En Yeniler
komisyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
komisyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/29/2011

seyyah1906

akp grup başkanvekili bekir bozdağ herkes konuşuyor ağzı olan konuşuyor hesabı

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, BDP'nin desteklediği milletvekilleri ile CHP'li milletvekillerinin yemin etmemelerinin, demokrasi açısından üzücü olduğunu ifade etti.
Tutuklu milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile ilgili sorunun ''CHP'nin bizzat yarattığı sorun'' olduğunu belirten Bozdağ, CHP'nin, bu durumu daha adaylık sürecinde bildiğini ifade etti.
Parlamento'nun bugüne kadar hiçbir şekilde boykot edilmediğini kaydeden Bozdağ, ''TBMM ilk defa böyle bir boykot ile karşı karşıyadır. Parlamento, CHP ve BDP tarafından tehdit edilmektedir. Bugüne kadar TBMM hiçbir dönemde hiçbir tehdide boyun eğmemiştir. CHP bu davranışı ile fevkalade yanlış çığır açmıştır. Yarın herhangi bir parti 'Benim dediğim olmazsa Parlamento'ya gelmiyorum' diye dayatma yaptığı zaman Meclis'i her tehdit edenin karşısında boyun eğer duruma getirmeye kimsenin hakkı yoktur'' diye konuştu.

Bozdağ, CHP'nin, milletin kendisine verdiği iradeye, desteğe saygı duyması, bu desteğin sesini Parlamento'ya taşıması ve sorunun çözümüne ilişkin önerilerini ortaya koyması gerektiğini ifade etti. Sorunun, ''CHP'nin yarattığı, büyüttüğü ve kilitlediği'' bir sorun olduğunu belirten Bozdağ, tehdit ya da başka usullerle Parlamento'nun farklı yönlere sevkinin yanlış olacağını vurguladı. Bozdağ, CHP'nin boykot dışında sorunun çözümüne ilişkin tek bir önerisini görmediklerini kaydetti.


'Ağzı olan konuşuyor'

Tepkisel çözümlerin her zaman farklı sonuçlarının ortaya çıktığını belirten Bozdağ, şöyle devam etti: ''Tutukluluk sürelerini, milletvekili olduğu zaman kaldırma yolunda bir düzenleme yaptığınızda bunun ortaya çıkaracağı sonuçlara iyi bakmak lazım. Yani şimdi, 'milletvekili seçilen bir kişi hakkında herhangi bir mahkumiyet yoksa tutukluluk kararı kaldırılır ve milletvekilliğine devam eder' diye bir düzenleme yaptığınızda ne gibi durumlar karşınıza çıkabilir? Örneğin Alparslan Aslan... Tutuklu sanık. Aday gösterilse, hapishaneden çıkıp Meclis'e gelip yemin etmesine Türkiye, CHP ne diyecek? Diyelim Ogün Samast... Seçildi, tahliyesine karar verildi. Parlamento çalışmalarına gelip katılacak mı? Veya Kandil'de Murat Karayılan... Hakkında mahkumiyet yoksa, bağımsız aday oldu ya da bir parti aday gösterdi ve seçildi. Sonra silahı bırakıp Parlamento'da gelip yemin edecek mi? Biz bunu kabul edecek miyiz? Bunların ortaya çıkaracağı sonuç o kadar çok ki. Herkes konuşuyor. 'Ağzı olan konuşuyor' hesabı...''


'Parlamento çalışmalarını engellemez'

Bozdağ, CHP'li milletvekillerinin yemin etmemelerine rağmen grup yöneticilerini seçmelerinin geçerli olup olmadığı yönündeki soru üzerine, grup başkanvekillerinin seçilebileceğini, buna engel bir durum olmadığını, ancak Genel Kurul ve komisyon çalışmalarına katılmaları için yemin etmeleri gerektiğini söyledi. Bozdağ, milletvekillerinin yemin etmedikleri sürece danışma kurulu ya da grup önerilerine imza atma imkanlarının olmayacağını kaydetti. Bekir Bozdağ, TBMM Geçici Başkanı Oktay Ekşi'nin yemin ettiğini, milletvekili sıfatına haiz olduğunu ve kanun teklifi verebileceğini söyledi.

