En Yeniler
devlet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
devlet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12/30/2011

seyyah1906

taraf gazetesi'nin devlet halkını bombaladı manşeti başbakanı çileden çıkardı



taraf gazetesi'nin devlet halkını bombaladı manşeti başbakanı çileden çıkardı

35 sivilin ölümünden sonra üç olay başbakan erdoğanı çileden çıkardı bir gazete manşeti bir köşe yazarı'nın mit'le ilgili iddiası ve bdp'nin sokak çağrısı

11/29/2011

seyyah1906

hüseyin aygün dersim katliamı'nın sorumlusu devlet ve chp'dir sözünü söylemedim çarpıtıldı



hüseyin aygün dersim katliamı'nın sorumlusu devlet ve chp'dir sözünü söylemedim çarpıtıldı dolayısıyla zamana mülakat verirken veya başka bir sağ basına mülakat verirken bir parça ihtiyatlı olmak gerektiğini anladım.

10/25/2011

seyyah1906

devlet bahçeli : yere batsın sizin devletiniz diyen alçak simalar bu devletin parasını almaya küstahça devam etmektedir

MHP lideri Bahçeli Meclis'te partisinin grup toplantısında konuştu. Van depreminde hayatını kaybeden yurttaşlara başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Bahçeli, "Böylesi bir günde ayrımcılığı körükleyerek 'ağlama sırası onlarda' gibi lanetlenmesi gereken yaklaşımları da büyük bir densizlik ve soysuzluk olarak gördüğümüzü söylemeliyim" dedi.
Hükümet ortağı oldukları dönemde yaşanan Gölcük ve Düzce depremleri sürecinde yapılan çalışmaları hatırlatan Bahçeli Van depremiyle ilgili de uyarılarda bulundu. Bahçeli,

"Depremzede vatandaşlarımızın, geçici iskan problemlerinin giderilmesi için prefabrik konut, çadır ve kira yardımı gibi tedbirlerin bir an önce uygulamaya sokulması gerekmektedir. Hasar tespiti başta olmak üzere, krizin sevk ve idaresi hızlı, sağlıklı, etkin olmalı, yardımların yerine ulaşabilmesi için organizasyon aksaklıklarına fırsat verilmemelidir. Depremden zarar görmüş kardeşlerimizin maişet temini sağlanmalı, aç ve açıkta kalmamaları temin edilmelidir. Arama ve kurtarma çalışmalarının profesyonelce yapılması, bu konuda hızlı ve atak olunması gerekmektedir" dedi. Türkiye'nin pek çok yöresinin benzer bir tehlike altında olduğuna dikkat çeken Bahçeli bu konuda da önlemlerin alınması çağrısında bulundu.


"Çalan çırpanların iki cihanda bir araya gelmesin"

Van'daki kamu binalarının daha çok hasar gördüğüne dikkat çeken Bahçeli buna neden olanlarla ilgili ağır eleştiriler getirdi, beddua okudu. Bahçeli şöyle konuştu:
"Ahlaksızların arsızca malzemeden, işçilikten gasp ederek yaptıkları binalar maalesef hemen tahrip olmaktadır. Artık buna bir çözüm bulmak ve sahtekârların yakasından yapışmak gerekmektedir. Devletin malını deniz gibi görerek üzerine çullanan haysiyet fukarası sefil simalar, ne yazık ki yıkımın, çöküşün alt yapısını da hazırlamışlardır. Dileğim vatandaşlarımızın ya da devletimizin sahip olduğu binaları hakkıyla yapmayarak kayıplara neden olanların, eksik malzeme kullananların, çalanların çırpanların iki cihanda da yakaları bir araya gelmesin ve inşallah rüsvalıktan da kurtulamasınlar."


Karşılama töreni uyarısı

Afetin yaşandığı yerlerin gereksiz karşılama törenleriyle meşgul edilmemesini isteyen Bahçeli, bir vali yardımcısının karşılamasının yeteceğini söyledi. Hükümetin depreme yönelik kriz yönetimini ve kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu en üst düzeyde sağlayarak devletin tüm gücünü bölgeye yönlendirmesini isteyen Bahçeli, "İnşallah bu sıkıntıyı da hep birlikte aşacağız ve dayanışmanın, yardımlaşmanın kuvvetiyle deprem enkazını kaldıracağız" dedi.

