En Yeniler
diğer partiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
diğer partiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8/10/2012

seyyah1906

osman pamukoğlu'ndan başbakana jet yanıt çık bir televizyonda karşıma millet kim neymiş görsün

HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu, Erdoğan'ın 'seviyesiz' sözüne ağır yanıt verdi: Rahatsızlıkların mı nüksetmeye başladı gene? Sana son sözüm, zerre kadar yüreğin varsa, tabii bir tıp heyetinin kontrolunden sonra çık bir televizyonda karşıma; Millet kim neymiş görsün.

Şehit yakınları, gaziler ve terör mağduru siviller ile iftarda bir araya gelen Erdoğan, burada yaptığı konuşmada HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu'nu sert bir dille eleştirdi.


Erdoğan, bir televizyon kanalında 'Hakkari elden çıktı' sözleriyle gündeme gelen Pamukoğlu'na: "Bu kutsal ocaktan çıktıkları halde, bazı televizyon kanallarına çıkmak suretiyle, bu televizyon kanallarında filanca ilimizin artık elden çıktığını söyleyecek kadar seviyesiz insanlar da var bu ülkede. Bunlar generallik seviyesine kadar yükselmiş insanlar. Böyle seviyesizlik olur mu?" sözleriyle yüklendi.



Rahatsızlığın mı nüksetti
Erdoğan'ın kendisini hedef alan sözlerine partisinin internet sitesinden yanıt veren Osman Pamukoğlu: "Biraz önce şehit ailelerine verdiğin iftar yemeğinde güya beni hedef alarak 'Hakkari elden çıktı' diyen birileri var diye, seviyene, kişiliğine ve terbiyene uygun sözler kullanıyorsun... Şimdi beni dinle; Ben senin bildiğin ne siyasetçiyim ned e herhangi bir vatandaş 'Hakkari elden çıktı' lafını iki senedir söylüyorum. Bu bir ironi bunun halk dilindeki karşılığı orada herşeyin kötü gittiği ve gittikçe her şeyin daha kötüye gitmeye meğilli olduğu anlamındadır.. Senin bunu anlayabilecek ne kapasiten ne de seviyen var.



Yoksa rahatsızlıkların mı nüksetmeye başladı gene? Sana son sözüm, zerre kadar yüreğin varsa, tabi bir tıp heyetinin kontrolunden sonra çık bir televizyonda karşıma; Millet kim neymiş görsün... " dedi.e-kolay

7/15/2012

seyyah1906

mehmet bekaroğlu ben oraya buraya atlamak için siyaset yapmadım

Eski HSP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Mehmet Bekaroğlu, CHP'ye geçeceği iddiaları konusunda "Ben oraya buraya atlamak için siyaset yapmadım" dedi.

Bekaroğlu, yaptığı açıklamada, CHP'ye geçeceği iddialarının doğru olmadığını belirtti. İddiaları, kendinin de medyadan duyduğunu vurgulayan Bekaroğlu, şunları söyledi:
"CHP'ye geçeceğim söylentisi medyada konuşuldu. Bundan belki CHP'nin de haberi yoktur, bilemiyorum. Ben oraya buraya atlamak için siyaset yapmadım. Görünür olmaya çalışmak, prim yapmak bana uzak düşüncelerdir." 

1/05/2012

seyyah1906

dikkat et sana görev verenler bir zamanlar kaddafi'ye de görev veriyordu

Halk TV'de Ali Öztunç'un hazırlayıp sunduğu "Meclis Koridoru" programına katılan Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Başbakan Erdoğan'a yönelik ağır eleştirilerde bulundu.

