çok güzel duruyor saçların. Bak benim bembeyaz oldu. Değil mi? Tayyip bey dün bana diyor ki; 'Senin bembeyaz oldu, ama maşallah yerinde, bir de benim halime bak'. Ah güzel kardeşlerim sizin çileniz bu işte.

Memleket güzel günler görsün diye, değil mi Yener hoca, sen Kestel'de rahatsın. Ah güzel kardeşim, o yüzden 'Bülent Arınç nerede?' diye soran basın mensupları bak buradayım, burada olmayınca da dünyanın her yerindeyim ben Allah'ın izniyle, gece gündüz çalışıyoruz 24 saat. Bizim işimiz bu, yeter ki Türkiye büyüsün, güçlensin, yeter ki bütün dünyada mazlumlar, masum insanlar 'Neredesin ey Türkiye' diye bağırsın. Ah güzel kardeşim. Çok şükür. "

"Yarın ne bombalar patlatacağız"
Başbakan Yardımcısı Arınç, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Sırameşeler Kız Yetiştirme Yurdu'nu ziyaretinde gazetecilerin, 30 Ağustos Zafer Bayramı tebriklerini bu yıl ilk kez Genelkurmay Başkanı yerine Cumhurbaşkanının kabul etmesine ilişkin sorusunu ise "Güzel kardeşim, oradaki sorularınıza kısmen cevap verdim. Doğrudan doğruya olmasa da. Yarın konuşuruz, yarın söz, ne bombalar patlatacağız" diye yanıtladı.

8/06/2011

seyyah1906

bülent arınç bunları ilkokul çocuğu bile okunduğu zaman bilir anlar

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, partisinin Bursa İl Başkanlığı tarafından Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 28. İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda, 12 Haziran'da genel seçimlerin yapıldığını ve AKP'nin büyük bir oy oranıyla yoluna devam ettiğini hatırlattı.
TBMM'nin kesin sonuçlardan 5 gün sonra toplandığını ifade eden Arınç, ''O gün sırasıyla bütün milletvekillerimiz yemin ediyor, sonraki 5 gün Meclis Başkanımızı seçiyoruz. Sonra yeni hükümet kuruluyor, program okunuyor. Müzakere ve ardından güven oylaması. Bunları ilkokul çocuğu bile okunduğu zaman bilir, anlar'' diye konuştu.

Bunun, her zaman böyle olduğunu ancak bu yıl farklı bir şey yaşandığını dile getiren Arınç, şöyle devam etti:
''Hepimiz sevinç içinde Ankara'ya gittik ant içeceğiz. Yasama görevimize başlayacağız, mazbatalarımızı aldık. Ankara'ya gittik CHP ant içmiyor, BDP zaten ortada yok. O da ant içmeyeceğini söylüyor. Ne oldu? Siz nasıl milletvekili seçildiniz, niye seçildiniz niye ant içmiyorsunuz? 'Efendim, biz tutuklu olanlardan aday göstermiştik, onları tahliye etmediler. Onlarla dayanışma içindeyiz. Bu demokrasiye sığmaz'. 'Nasıl sığmaz? Siz bunların tutuklu olduğunu bilmiyor muydunuz?' 'Evet.' 'Sadece onları mahkemenin serbest bırakabileceğini bilmiyor muydunuz? biliyordunuz'. Sayın Kılıçdaroğlu, bu kişiler aday gösterildiği zaman 2 televizyon programında, 'Biz kanuna saygılıyız. İçerde kalırlarsa kalırlar biz onları milletvekili yapacağız' demişti. Şimdi ne oldu da yasama görevine başlamıyorsunuz? Ergenekon sanıkları içinde olduğu için veya KCK sanıkları tahliye edilmediği için... Anlaşılmaz bir tepki. Ne Anayasa'da var böyle bir şey, ne hukukta ne teamüllerde ne de TBMM'ye karşı gösterilmesi gereken saygının içinde.''

"Mızıkçı çocuklar..."

Arınç, MHP'nin yemin törenine katılarak çok doğru bir karar verdiğini belirterek, şunları söyledi:
''CHP çok garip, hem içerde hem yok. Önde oturuyorlar, ismini okuyoruz, ağzını açamıyor, 'buradayım' diyemiyor. Yaa oradasın. 'Oradayım ama yokum'. Garip bir şey. Hani dışarda olsa burada yok diyeceğiz ama ön sıralarda oturuyor. Ant içmek için davet ediliyor 'ant içmeyeceğim' diyor mızıkçı çocuklar gibi kafasını sağa sola çeviriyor. Bu görülmüş bir şey değil. Çok yanlış bir şey. Çok yukarıdan attılar tuttular. '4 yıl bile tahliye edilmeseler ant içmeyeceğiz'. Aman Allahım breh breh, 4 yıl bile... Nasıl da bol keseden atıyorlar. Ne kadar düşüncesizler, ne kadar Meclise karşı saygısızlar. Yargının işine karışmak bugüne kadar mümkün oldu mu? Bir hükümet 'tahliye et ya da tutukla' diye bugüne kadar böyle bir şey yaptı mı, yapabilir mi? Başka bir organdan, 'sen söyle de tahliye etsinler'... Bu, yargının bağımsızlığına hakaret olmaz mı?''