Peşmergeye ve Obama'ya tepki

Bahçeli artan terör olaylarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. "AKP hükümetinin süreci oyalama ve savsaklama şansı artık kalmamıştır" diyen Bahçeli, "İçte ve sınır ötesinde başlatılan operasyonların belirlenen hedeflere ulaşması ve terörün belinin kırılması millet ve devlet bekası için vazgeçilmez bir gereklilik halini almıştır. Hükümetin terörle mücadelesinin başarıya ulaşması ve son ferdine kadar terörist unsurları teslim alması ya da etkisiz hale getirmesi için desteğimiz tamdır" dedi. Irak Dışişleri Bakanı'nın Türkiye ziyaretinde Başbakan Erdoğan'ın, Bakan'a "PKK'yı temizleyin, yoksa biz temizleriz" sözlerinin üzerinden bu saldırıların yaşandığına dikkat çeken Bahçeli, "Bu aşamada Irak merkezi yönetiminin mazereti ve sığınacağı bahanesi artık kalmamıştır. PKK'yı himaye eden, teşvik edip yönlendiren peşmerge yönetiminin ise haddi mutlaka bildirilmelidir" dedi. Bahçeli, ABD Başkanı Obama'nın, Çukurca saldırısı sonrası terörü kınamasının da sadece kamuoyuna yönelik taktik hamle olmaktan öte bir anlam taşımadığını ileri sürdü.

Kongre girişimine eleştiri

Bahçeli, terör örgütünün cinayetlerinin yanı sıra yurt içinde de siyasal imtiyazlar elde etmiş bölücü odakların bölünme ve parçalanma senaryoları ve tehditleri bulunduğunu ileri sürerek geçtiğimiz hafta Ankara'da düzenlenen "Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku"nun kongresini ağır dille eleştirdi. Bahçeli şunları söyledi:

"Farklı sol eğilimlerin ve marjinal örgüt ya da partilerin bir araya gelmesiyle ihanetin önüne yeni yollar açılmış ve yeni bir organizasyon için düğmeye basılmıştır. Bulundukları salona '13 ayrı dilde birleşiyoruz' ifadeleri asan bu hıyanet taraftarlarının, Türk milletine husumet ve tahammülsüzlükte yeni bir evreye geldikleri anlaşılmaktadır. Dağdaki silahlı çete ve şehirlerdeki siyasi uzantıları, arkalarında AKP'nin sağladığı uygun ortam eşliğinde gözlerini kan bürümüşçesine ilerlemektedirler."


"'Yere baksın devletiniz' diyen alçak simalar"

Bahçeli, kongrede yaptığı konuşmada 'Yere batsın sizin devletiniz' diyen BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'i de isim vermeden eleştirdi, "'Yere batsın sizin devletiniz' diyen alçak simalar, bu devletin parasını maaş olarak almaya, ekmeğini yemeye, suyunu içmeye küstahça devam etmektedir. Ne üzücü bir gerçektir ki, Türk milletinin içinde barındırdığı hain kontenjanı hiç bu kadar fazla olmamış ve hiç bu kadar da cesaret kazanmamıştır. Tercihlerini milletin içini boşaltmaktan ve etnik bir yığın olarak görmekten yana kullanan bu densizler ve şuursuzlar koalisyonu, kaçınılmaz olarak beraberinde devletin de değişmesini istemektedir" dedi.