Zeybek, "AKP kökü olmayan bir parti. O yüzden Menderes'e sahip çıkıyor" diye konuştu.
"Sorumlu F-16 pilotu değil hükmet" diyen Zeybek, şöyle devam etti:
"İstihbarat mı yanlıştı yoksa Türkiye yeni bir operasyonla karşı karşıya mı kaldı? Bu sorunun yanıtı çok önemli. Bölgedeki uluslar arası güç ve onların oyunlarını görmeden bu gerçek anlaşılamaz. Sorun BOP'tur. Ama Başbakan BOP'un eş başkanıyım dedi. Ben de sen BOP'un peşbaşkanısın diyorum. Peşinde giden başkanısın yani. Devletin bu olaydan dolayı özür borcu vardır. Kaçakçılık yapan insanların öldürülmesi kabul edilemez. Bu olayın sorumlusu siyasi iktidardır. Son tahlilde hesabı tabi ki siyasi iktidar verecektir. F-16 pilotunun, TSK'nın sorumluluğu yoktur. Hükümet bu sorumluluğu kabul etmelidir."


"Erdoğan'ın derin din bilgisi yoktur"

"Başbakan Erdoğan'ın çok derin dini bilgisi yoktur" diyen Zeybek, şunları söyledi:

"Eğer olsaydı İstanbul'da 'Allahın kuruşu' ifadesini kullanmazdı. Ama ABD için uygun bir isimdi. İslam dünyasına gerçek olmayan bir kahraman yaratmak istiyorlardı, onu da yarattılar. Enver Paşa'ya benzetmek istemem ama benzerlikleri vardır. Enver Paşa'da bir zamanlar İslam dünyasının kahramanı haline getirildi. Araplarda onun için şiirler yazılıyordu. Ama sonunda emperyalist Almanların çıkarı için savaşa girdi."

"Başbakan angut ördekleri gibi" diyen Zeybek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Angut olumlu yönleri olan bir ördektir. Örneğin eşi öldüğü zaman kendisi de kahrından ölürmüş. Ama olumsuz yönü de vardır. Avcısına doğru uçan bir ördektir. Buradan çağrı yapıyorum. Başbakan Erdoğan dikkat et. Sana görev verenler bir zamanlar Kaddafi'ye de görev veriyordu. Cumhurbaşkanı Gül'ü şahsen severim. Kendisine karşı dostluk duyuyorum. Ama Başbakan tarafından tayin edilen bir isimdir."


"AKP köksüz"

AKP'nin Menderes'e sahip çıktığını ifade eden Zeybek, "Çünkü bunların kökü yok. Kendilerine kök arıyorlar. Demirel'e Allah uzun ömür versin ama hakkın rahmetine kavuşsa ona da sahip çıkmaya kalkarlar. Bunlar Milli Görüş gömleğini çıkarttığı için köklerini kaybettiler şimdi Özal ile Menderes ile kök arayışındalar" dedi.

"Bacanağım Doğan'a baskı yapıldı"

"Aydın Doğan benim bacanağımdır. Kendisine ağabey diye hitap ederim" diye konuşan Zeybek, "Türkiye için büyük bir insandır. Türkiye'nin uzun yıllar vergi rekortmenleri arasına girdi. Medya sahibi olan herkesin başına gelenler gibi onun da başına bazı olumsuzluklar geldi. Bu hükümet tarafından Aydın Doğan'a ağır bir yük verildi. Medya üzerinde olduğu gibi bacanağım Doğan üzerinde de baskı kuruldu. O yüzden bacanağımın televizyon ve gazetelerinde ben dahi yer bulamıyorum" dedi.

10/18/2011

seyyah1906

başbakan olunca yine bir mercedes tahsis ettiler o zamanda reddedince bir renault safrane verdiler

Partisinin Kızılcahamam kampında ÖTV zammıyla ilgili eleştirilere “Kardeşim sigarayı içmezsin, olur biter. Alkolü daha az tüketirsin olur biter. Kalkıp da Porsche kullanacağına Fiat’a bin” yanıtını veren, ancak kendisi makam aracı olarak 500 bin TL’lik BMW kullanan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “tasarruf” önerisinin uygulamasını, başbakanlar arasında bir tek merhum DSP lideri Bülent Ecevit yapmıştı.
Ecevit’in yakın koruması ve eski DSP Milletvekili Recai Birgün, Ecevit’in lüks yaşam düşkünü olmadığını ve hep yerli otomobil kullandığını vurgularken “Erdoğan’ın en lüks makam araçlarına binerken halka ‘Fiat’a bin’ çağrısında bulunması ahlaki ve gerçekçi değil” dedi. AKP’nin, zamları güncelleme olarak yutturmaya çalıştığını da kaydeden Birgün, “Ancak halk, bu kadar cahil değil” diye konuştu.

