En Yeniler
roj tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roj tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9/01/2012

seyyah1906

başbakan erdoğan şehit haberlerini ufak görmeyi bile kaldırmak lazım, hiç görmemek lazım

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bir televizyon kanalında soruları yanıtladı. Programa gazetecileri 'uyararak' başlayan Erdoğan, batılı medyada terör olaylarının büyütülmediğini savundu.

Terör saldırılarından sonra şehit haberlerinin veriliş şeklini eleştiren Erdoğan, "Bunlar görmezden gelinecek" dedi.

CHP'li milletvekillerinin Suriyelilerin kaldığı Apaydın kampına alınmamasıyla ilgili de konuşan Erdoğan, "Bunun emrini biz veririz. Oralar yol geçen hanı değil" ifadelerini kullandı.

İşte Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

- Açılım diye bir şeyimiz yok. Milli birlik ve kardeşlik var.

- Ben sizlerle bir konuyu anlaşmak istiyorum. Tüm medyaya mesajdır... Bugün Afganistan'da tüm koalisyon güçlerinin askerleri var. Son bir ayda, 158 kayıp var. Aylık kayıp. Fakat bunu siz, ne Fransız ne İngiliz gazetesinde göremezsiniz. Fakat bizde, görsel-yazılı medya bunların hepsini verir. Bunlar ne yapıyor... Terörün en önemli hedefi propagandadır. Bunu burada bedavaya yaptırıyor. Medya kimin yanında yer alacak. Attıkları başlıklara bakıyorsun, köşe yazılarına bakıyorsun. Sizin haber kaynağınız nedir Roj TV mi?

BDP'li vekillerin teröristlerle fotoğrafları

- AK Parti olarak parti kapatılmasına karşıyız.

- Dokunulmazlık olayına gelince... İnsanların fikrinden dolayı, dokunulmazlık sürecini başlatalım derse, bunu ben doğru bulmuyorum. Şu anda, parlamentoda 735 kadar dosya var. Çok değişik suçlar. Bunların içinde terör var, teröre yardım var ama bir de bunların içerisinde seçim kampanyalarında akşam süreyi aşanlar da var.

- Teröristle kucaklaşanla ben nasıl siyaset yapayım. Bunlarla neyin müzakeresini yapacağız.

- Kürt meselesi diye artık bir mesele kabul etmiyorum. Türkiye'de artık Kürt meselesi kalmamıştır. Şu anda Türkiye'de bir PKK sorunu vardır. Türkiye'de şu anda bir siyasal Kürtçülük vardır. Böyle bir sürecin içerisinde biz bu mücadeleyi sürdürüyoruz.

Hüseyin Aygün'ün kaçırılması

- CHP'li vekil arkadaşımızı kaçırdılar. Acaba burada bir kaçırma eylemi var mı? Samimi söylüyorum, kısa sürede bitecek bir iştir dedim. Dağa çıkarmışlar falan filan... Ama dikkat edin, milletvekili arkadaşımızın ifadeleri çok enteresan. Arkadaşımız! Bunlar teröristtir diyemiyor. Benim il başkan, il başkan yardımcılarım öldürülüyor, kaçırılıyor... En son bir ilçe başkanım 56 gün kaçırıldı, Hakkari merkez ilçe başkanım kaçırıldı. En son milletvekilimin kardeşini şehit ettiler. Bunlar ülkede medyanın gündemine oturmuyor ama milletvekili kaçırılınca günlerce gündemde tuttular. Şimdi sormazlar mı adama.. Arkadaşımız siyaset yapıyorsa benim il başkanım da siyaset yapıyor.

- CHP'li Hüseyin Aygün'ün kaçırıldığına inanmıyorum.

Meclis Başkanı'nın mutabakat metni

- Meclis başkanımızın iyi niyetinden şüphem yok. Fakat bugüne kadar yaptığı şekilde bir uygulama yapsaydı çok daha isabetli olurdu. Partilerin grup başkanvekilleriyle bu işi değerlendirseydi çok daha isabetli olurdu.

- - Hükümetimiz şehit ve şehit yakınlarına sahip çıkmaktadır. Biz hiç bir zaman ihmal etmedik. Hiçbir dönemde bu dönemde olduğu kadar sahiplenilmemiştir.

"Görmezden geleceksiniz"

- Şehit haberlerini ufak görmeyi bile kaldırmak lazım, hiç görmemek lazım

- (PKK'lilerin kaçırma olayları) Bunlar görmezden gelinecek. Bak ABD, Fransız, İngiliz medyası nasıl davranıyor. Bunları gündemde tutmaz bunlar. Ankara'daki toplantının ardından alınan kararlar uygulamaya gelince hiçbir şey olmadı.