"Kırmızı çizgilerden ayrılmayacağız"

MHP lideri konuşmasında yeni Anayasa çalışmalarına da geniş yer ayırdı. Partisinin ilkeleri ve kırmızı çizgilerini açıklayan Bahçeli şunları söyledi:
"Anayasanın ilk üç ve emniyet supabı niteliğindeki dördüncü maddelerinden taviz vermemiz, başlangıç kısmındaki ruhtan geri adım atmamız, Türk kimliğinin sulandırılmasına rıza göstermemiz söz konusu değildir. Türk milletini tahrip edecek ve etnik kimliklere çağrı olacak her değerlendirmeyi, siyasi ve hukuki meşruiyet sağlama çabalarını geri çevireceğimizden herkes emin olmalıdır. Üniter yapımızı hırpalayacak, Cumhuriyet'in temel niteliklerini aşındıracak, ana dilde eğitim ve anayasal statü taleplerine sonu ne olursa olsun karşı duracağız, karşı çıkacağız. Biz anayasada Cumhuriyete, Türk vatandaşlığının tanımına, Türk milletine ve Türk kimliğine sahip çıkacağız. Her şart altında ilkelerimizden ve kırmızı çizgilerimizden ayrılmayacağız."


"Kaddafi'nin katledilmesi cinayettir"

Libya'nın eski lideri Kaddafi'nin linç edilerek öldürülmesi de Bahçeli'nin gündemindeydi. Kaddafi'nin iktidarda kaldığı 42 yıldaki eylemleri ve yönetim anlayışının kabul edilemeyeceğini söyleyen Bahçeli, "Ekranlardan ve sanal medya üzerinden yansıyan ilkel ve vahşi manzaraların insanım diyen, Allah'tan korkan hiç kimse tarafından meşru görülmeyeceği ortadadır. Bu son hadise Batı anlayışının insan ve yaşama hakkı konusunda ne kadar ikiyüzlü olduğunu açıkça göstermiştir" dedi. Başbakan Erdoğan'ın bu vicdansızlığın ve acımasızlığın sözcülüğünü yapmakla ve NATO operasyonlarına destek vererek akan kandan sorumlu olmakla suçlayan Bahçeli, "Kaddafi'nin yaşadıkları insanlık suçudur ve savunması alınmadan, mahkemeye çıkartılmadan katledilmesi ise bir cinayettir. İnsanlık Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da kanlı yüzler ve tetik çeken eller vasıtasıyla ve arkalarında duran küresel hesaplar çerçevesinde yerin dibine batmıştır. AKP hükümetinin bu gelişmelere seyirci kalması ve sesini dahi çıkarmaması büyük bir hayâsızlık ve işgüzarlık olarak yakasına yapışacaktır" dedi.

9/25/2011

seyyah1906

namık kemal zeybek: pejak denilen belayı iran bitirdi kandil'e de bayrağı dikti

Teröristlerin Siirt'in Pervari İlçesi Belenoluk Jandarma Karakolu'na düzenlediği saldırıya ilişkin bir açıklama yapan Zeybek, "Terörle baş etmek için her olayda sonra (şiddetle kınıyoruz, hiddetle kınıyoruz, kan yerde kalmayacak, gereği yapılacak, suçlular bulunacak) gibi beyanatlar yetmez" diyerek şunları söyledi:
"Terörü kınamayın, yok edin. Ne kınayıp duruyorsunuz? Terörü kınamakla olmuyor bu iş. Pejak denilen belayı İran bitirdi. Kandil'e de bayrağı dikti. Ben de diyorum ki şunların kandillerini yakın. Yakın girin oraya, dikin oraya bayrağı. Yani kim bize, (bunu yapmayın) diyebilir? Vatandaşlarımız ölüyor, Kızılay'da ölüyor. Son 2 ayda 70'e yaklaştı kayıplarımızın sayısı. Kanı akan bir ülkenin, devlet olarak yapması gereken görevini yapmak üzere harekete geçmesine kim karşı çıkabilir? Karşı çıkana biz nasıl dost diyebiliriz? Versinler bana yönetimi, bir yıl sonra geri vereyim onlara. Bakalım terör kalacak mı ? Kandil'e bayrak dikmek o kadar basit değilse, çok zor geliyorsa, bunu yapacak olanlara devretsinler."