Davalarda talep edenin savcı, tutuklayanın hakim olduğunu vurgulayan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yine talep tahliye olabilir, tutuklayan tahliye edebilir. Bu, sen-ben olamayız, bunlar yine hakimler olacak. Dolayısıyla dosyadaki delil durumlarına göre, isnat edilen suçun mahiyetine göre, tutukluluk süresine göre ve özellikle Anayasa'nın 14. maddesinde sayılı suçlar işlenmişse, onlar milletvekileri açısından dokunulmazlık teşkil etmediğine göre tahliye beklemeyeceksiniz. Mahkeme her şeyi yeterli görmüştür, tahliye kararı verir. Biz de seviniriz aslında. Bir insanın içerde tutuklu kalmasından memnuniyet duyacak değiliz. Ama mahkemenin işine karışmak bizim haddimize değil başkalarının da değil.''

"Kuzu kuzu..."

Bülent Arınç, CHP'nin bir süre sonra ''kıvranmaya başladığını'' belirterek, şöyle konuştu:
''(Biz böyle bir yanlış yaptık ama bize onurlu bir dönüş lazım. Siz bize biraz yol gösterin.) 'Nasıl yapalım?' 'Şöyle bildiri yayınlansa biz de mahcup olmasak'. 'Ne yazacağız bildiride?' 'Şunları yazacağız'. Konuşuldu edildi, bildiri çıktı ama bildiri 'içerdeki tahliye olsun' diye çıkmadı. Böyle bir cümle yok, bildiğimiz şeyler yazıldı. Yani bahane arıyorlardı Meclise gelip ant içmek için. Çünkü, 'maaşlarını alıp da ant içmeden bankamatik vekil mi oldunuz?' sözleri onları perişan etti. Sonra geldiler kuzu kuzu ant içme töreninde bulundular. Bir tanesi halen direniş yapıyor sanki. O da 'bir an önce ekim olsa da ben de koşup ant içsem, bu işten kurtulsam' hevesi içinde.
Öbürleri Diyarbakır'dan henüz Ankara'ya gelemediler. Tatil olduğu için bilemiyorum belki gelmişlerdir. Orada varlığı bile yasal statüye kavuşmamış, dernek değil, vakıf değil Demokratik Toplum Kongresi diye bir şeyi iki güne bir topluyorlar, çay içip dağılıyorlar, 'biz grup toplantısı yaptık' diyorlar. Ne Anayasa'da ne Meclis İçtüzüğü'nde partilerin grup toplantılarını parlamento dışında yapabileceklerine dair hiçbir yetki yok. Siz sadece konuşur, çayınızı içer dağılırsınız. Varlığı ortada olmayan bir isimle oralarda buralarda halkı kışkırtarak, şiddete yönlendirerek, halen kendilerinin dışlandığını iddia etmek konumunda bulunuyorlar. Emin olun, Meclisin açılmasıyla onlar da gelecek ant içecekler TBMM, yasama görevine başlayacak.''

Arınç, milletin, milletvekillerini yasama çalışmalarına katılmak üzere seçtiğini, ideolojik kavga yapmak için seçmediğini belirterek, ''Düşüncelerimiz farklı olabilir. Bütün bunları ortaya koyabileceğiniz yer, parlamentodur. O kürsü hürdür. Anayasa'nın 83. maddesine göre o kürsüden konuşulanlardan dolayı cezai sorumluluk yoktur. Burada konuştuğunuzu meydanda konuşabilirsiniz. İlçede ve köyde konuşabilirsiniz, onlar da suç teşkil etmez'' dedi.

Dokunulmazlığın böyle bir şey olduğunu dile getiren Arınç, ''Dolayısıyla bana çok çirkin, yanlış gelen, benim tüylerimi diken diken eden her şeyi, ben ters bile gelse dinlemek zorundayım, sen de onu kürsüde söyleyebilirsin. Milletin, Meclisin kürsüsünde İçtüzük hükümlerine uygun olarak her konuşmayı yapabilirsin. Niye dışarda bağırıp çağırıyorsun?' diye konuştu.

Yasama faaliyetlerinin, önergenin ve soruların yerinin parlamento olduğunu belirten Arınç, şunları kaydetti:
''Burada kürsüye çıkıp konuşacaksın, senin yerin burası. Artık in oradan parlamentoya gel. Görevine başla ne yapacaksan biz de merak ediyoruz, parlamentoda yap. Bunları söyledik. Hamdolsun AK Parti dik durdu, Anayasa'nın, İçtüzüğün yanında durdu. Parlamentodaki bu tartışmalar günlerce birileri tarafından gündeme getirildi. Güya demokrasi, egemenlik sözleri, CHP'nin parlamentoya girmesiyle bir noktada unutuldu. Anayasa gereğince 1 Ekim'e kadar Meclis çalışmalarına ara verildi. Olağanüstü toplantı olmazsa çalışmalara 1 Ekim'den itibaren devam edeceğiz.''