- Gazetecilik bununla mı prim yapıyor. Reyting için çok daha fazla yollar var. Şehitlerimiz üzerinden reyting yükselteceksek yandık biz...

Uludere

- Uludere olayını kaşıyıp nemalanmak isteyenler var.

- Biz bölgeden hiç uzaklaşmadık sürekli bölgedeyiz. Bütün siyasi partiler 81 ilde olmalıdır.

- Kuruluş çalışmalarında Güneydoğu Anadolu'ya gittiğimde, bize hep şu söylenmişti: OHAL'i kaldırın yeter... Ve biz bir ayda OHAL'i kaldırdık. Bunu başaran bir parti olarak böyle bir duruma sahibiz.

- Mesela TRT Şeş, billboardlar. Eğitimde, üniversitelerde Kürtçe bölümler var. Kursların açılmasını sağladık, buyrun açın dedik.

- Yatırımlara gelince, Cumhuriyet tarihinde yapılmamış yatırımları yaptık.

Demirtaş'ın iddiası

- 400 kilometre PKK'nın kontrolündedir diyen bir siyasi partinin genel başkanını ben muhattap alamam. Onunla konuşamam. Tamamiyle yalan, bu 400 kilometrenin neresini gördün. Bu tamamiyle ihanetle özdeştir.

CHP'nin kamplara alınmaması: Emri biz veririz

- Esad, siyasi ömrünü tamamlamıştır. Esad, Suriye'de bir siyasetçi gibi çalışmamaktadır. Adeta bir iç savaş içerisindeki aktör olarak, figüran olarak çalışmaktadır. Türkiye'yi Suriye'de kanın sorumlusu olarak tutan Esad, ağzından çıkanı kulağının duymadığı bir hale gelmiştir. Türkiye zalim Beşar rejiminin yanında değildir.

- CHP Genel Başkanı'nın onunla yazlıkta beraberdiler ifadesine dokunmadan geçemeyeceğim. Esad'ı o zaman davet ettik ama ben yazlıkta değildim hiç bir zaman da beraber olmadım. Ayrıca bir ziyaret ettim o kadar. Bunu sayın Kılıçdaroğlu'nun bilmesi lazım. Akşam başka sabah başka, bu böyle çirkin oluyor...

- "Bu kamplara gireceğim" diyor. Bunun emrini biz veririz. Oralar yol geçen hanı değil. Daha kısa bir süre önce İnsan Hakları Komisyonu gitti. Biz bu kamp yerlerini şov merkezine dönüştürmeyiz. İznini talep eder, şu kamp uygundur deriz, oraya göndeririz. Zabıta mısın sen ya? Burada insanların can güvenliği bizden sorulur.

- Türkiye'den Suriye'ye silah gönderiliyor diyeceksiniz. Ayıptır ya... Buradan oraya yapılan insani yardımlar noktasında bunu oraya nasıl çeker. Öyle çirkin şeyler söylemeye başladılar ki... Kendi milletvekilleri ahlaki olmadığı adımların atıldığını, bunların Suriye'den gelenlerin yaptığını söylediler. Valim 24 saat orada yatıyor, açıklama yapıyor. Bunların hepsi yalan diyor, bunun üzerine kalkıyor hala bunu konuşuyor.

- Kalkıpta hükümeti savunmak yerine Esad'ı savunuyor. O rejimden yana... Sen Baasçısın deyince kızıyor.

Toplantıya katılanlar kimler terörle kucak kucağa olanlar

- Hatay'da toplantı düzenliyor. Toplantıya katılanlar kimler terörle kucak kucağa olanlar. Bunu yaparken de bir salonda toplanıyorlar, Beşara mesaj gönderiyorlar. Buna kargalar güler ya... Biz Suriye halkının yanındayız.

- Türkiye'nin Suriye'nin müdahale etmesi durumunda yüzde 58 destek veriyor.

- 1 Mart tezkeresinin çok talihsiz bir sonucu olduğunu savunanlardım. Biz Irak'a Türkiye olarak girmeliydik.

Atanamayan öğretmenler sorunu

- Evinin hemen etrafına okul kuracak değiliz. Bize bu şekilde gelip aynı ilde ilçelerde görev yapmaya hazırız diyen öğretmenler var. İlla da aynı ilçenin içinde görev yapacağız diye bir şey yok.

