En Yeniler
gazze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gazze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9/24/2011

seyyah1906

tel aviv'de erdoğan afişleri neden mavi marmarayı suriyeye göndermiyorsun

İsrail'in başkenti Tel Aviv'e asılan dev pankartlarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan ifadeler yazıldı. Erdoğan'ın resminin yanına yazılan mesajda "Müslüman liderler ve gruplar kendi vatandaşı olan binlerce kişiyi öldürüyor." denildi.
Sosyal paylaşım sitesi twitter'da paylaşılan dev pankartta Erdoğan'ın resimlerinin yanına İngilizce ağır ifadeler yazıldı.

"İsrail vatandaşlarını koruma hakkına sahiptir!" başlığının yer aldığı panlartta Başbakan Erdoğan için, "binlerce masum insanın katili" anlamına gelen ifade ile "Ahmedinejad, Essad ve Gazze'deki teröristlerin arkadaşı" denildi.

Pankarttaki başka bir mesajda ise Erdoğan'a "Mavi Marmara'yı neden Suriye'ye gönder miyorsun?" sorusu yönetliyor.

Başkent Tel Aviv'in göbeğine asılı pankarttaki hakaretlerin Türkçe anlamı şöyle:

- Müslüman liderler ve gruplar kendi vatandaşı olan binlerce kişiyi öldürüyor.

- Erdoğan, Suriye'de de iyiler neden sen Mavi Marmara'yla yardım göndermiyorsun?

- Erdoğan, seçtiğin arkadaşlar, Ahmedinejad, Esad ve Gazze terörist!

- İsrail vatandaşlarını koruma hakkına sahiptir!

9/14/2011

seyyah1906

guardian:erdoğan bir medya yıldızı arap liderlerini zor duruma düşürüyor

Erdoğan'ın Kuzey Afrika temaslarını değerlendiren Guardian, bu ziyaretin Türkiye'nin Orta Doğu'da ağırlığını artırma ve İsrail'i yalnızlaştırmayı amaçladığını kaydetti.
Erdoğan'ın Kahire’de coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandığını, medyanın ziyarete büyük ilgi gösterdiğini belirten Guardian, "Türk-Arap birliğine vurgu yapan Erdoğan, Türkiye'nin Arap baharının kalbinde lider rolü oynamak istediğini saklamıyor" dedi. Yazıda Sultan el Kasımi adlı bir Arap dünyası uzmanının şu sözlerine yer verildi:

"Erdoğan bir medya yıldızı. Arap liderlerini zor duruma düşürüyor. Memleketlerine gidip onları eleştiriyor. Biraz fırsatçılık yaptığı söylenebilir. Zira, İsrail Gazze saldırısı nedeniyle özür dilemeyi reddettiği için bunu yapabiliyor. Ama ülkesinde iyi işler başardığı için itibarı var."
Düş kırıklığı

Guardian'da Ian Black imzasını taşıyan bir analizde ise Erdoğan'ın yüksek riskli bir oyuna girdiği belirtilerek özetle şöyle denildi.

"Erdoğan'ın Kahire'de yaptığı konuşmalar, Türkiye'nin Orta Doğu'da daha büyük bir oyuncu olma çabasınında mükemmel bir platformdu. Gazze saldırısından sonra İsrail'le onlarca yıl sürdürdüğü ittifakı bozarak bu ülkeyi açık bir şekilde eleştirmeye başlayan Türkiye'nin bölgede daha güçlü bir rol oymama arzusu, bir düş kırıklığının ürünü. Zira Türklerin Avrupa Birliği'ne katılma çabaları Almanya ve Fransa tarafından fiilen engellenmiş durumda. İran'ın aksine Türkiye, sempatik bir Sünni güç. Türkiye'ye, İsrail'e karşı sesini diğer Arap ülkelerinden daha fazla yükseltebildiği için hayranlık duyuluyor.