Ecevit, 1997 yılında iktidara geldiğinde Mercedes marka makam otomobilini reddederek önce partisine ait Kartal’a, daha sonra zırhlı Tempra’ya, en son olarak ise Renault Safrane marka yerli otomobillere binmişti. Ecevit, yerli otomobil tercihiyle ilgili olarak şunları söylemişti:

“Biliyorsun, hiçbir zaman yabancı araba kullanmadım. Bundan sonra da kullanmayacağımı herkes bilir. Vaktiyle Meclis, parti başkanlığı için Mercedes bir araba vermişti. Reddetmiştim. Sonra Başbakan olunca yine bir Mercedes tahsis ettiler. O zaman da reddedince bir Renault Safrane verdiler. Pekâlâ rahat ve güvenli. Güvenlik açısından zırhlı olması istenince Odalar Birliği Başkanı Fuat Miras’la görüştüm. Sadece yabancı bir arabanın ön camının yenisinin milyarlarca lira olduğunu ve Türkiye’de zırhlı araba yapımının çok daha ucuza çıkarabildiklerini söyledi.”

9/25/2011

seyyah1906

namık kemal zeybek: pejak denilen belayı iran bitirdi kandil'e de bayrağı dikti

Teröristlerin Siirt'in Pervari İlçesi Belenoluk Jandarma Karakolu'na düzenlediği saldırıya ilişkin bir açıklama yapan Zeybek, "Terörle baş etmek için her olayda sonra (şiddetle kınıyoruz, hiddetle kınıyoruz, kan yerde kalmayacak, gereği yapılacak, suçlular bulunacak) gibi beyanatlar yetmez" diyerek şunları söyledi:
"Terörü kınamayın, yok edin. Ne kınayıp duruyorsunuz? Terörü kınamakla olmuyor bu iş. Pejak denilen belayı İran bitirdi. Kandil'e de bayrağı dikti. Ben de diyorum ki şunların kandillerini yakın. Yakın girin oraya, dikin oraya bayrağı. Yani kim bize, (bunu yapmayın) diyebilir? Vatandaşlarımız ölüyor, Kızılay'da ölüyor. Son 2 ayda 70'e yaklaştı kayıplarımızın sayısı. Kanı akan bir ülkenin, devlet olarak yapması gereken görevini yapmak üzere harekete geçmesine kim karşı çıkabilir? Karşı çıkana biz nasıl dost diyebiliriz? Versinler bana yönetimi, bir yıl sonra geri vereyim onlara. Bakalım terör kalacak mı ? Kandil'e bayrak dikmek o kadar basit değilse, çok zor geliyorsa, bunu yapacak olanlara devretsinler."

"Başbakan, hükümet-devlet kavramlarını bilmiyor"

Başbakan Erdoğan'ın "Hükümet-Devlet kavramları konusunda biraz eğitilmesi lazım" diyen DP Lideri Zeybek, şöyle devam etti:
"Teröristlerle böyle ilişkiler olursa, bu işler böyle gitmez. Başbakan, terör örgütünü kastederek (Hükümet görüşmüyor, devlet görüşüyor) diyor. Başbakanın, hükümetle devlet kavramlarının ne olduğu konusunda biraz eğitilmesi lazım. Bilmiyor, bilmiyor, bilmiyor. Söylüyorum, söylüyorum, anlatamıyorum. Devlet dediğimiz şey bir yanıyla hükümettir, bir yanıyla yasamadır, diğer yanıyla da yargıdır. Üçünün birleşiminden devlet meydana gelir. (Devlet görüşüyor) derseniz, sokaktaki, kahvedeki ağızla konuşmuş olursunuz. O da bir Başbakana yakışmaz. Demek ki, O da devlet derken, MİT'i anlıyormuş. Anlatamıyorum ama anlatmaya devam edeceğim.