Bozdağ, CHP'nin yemin etmeme tutumunu sürdürmesi halinde Meclis Başkanı seçiminde herhangi bir aksama olmayacağını ifade etti. CHP'nin bu tutumunun TBMM'nin çalışmalarına engel bir durum olmadığını anlatan Bozdağ, ''Toplantı ve karar yeter sayılarında aranan şartlar sağlanırsa çalışmalar devam eder. Bunu herhangi bir partinin engellemesi söz konusu değildir. Genel kurul ve komisyon çalışmaları da yapılabilir. Parlamento çalışacaktır. Ama biz, anamuhalefet partimizin de Meclis'in bütün organlarında temsil edilmesini arzu ediyoruz'' dedi. Bekir Bozdağ, Meclis Başkanı adayı ile ilgili ön plana çıkan bir isim olup olmadığı yönündeki soru üzerine, bu konuda CHP ve MHP ile görüş alışverişinde bulunulduğunu, ancak herhangi bir ismin önerilmediğini söyledi.

6/15/2011

seyyah1906

kemal kılıçdaroğlu sonunda patladı sabah akşam konuşmayın imza toplayıp gelin

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, olağanüstü kurultay isteyenlere seslendi, "Sabah akşam TV'lerde konuşup, bağırıp çağıracaklarına imzaları toplayıp getirsinler. Gereğini yapayım" dedi. Seçim sonuçlarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Ortada zafer de yok, hezimet de yok" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti disiplini uyarısında bulundu ve "herkes düşüncesini partiyi yıpratmadan, kurumsal kimliğe zarar vermeden söylemelidir" dedi.


Hiç kimseye, "imza at veya imza atma" demeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "herkesin hür iradesiyle karar vermesi gereken bir süreçten geçiyoruz" diye konuştu.


Bu konuda kimseye baskı yapmayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "baskı yapıldı denmesin diye, il başkanları toplantısını bile bir süre erteledim. Herkes eteğindeki taşı döksün" dedi.


Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak mahalle, ilçe, il bazında ayrıntılı rapor istediğini kaydeden CHP lideri, raporlar geldikten sonra değerlendirme yapılacağını kaydetti; Parti Meclisi'nin de temmuz ayı başında toplanacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, konunun ayrıntılarıyla o toplantıda ele alınacağını vurguladı.

Kılıçdaroğlu parti içi muhalefetin lider adaylarına ilişkin bir çok ismin konuşulduğunun hatırlatılması üzerine de, "CHP'de herkes lider olabilir. CHP'nin birikimi fazla" dedi.

Tüzük değişikliği ile ilgili çalışmaların başladığını, komisyonların kurulacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, "özel bir tüzük kurultayı yapmayacağız. Muhtemelen 2012 Mayıs ayında yapacağımız olağan kurultayımızda tüzük değişikliklerini de yapacağız" diye konuştu.


Ortada zafer de hezimet de yok

Seçimde umdukları sonuçu alamadıklarını belirten CHP lideri, "ancak 2007 seçim sonuçlarını baz aldığımız da, ortada zafer de yok, hezimet de yok" diye konuştu.


Başbakan'ın yaklaşımı ikiyüzlü

Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın, "helalleşelim" çağrısı yapmasını da, "iki yüzlü bir yaklaşım" olarak niteledi, "seçim sürecinde istediğini söyler, hakaret ederim. Seçim bitince helalleşelim samimi bir yaklaşım değildir. Helalleşmeyi düşünen, bir gün sonra pişman olur" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın, "anayasa için kapısını çalarım" yaklaşımını ise, "Randevu isterse tabi görüşürüz. Kapımız açık. Bizim anayasayla ilgili ne istediğimizi herkes biliyor. Ama AKP ne istiyor kimse bilmiyor. Başbakan'ın ne anlatacağını merak ediyoruz" dedi.

Başbakan'ın anayasa değişikliği konusunda uzlaşma arayacağına inanmadığını da söyleyen Kılıçdaroğlu, anayasanın uzlaşma komisyonundan geçmesi, her siyasi partinin, "evet" diyeceği bir anayasa olması gerektiğini vurguladı.


Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl

CNN Türk'e açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Köşk tartışmasına da değindi, AKP içindeki görüş ayrılığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanının görev süresinin tartışmasız 5 yıl olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "seçim 2012'de yapılmalıdır" dedi.

Kılıçdaroğlu, eğer Cumhurbaşkanı Gül isterse, bir kez daha aday olabileceğini kaydetti; "Süre 7 yıldır diyenler varsa, anayasa değişikliği yapıp, geçiçi madde koymalıdırlar" diye konuştu.
cumhuriyet portal