"Başbakan, hükümet-devlet kavramlarını bilmiyor"

Başbakan Erdoğan'ın "Hükümet-Devlet kavramları konusunda biraz eğitilmesi lazım" diyen DP Lideri Zeybek, şöyle devam etti:
"Teröristlerle böyle ilişkiler olursa, bu işler böyle gitmez. Başbakan, terör örgütünü kastederek (Hükümet görüşmüyor, devlet görüşüyor) diyor. Başbakanın, hükümetle devlet kavramlarının ne olduğu konusunda biraz eğitilmesi lazım. Bilmiyor, bilmiyor, bilmiyor. Söylüyorum, söylüyorum, anlatamıyorum. Devlet dediğimiz şey bir yanıyla hükümettir, bir yanıyla yasamadır, diğer yanıyla da yargıdır. Üçünün birleşiminden devlet meydana gelir. (Devlet görüşüyor) derseniz, sokaktaki, kahvedeki ağızla konuşmuş olursunuz. O da bir Başbakana yakışmaz. Demek ki, O da devlet derken, MİT'i anlıyormuş. Anlatamıyorum ama anlatmaya devam edeceğim.

Terör örgütüyle devlet adına görüşen bir yetkili, devletin temsilcilerini hedef göstererek, terör örgütü temsilcilerine, (bölgenizdeki çok kıymetli valiler ve emniyet müdürleri içinde, bunlar bize düşman diyebileceğiniz kimse var mı?) diye soruyor. Demek ki çok kıymetli insanların, terör örgütüne düşman olmaması lazım. Yani bu vali, terör örgütüne düşman olmayacak ta, devleti temsil eden vali kime düşman olacak? Ve terör örgütünü düşman olarak görmeyen bir valinin orada ne işi var? Şeytanla görüşenler şeytandan akıl alırlar. Şeytan da hiçbir zaman akan kanın durması için akıl vermez. Bıraksınlar şu şeytanla görüşmeyi de iş yapsınlar. Rahmanla görüşmenin yolunu arasınlar. Ne işleri var şeytanla? Şeytanla görüşmeyi, mecazi olarak bile görüşmeyi, inancımıza aykırı buluyoruz. Teslim olmasınlar. Obama'dan icazet almak zorunda hissetmesinler kendilerini, gereğini yapsınlar."
Terörü övmenin düşünce özgürlüğü olmadığının altını çizen Zeybek, "Sonuna kadar düşünce ve inanç özgürlüğünü savunuyorum. Terörü övmek, düşünce değildir. Dolayısıyla buradan savcıları göreve davet ediyorum" diyerek "teröre destek veren herkes hakkında mutlaka cezai kovuşturma yapılmalıdır ki, psikolojik üstünlük devlete geçsin" dedi.

7/03/2011

seyyah1906

başbakan recep tayyip erdoğan bak açık söylüyorum bu tükürdüklerini yalayacaklar

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz ay deprem felaketi yaşanan Kütahya'nın Simav ilçesinde depremzedelere hitap etti. TBMM'deki yemin ve boykot krizine göndermelerde bulunan Erdoğan, devleti, bayrağı, bu ülkeyi sevmeyenlere karşı dik duracaklarını söyledi. "Başka arayış içerisinde olanlar kendi kararlarını kendi versinler" diyen Erdoğan demokrasi, özgürlükler ve insana saygı için kimsenin demokrasinin yerinin meclis olduğu çizgisinden sapmaması gerektiğini kaydetti. Erdoğan şöyle konuştu:
"Millet size görev verdi. Git mecliste çalış dedi. Sokaklarda git de yaygara yap demedi. Şimdi geleceksin orada üç aylık parayı alacaksın maaşı. Bu maaşı ne karşılığında alıyorsun. Ya çalışmayana para var mı? Çalışma yeri neresi Meclis. Sana helal para gerekiyorsa geleceksin yerini alacaksın orada çalışacaksın. Neymiş başbakan bize yardımcı olsun. Başbakan sana niye yardımcı olsun. Bu ülke bir hukuk devleti. Siz bu işin olmayacağını bile bile bunu yaptınız. Yasaları delmek için bunu yaptınız. Zannettiniz geçmişte bir iki kişiye yapılan bize de yapılır. Yargı böyle bir karara evet demedi. O zaman yapmanız gereken şey gelip o yemini yapacaksınız. Hukuk nasıl çalışıyorsa değerli arkadaşlar öyle çalışacak. Gelmemeleri meclisin çalışmasını engellemez dedim. Ama bunların akıl hocaları da yanlış, kendileri de yanlış."