Terör örgütüyle devlet adına görüşen bir yetkili, devletin temsilcilerini hedef göstererek, terör örgütü temsilcilerine, (bölgenizdeki çok kıymetli valiler ve emniyet müdürleri içinde, bunlar bize düşman diyebileceğiniz kimse var mı?) diye soruyor. Demek ki çok kıymetli insanların, terör örgütüne düşman olmaması lazım. Yani bu vali, terör örgütüne düşman olmayacak ta, devleti temsil eden vali kime düşman olacak? Ve terör örgütünü düşman olarak görmeyen bir valinin orada ne işi var? Şeytanla görüşenler şeytandan akıl alırlar. Şeytan da hiçbir zaman akan kanın durması için akıl vermez. Bıraksınlar şu şeytanla görüşmeyi de iş yapsınlar. Rahmanla görüşmenin yolunu arasınlar. Ne işleri var şeytanla? Şeytanla görüşmeyi, mecazi olarak bile görüşmeyi, inancımıza aykırı buluyoruz. Teslim olmasınlar. Obama'dan icazet almak zorunda hissetmesinler kendilerini, gereğini yapsınlar."
Terörü övmenin düşünce özgürlüğü olmadığının altını çizen Zeybek, "Sonuna kadar düşünce ve inanç özgürlüğünü savunuyorum. Terörü övmek, düşünce değildir. Dolayısıyla buradan savcıları göreve davet ediyorum" diyerek "teröre destek veren herkes hakkında mutlaka cezai kovuşturma yapılmalıdır ki, psikolojik üstünlük devlete geçsin" dedi.

9/09/2011

seyyah1906

turgut özalın yaptırdığı anap genel merkezi alışveriş merkezi oluyor

Sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın anıları yıkılıyor...

Eski ANAP Binasının bir kısmı alışveriş merkezi haline geliyor.

Turgut Özal'ın kişisel eşyalarının sergilendiği müze de yerinde olmayacak.
Eski ANAP'lılar duruma sert tepki gösterdi.

Anavatan Partisi, Turgut Özal'la birlikte siyasi tarihin bir dönemine damgasını vuran Türkiye'nin köklü partilerinden biriydi.

Kuruluşundan kısa bir süre sonra da parti için yeni bir bina yapıldı.

Anavatan Partisi'nin en hareketli olduğu dönemlerde bu binadan 3 başbakan bir de cumhurbaşkanı çıktı.

Anavatan Partisi Demokrat Parti ile birleştiğinden beri bu bina Demokrat Parti tabelasını taşıyor. Ve bugünlerde, iş merkezi yapılmak üzere binanın bir kısmı yıkılıyor.

Binanın yıkılmasına eski ANAP'lı bakanlar sert tepki gösterdi.

Vehbi Dinçerler, "ANAP'ın eski binası şimdi Demokrat Parti'ye kaldı ve şu andaki Demokrat Parti yönetimi yani Başkan Kemal Zeybek de burayı iş merkezine çeviriyor yani Özal'ın fiziki hatırasını yerle bir ediyor, gömüyor yani. binamızı gömüyor. Yani Türkiye'de ibretlik bir vefasızlık örneğidir" dedi.

Halil Şıvgın ise "Ben bunu sayın Namık Kemal Zeybek'in uygulamayacağı kanaatindeyim. En azından bu uygulamayı durdurması gerektiğine inanıyorum. Tabi Turgut Özal'ın felsefesini sildiklerine, yaşayan hatıralarını da silerek onu tamamen mezara gömme felsefesi yatıyor gözüküyor. Yani durum böyle olmasa dahi vatandaş böyle algılar" diye konuştu.