Analizde, "Bütün bu heyecana rağmen, Türkiye'nin çok ileri gidemeyebileceği" belirtildi:


"Türkiye Suriye krizinde çok aktif olmasına karşın, Beşar Esad'ın gitmesini isteyen Batılı ülkeler kadar sesini yükseltemedi. Erdoğan ABD, İsrail ve Filistin Özerk Yönetimi'nin tepki göstermesi olasılığı nedeniyle Gazze'ye gitmeme kararı aldı. Foreign Policy Journal dergisinde Daniel Wagner, Erdoğan'ın bahislerin daha fazla yükseltilemeyeceği bir oyuna girdiğini yazıyor. Wagner şöyle diyor: ABD Türkiye ile İsrail arasında bir seçim yapmak zorunda kalsa doğal olarak İsrail'i seçer."
'Erdoğan liderimiz olsaydı Kudüs'ü geri alabilirdik'

Financial Times da Erdoğan'ın Kahire'de İsrail'e sert suçlamalar yönelterek, İsrail'i alarma geçiren ve Amerika Birleşik Devletleri'ni kaygılandıran dış politika değişikliğini perçinlediğini belirtti. Gazete, Kahire'de Erdoğan'a sevgi gösterisinde bulunan bir kişinin, "Erdoğan'ın tavrı Arap liderlerinkinden çok iyi. İsrailli diplomatları ülkesinden ilk o kovdu" dediğini başka bir göstericinin "Erdoğan liderimiz olsaydı, Kudüs'ü kurtarırdık" yazılı bir döviz taşıdığını aktardı.
'İslam dünyasının yeni sesi'

Times gazetesi de Erdoğan'ın Kahire'de kendisini "İslam dünyasının yeni sesi" olarak göstermeye çalıştığını yazdı. Gazete Erdoğan'ın "Gazze'de ağlayan Filistinli bir çocuk, Ankara'daki bir annenin yüreğini sızlatır" sözlerini öne çıkardı.

Daily Telegraph ise, Erdoğan'ın uluslararası topluma Filistin'i tanıma çağrısında bulunarak Amerika'yı karşısına aldığını kaydetti. Gazete, Erdoğan'ın Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne yapacağı tanınma başvurusu öncesinde diplomatik harareti yükselttiğini vurguladı.

Daily Telegraph, ABD Başkanı Barack Obama'nın Arap dünyasını kızdırma pahasına İsrail'e bu konuda destek verdiğini ve "Güvenlik Konseyi'ne böyle bir başvuru gelirse şiddetle karşı çıkacağız" dediğini hatırlattı.

9/12/2011

seyyah1906

guardian:israil başbakanı binyamin netanyahu şimdi seçim yapmak zorunda

İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün Mısır'a yapacağı ziyareti değerlendirdiği başyazısında, İsrail'in bölgede iyice yalnızlaşabileceğini yazdı:
Yazıda özetle şöyle deniyor:

"Erdoğan'ın ziyareti, binlerce Mısırlının İsrail elçiliğine gerçekleştirdiği saldırının üç gün sonrasına rastlıyor."

"Mısırlılar, üç hafta önce İsrail sınırında beş askerlerinin öldürülmesi nedeniyle öfkeliydi. Altıncı asker de hafta sonunda öldü. Erdoğan, geçen sene Gazze filosunda dokuz vatandaşı İsrail askerlerince öldürülmüş bölgesel bir güç ve NATO üyesi olarak Mısır'a desteklerini götürecek."

"Erdoğan, bundan sonra yardım gemilerine Türk savaş gemilerinin eşlik edeceği tehdidinde bulunuyor. Eğer devrim sonrası Mısır ve ekonomisi atağa kalkan Türkiye, eski müttefiklerine karşı birleşirse - ki böyle yapacaklarına dair birçok işaret var - İsrail bölgede derin bir yalnızlığa düşer."
‘Yakınlaşmanın bedeli arttı’
Guardian'ın yazısı söyle devam ediyor:

"İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu şimdi seçim yapmak zorunda. Mavi Marmara'daki ölümler için özür dilemeyi reddederek Türkiye'yi aşağılamanın büyük bir hata olduğunu anlamalı. Düşmanca bir Türkiye-Mısır ittifakının etkisi yıllarca sürebilecek stratejik sonuçları olabilir. Bunun sonuçları, Birleşmiş Milletler'deki Mavi Marmara soruşturmasında kazanılan ve etkisi sadece birkaç gün süren taktik zaferi gölgede bırakır."