'Bunun yeri burası değil'

Erdoğan CHP'nin "biz olmazsak meclis çalışmaz" iddialarına yönelik verdiği "çalışır" yanıtını Kütahya'da da yineledi. Anayasa'nın ve yasaların iktidara bu konuda yetki verdiğini hatırlatan Erdoğan "Biz çalışmazsak o zaman bize millet 'ya size yüzde 50'yi boşa mı verdik' der. Siz daha kendi hakkınızı savunamıyorsunuz, bizim hakkımızı nasıl savunacaksın der. Onun için biz parlamentoya gelenlerle yolumuza devam ediyoruz. Yarın seçim yapacağız" dedi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun Sosyalist Enternasyonel'in Yunanistan'daki toplantısında yaptığı konuşmaya da işaret ederek "Gidip Yunanistan'da Sosyalist Enternasyonal'e bizi şikayet etmekle bir şey elde edemezsin. Burası bunun yeri Yunanistan değil. Şurası burası değil. Türk milletinden oy alacaksın gidip sosyalist Enternasyonel'e şikayet edeceksin. Bunların mantığı bu. 'Arkadaşlarımız yemin etmedikçe 4 yıl da olsa yemin etmeyeceğiz' dediler. Bu sözü unutmayın. Bak açık söylüyorum; bu tükürdüklerini yalayacaklar" diye konuştu.


'Ben Kılıçdaroğlu değilim'

Erdoğan, Simav'da depremzedelere hitap ettiği konuşmasında ayrıca yeni konut müjdesi de verdi. Erdoğan, Simav'ın deprem bölgesi olarak kabul edildiğini bu sebeple 8.5 şiddetindeki depreme dahi dayanıklı yeni konutlar yapılacağını söyledi. Erdoğan ayrıca il olmak istediklerini söyleyen Simavlılar'a "Ben Kılıçdaroğlu değilim. Ben dürüst olmak zorundayım. Bütün mesele bir ilde yapılması gereken neyse onun yapılmasıdır" yanıtını verdi.

7/02/2011

seyyah1906

devlet bahçeli ne yazıkki hiç bir sorunu bütünü ile kavrayamıyor temelinde çözemiyoruz

Bahçeli,Twitter'daki hesabından verdiği mesajda , ''Ne üzücü ki hiçbir sorunu bütünü ile kavrayamıyor, temelinde çözemiyoruz. Devlet sorumluluğu taşıyanlar samimi ve içten olmadıklarından, boğuştuğumuz sorunlardan kurtulamıyoruz'' ifadelerini kullandı.

''Sanki herkes krizden medet umuyor, serpilip büyümesi için adeta çaba sarf ediyor. Yaşanılan son talihsiz gelişmeler ister istemez bana bunları düşündürüyor'' görüşünü dile getiren MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları kaydetti:
''Yargının tarafsız, adil, eşitliği önceliğe alan ve genel çıkarı gözeten niteliklerinden uzaklaştığı anlaşılıyor. Bilmemiz lazım ki var olan sorunlar tesadüfen ve anlık gelişmelerin eseri olarak ortaya çıkmadı. Dünden bugüne, sorunlar üst üste birike birike geldi. Nitekim kaos ve kriz ateşine durmadan odun taşındı. Ufukta belirginlik kazanan problemlere kafa yormak ve çözüm üretmek gerekirken istismarla vakit geçirildi.

Nafile gayretler, içi boş beyanatlar, manasız ve hesaplı davetler üzerimize gelen kara bulutları dağıtmaya yetmiyor. Eğer siyasi iktidar hadiselerin gidişatını kestiremiyorsa ya tükenmiştir ya da art niyetlidir. Değişimi anlamadan propagandasını yapanlar, vesayetten kurtuluyoruz derken yeni bir vesayetin bataklığına saplanıyorlar. Var oluşundan bugüne kadar 91 yıl boykot edilmeyen Gazi Meclis bu gün itibarsızlaştırılma süreci ile karşı karşıya bulunuyor. Aklımızdan çıkarmayalım ki dayandığı gelenekleri ve temel ilkeleri çiğnenmiş millet iradesi hepimiz için felaketlere kapı aralar.''