"İsrail'in Türkiye'yle ilişkilerini düzeltmesi ve bunu derhal yapması gerekiyor. Böyle bir yakınlaşmanın bedeli son bir hafta içinde çok artmış olabilir ama bunu ödemeye değer. İsrail Başbakanı'nın Cumartesi günü Kahire'deki olaylara tepkisi ılımlı ve ölçülüydü. Belki bunun şimdiden farkında."

Netanyahu'nun seçeneklerinin açık olduğunu vurgulayan Guardian, başyazısını şöyle noktalıyor:

"Ya yeni bir savaşa hazırlanır ya da İsrail'in zayıf ve düşman komşularına artık iradesini dayatamayacağını kabul eder. Ama İsrail'in komşuları güçleniyor. Ha'aretz gazetesi İsrailli yolcuların havaalanında, Türklerin gördüğü benzer muameleye misilleme olarak taciz edilmesine atıfla İsrail'in başkalarına saygı göstermesi için küçük düşürülmesi gerektiğini söylüyor. Artık kimsenin daha fazla aşağılanması gerekmiyor ama komşularının saygısı azaldı."

9/10/2011

seyyah1906

kılıçdaroğlu:avukatlığını üstlenen o gruplardan o cemaatlerden madalya alanlardır

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin eski genel merkez binasındaki Parti Okulu'nun açılış töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail'e yaptırımlarla ilgili yaptığı "Gazze'ye gidecek yardım gemilerine Türk donanması eşlik edebilir" açıklamasını değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Gazze'ye yardımı Kızılay götürüyor, zaten bir sorun yok. Çünkü Kızılay bizim milli kuruluşumuz, ayrıca Gazze'de yeri var, depoları var. Herhangi bir güvenlik sorunu olduğunu da sanmıyorum. Ama yabancı bandıralı gemilere bizim savaş gemilerimiz eşlik edecekse bunun herhalde bir gerekçesi olması gerekir. O gerekçeyi de sanıyorum Başbakan parlamentoda bize açıklar" dedi.



"Çelik ciddiye alınacak birisi değil"

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'in "Acaba Sayın Kılıçdaroğlu mezhep yakınlığı dayanışmasıyla mı Suriye'ye bu manada sahip çıkıyor" sözlerini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu "Ciddiye alınacak birisi değil" dedi.



"Bizim vaat ettiklerimizi kendileri gerçekleştirmek istiyor"

Hükümet'in bedelli askerlikle ilgili yasayı yeni dönemde Meclis gündemine getireceği yönündeki haberlerin anımsatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Daha önce seçimlerde aile sigortası, intibak yasası, askerlik süresinin kısaltılmasıyla ilgili yurttaşlarımıza söz vermiştik. O dönem Sayın Başbakan askerlik süresiyle ilgili olarak 'Bu ülkeyi kim savunacak' diye bizi eleştirmişti. Yaptığımız çalışmaların ve halka verdiğimiz vaatlerin tümünün uygulanabilir olduğunu artık AKP de gördü, önümüzdeki süreç içinde parlamentoya gelecek ve biz de ayrıca kanun tekliflerimizi vereceğiz" dedi.

Söyledikleri her şeyi ince eleyip sık dokuyarak söylediklerini, AKP'nin kendilerini boş vaatlerde bulunmakla suçladığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Ama bugün bizim yaptıklarımızı, söylediklerimizi, halka vaat ettiklerimizi kendileri gerçekleştirmek istiyorlar, bundan da memnuniyet duyuyoruz" şeklinde konuştu.



"Asıl avukat füze kalkanını Türkiye'ye getirendir"

Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin sorusu üzerine Hükümet'ten kendisine yöneltilen "İsrail'in avukatlığını yapıyor" suçlamasına bir kez daha yanıt verirken şunları kaydetti:

"Ben sadece ve sadece Türkiye cumhuriyeti yurttaşlığının avukatlığını üstlenmekten onur duyarım, onun dışında hiç kimsenin avukatlığını üstlenmedim. Avukatlığını üstlenen, o gruplardan, o cemaatlerden madalya alanlardır. Amerika'da üstün hizmet madalyasını Yahudi gruplarından alan kim; Recep Tayyip Erdoğan. O madalyanın gereği olarak avukatlığını yapıyor zaten. İsrail'in güvenliği için füze kalkanını Türkiye'ye getiren kim; o avukatlığı üstlendiği için avukatlığın gereği olarak bunu yapıyor. Şimdi halkın önüne çıkıp 'İsrail'e savaş gemileri göndereceğiz, şunu yapacağız, bunu yapacağız...' Bunların tamamı boş, halkı kandırmaya yönelik söylemler. Eğer sen halkın önünde saygın bir Başbakan olmayı kabul ediyorsan, öyle bir niteliğin varsa önce aldığın o madalyayı iade edersin, gereğini yaparsın. Ben de o zaman derim ki evet, Başbakan gereğini yaptı."
seyyah1906

başbakan erdoğan: obamaya türk olduğu içinmi vatandaşınıza sahip çıkmıyorsunuz dedim cevap veremedi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Anamuhalefet partisinin Genel Başkanı çıkıyor, İsrail'in avukatlığını yapıyor. Sana mı kaldı bu iş?
Bırak orada zaten Türkiye'ye vurmak isteyen var. Sen de mi aynı şeyi yapıyorsun? Onun avukatlığını yaptığın zaman oylarını artacağını mı zannediyorsun veya sana onun bir güç katacağını mı zannediyorsun?'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Kayseri'de şunları söyledi:

''(Gemiyi, hücum botlarımızı vesairemizi Gazze'ye götürürse alnından öperim) diyor. Kusura bakma ben bu tertemiz alnımı, senin o lekeli dudaklarına sürdürmem. Buna ihtiyacımız yok, biz yaptığımız işi niçin yaptığımızı biliriz.''

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

''MHP'nin Genel Başkanı çıkıyor, 'Somali ile, şurayla burayla uğraşacağına PKK ile uğraş' diyor. Bunların ne kadar küçük düşündüğünü görebiliyor musunuz? Biz büyük bir devletiz, Selçuklu'nun Osmanlı'nın bakiyesi üzerine kurulmuş bir devletiz. Bizi öyle küçük, kısır bir zihniyetle tanımlamaya Sayın Bahçeli senin gücün yetmez, buna müsaade etmeyiz. Biz PKK ile de mücadelemizi sürdürürüz, ama dışarıda da yardım elimizi, yardım eli uzanmayan kardeşlerimize de uzatırız. Aldığımız terbiye budur, mirasın gereği budur.''

'Obama bu soruma cevap veremedi'

Anamuhalefet partisinin Genel Başkanı çıkıyor, İsrail'in avukatlığını yapıyor. Sana mı kaldı bu iş? Bırak orada zaten Türkiye'ye vurmak isteyen var. Sen de mi aynı şeyi yapıyorsun? Onun avukatlığını yaptığın zaman oylarını arttacağını mı zannediyorsun veya sana onun bir güç katacağını mı zannediyorsun. Obama'ya "Mavi Marmara gemisinde öldürülen Furkan sizin vatandaşınız değil mi? Türk olduğu için mi kendi vatandaşınıza sahip çıkmıyorsunuz?" dedim. Bana cevap veremedi. Muhalefet partileri iktidara hakaret etmek için birbirleriyle yarışıyor.

9/07/2011

seyyah1906

financial times:türkiye'nin tavrı mısır ve ürdün'ün israille ilişkilerini gözden geçirmesine sebep olabilir

Financial Times gazetesi Türkiye'nin İsrail'e karşı sertleşen tavrının Mısır ve Ürdün'ü de etkileyebileceğini yazıyor.

Gazeteye göre Türkiye'nin tutumunun zaman içinde Mısır ve Ürdün'ün İsrail ile ilişkilerine de yansıması olasılığı, İsrailli yetkilileri en çok endişelendiren konu.
Arap dünyasında sadece Mısır ve Ürdün'ün İsrail ile diplomatik bağları olduğunu hatırlan gazete, İsrail'in bu iki ülkeyi de kaybetmesi durumunda Müslüman aleminde hiçbir müttefiki kalmayacağını ifade ediyor.

Financial Times, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün İsrail için kullandığı "şımarık oğlan" sözlerini başlığına taşıdığı haberde olası bir Gazze ziyaretinin sonuçlarına da değinmiş.

Erdoğan'ın Mısır'dan Gazze'ye geçebileceğini belirten gazete, İsrailli gözlemcilerin Mısır gezisini ''kritik bir sınav'' diye nitelediğini yazıyor.

Financial Times'a göre Türk liderin Mısır'dan Hamas'ın kontrolündeki Gazze Şeridi'ne geçmesi hem Filistinli İslamcı örgüte büyük bir siyasi zafer kazandırır hem de İsrail'e diplomatik anlamda ciddi bir darbe indirir.
'Tanrı gibi karşılanır'

Independent gazetesi de aynı konuyla ilgili haberinde, İsrail'in eski Ankara elçilerinden Alon Liel'in şu sözlerine yer veriyor:

''Şayet Erdoğan Gazze Şeridi'ne girerse, bir Tanrı gibi karşılanacaktır.''

Alon Liel, İsrail ve ABD'nin olası Gazze ziyaretini engellemek için ellerinden gelen çabayı göstereceklerini belirtiyor.

Independent, Başbakan Erdoğan'ın da dün yaptığı konuşmada Gazze ziyareti konusunda henüz nihai karara varmadığını ve izleyeceği yolu Mısırlı muhataplarına danıştıktan sonra belirleyeceğini söylediğini aktarıyor.

Eski İsrailli diplomat Alon Liel'in görüşleri, Financial Times'ın satırlarında da mevcut.

''Eğer Mısırlılar Erdoğan'ın Gazze'ye Refah sınır kapısından girmesine izin verirse, Türkiye ve Mısır arasındaki ilişkilerde de yeni bir döneme girilmiş olur.'' diyor İsrailli gözlemci ve şöyle devam ediyor:

''Eğer izin çıkarsa, bu bölge diplomasisinde dramatik bir yön değişimi anlamına gelecektir.''

9/02/2011

seyyah1906

israile özür misillemesi askeri anlaşmaları askıya aldı büyükelçiyi sınırdışı ediyor

Türkiye, İsrail'le tüm askeri anlaşmaları askıya alma ve büyükelçisini sınırdışı etme kararı aldı.

Karar İsrail'in 15 ay önce Gazze'ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine düzenlediği baskın hakkındaki BM raporunun basına sızmasını izliyor.
BM Soruşturma Komisyonu, dokuz kişinin öldüğü bu olayda İsrail'i aşırı güç kullanmakla suçluyor ancak Gazze ablukasının yasal olduğunu da belirtiyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, BM raporunun siyasi saiklere dayandığını söyledi.

Konuyu uluslararası mercilere taşımaya kararlı olduklarını belirten Davutoğlu'na göre Türkiye'nin alacağı önlemler şunlar:

İlişkiler ikinci katip düzeyine indirilecek, bunun dışındaki tüm görevliler ülkelerine gönderilecek
Askeri anlaşmalar askıya alınacak
Türkiye, Doğu Akdeniz'de seyrüsefer serbestisi için önlem alacak
Türkiye, Gazze ablukasını tanımadığını ilan ederek konuyu Uluslararası Adalet Divanı'na götürecek. Ayrıca BM Genel Kurulu'nu harekete geçirmek için de girişimlere başlayacak
İsrail saldırısının Türk ve yabancı tüm mağdurlarının mahkemelerdeki hak arama girişimlerine destek verilecek.

"Devletimizin kararlılığını bazıları belki anlayamamışlardı. Şu anda alınan tedbirler bunun ilk aşamasıdır. İsrail'in davranışına göre daha ileride alınacak başka tedbirler de söz konusu olabilir"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türk-İsrail ilişkilerinde bugün gelinen noktanın sorumlusunun İsrail hükümeti olduğunu vurgulayarak, "İsrail hükümeti gereken adımları atmadıkça bu noktadan geri dönülmesi söz konusu olmayacaktır" dedi.
Türkiye, İsrail'den özür dilemesini, mağdurlara tazminat ödemesini ve Gazze ablukasını kaldırmasını istiyor.

AP haber ajansına adının verilmemesi kaydıyla konuşan İsrailli bir yetkili, raporda ülkesinden özür istenmediğini, üzüntülerini belirtmesinin ve tazminat ödemesinin istediğini vurguladı.

Eylemlerinin uluslararası hukuka uygun olduğunun bu raporla belgelendiğini belirten İsrailli yetkili, "bölgesel istikrarın temel taşı olan Türkiye ile işbirliğine dönmeyi umduklarını" söyledi.
'Uzlaşmıştık ama bozdular'

Davutoğlu ise basın toplantısında Türkiye'nin çatışmayı değil barışı, zulmü değil adaleti hakim kılmak isteyen bir anlayışın temsilcisi olduğunu ifade ederek "Bunun içindir ki nasıl Bosna'daki, Kosova'daki katliamlara karşı sesimizi yükselttiysek, Gazze'ye yapılan insanlık dışı saldırılara karşı da tepkimizi gösterdik" diye konuştu.

Davutoğlu şunları kaydetti:

"Gerçek barışın inşasının yolu, dost ülke vatandaşlarını katletmekten değil, dostlukların güçlendirilmesinden geçmektedir. Ancak mevcut İsrail hükümetinin bu yalın gerçeği görmekten, Ortadoğu coğrafyasındaki devasa değişimlerin sonuçlarını idraktan aciz olduğu açıktır. Bu vesileyle, aldığımız ve alacağımız tedbirlerin, sadece mevcut İsrail hükümetinin tutumuyla bağlantılı olduğunu özellikle vurgulamak isterim."

Ahmet Davutoğlu, İsrail ile yapılan müzakerelerde Türkiye'nin özür ve tazminat taleplerini karşılayan anlaşma metinleri üzerinde birkaç kez uzlaşıldığını ancak İsrail Başbakanı Netanyahu tarafından onaylanan bu metinlerin İsrail Bakanlar Kurulu içinde çıkan anlaşmazlıklar yüzünden vazgeçildiğini söyledi.

Dışişleri bakanı amaçlarının tarihe mal olmuş Türk-Yahudi dostluğuna halel getirmek değil, bilakis İsrail hükümetinin bu istisnai dostluğa sığmayan bir yanlışını düzeltmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Mavi Marmara gemisi

Açıklamaya destek veren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise "Rapor açıkçası bizim için yok hükmündedir" dedi.

Gül ''Aslında bu açıklamalar ve bu tedbirler daha erken alınacaktı ama müttefik ülkelerin iyi niyetli gayretlerine fırsat vermek için bugün beklenmiştir" dedi ve devam etti:

"Şu an olayların unutulmadığını ve vatandaşlarımızın hak ve hukukunun sonuna kadar korunacağını göstermek açısından devletimizin kararlılığını bazıları belki anlayamamışlardı. Şu anda alınan tedbirler bunun ilk aşamasıdır. Olayların seyrine göre, İsrail'in davranışına göre daha ileride alınacak başka tedbirler de söz konusu olabilir.''
Hamas'tan tepki

Başkanlığını Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı Geoffrey Palmer'ın yaptığı BM Soruşturma Komisyonu'nun raporu aylar önce tamamlanmış, ancak Türkiye ile İsrail'in raporun duyurulmasından önce uzlaşma çabası içinde olmaları nedeniyle yayımlanması ertelenmişti.

Komisyonda Kolombiya'nın eski lideri Alvaro Uribe ile İsrail ve Türkiye'den birer diplomat da vardı.

Bu arada abluka altındaki Gazze'yi yöneten Hamas da raporu kınadı.

Hamas sözcüsü Sami Ebu Zühri raporun ablukaya meşruiyet tanıyarak, İsrail'e bu olaydaki sorumluluklarından kaçma fırsatı tanıdığını belirtti.