- Bir de bazı meslekler var ki... Asker, yargı, polis gibi... O sorunları çözmek için gerekli talimatı verdi.

İkinci öğretimde harçlar

- Bu konuda kanun çok net. Gece eğitimiyle alakalı, burada katkı payı olarak geçmiyor. Bu harç değil. Biz harç diye ifade edilen "katkı payını" kaldırdık. Bunun toplam maliyeti 1,350 milyar TL. Atabileceğimiz bi adım yok. Bize getireceği maliyet 350-400 milyon TL'dir...

4+4+4 ve rapor

- Şimdi öncelikle bu işe karşı yürütülen bir kampanya var, gidip rapor alanları öncelikle ben evlatlarına ihanetle vasıflıyorum. Niye? ‘Benim evladım gerizekalımıdır?’ diyor. 2 ay mı senin evladını iyi noktaya getirecek, bende babayım bizde çocuklarımızı yaşı gelmeden okula başlattık benim bir çocuğum okul öncesi eğitim aldığı için 1. sınıf değil 2. sınıftan başladı. Biz bu 66 ayı söylerken rastgele atmadık ki dünyadaki uygulamalar önümüzde cumhuriyet

1/10/2012

seyyah1906

roj tv kapatma davasında karar kapatma yok para cezası var

Danimarka'da mahkeme, Roj TV hakkındaki kapatma davasında kanalın kapatılmasına gerek olmadığı hükmüne vardı.

Mahkeme, PKK lehine propaganda yapmakla suçladığı Roj TV'ye 445 bin euroya yakın para cezası verdi.
Televizyonun lisansını iptal etmeyen mahkeme, televizyona ait 20 milyon euroyu bulduğu belirtilen mal varlığına el konulmasının yasal bir temeli olmadığına da karar verdi.

Ana stüdyosu Belçika'nın başkenti Brüksel'de olan Roj TV, Danimarka'dan aldığı lisansla yayın yapıyor.

Roj TV aleyhindeki davayı açan savcı Jörgen Steen Sörensen, Roj TV'nin kapatılan Med TV'nin bir devamı olduğunu ve kanalın PKK'nın propagandasını yaptığını savundu.

Roj TV'nin savunması ise temel olarak ifade özgürlüğü üzerine kurulmuştu.

Kanal çalışanları, karardan memnun olduklarını ifade ediyor.

Danimarka, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen arasında gerilime yol açan Roj TV hakkında Türkiye'nin talebi üzerine 2004 yılında bir soruşturma başlatmıştı.

Türkiye'de hükümet gerilim döneminin ardından Rasmussen'in NATO genel sekreterliği adaylığını destekleme kararı almıştı.

Danimarka, Muhammed Peygamber ile ilgili karikatür krizi sırasında ifade özgürlüğü lehine karar vermiş, bir dönem ifade özgürlüğü tartışmalarının odağı olmuştu.

Savcılar kararı temyize götürüp götürmemeyi 175 sayfalık gerekçeli kararı inceledikten sonra kararlaştıracaklar.

7/11/2011

seyyah1906

selahattin demirtaş kürtler eşit adil hukuk görmediler ve kürtlere yapılan zulümden trajedi çıktı

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, Kürt sorunu vardır denilmeyecekse yeni anayasa yapmanın bir anlamı olmadığını, zaten AKP,CHP ve MHP'nin mevcut anayasadan şikayeti de olmadığını belirterek, "AKP, anayasa yapım ve inşa sürecinde tutumun belirleneceği bir dönemde BDP'yi dışta tutabilir. Oyuna gelmememiz gerekir. Şu anda AKP' yi zorlayacak bir şey yapmıyoruz. Mutabakat olmaz ise, meclisin ve AKP' nin çalışmalarını zorlayacak demokratik eylemler yapabiliriz.
Bizi dışlayan anlayışın nereye varacağını görmek istiyoruz"dedi. Demirtaş, CHP'nin sorunu tutuklu 2 milletvekilinin durumuna indirgeyerek ilkesiz bir tutum sergilediğini, bunun da kendi demokratik taleplerinin gölgelenmesine yol açtığını söyledi.

"ANKARA'DAKİ SİYASİ KRİZİN TEMELİ KÜRT SORUNUDUR"

Yurt dışında bulunan BDP'nin Grup başkanı Selahattin Demirtaş, dün akşam PKK ile aynı çizgide yayın yapan Roj tv'nin "Özgür Gündem" adlı canlı yayın programına katılarak son gelişmelerini değerlendirdi. Selahattin Demirtaş, devletin Kürt halkını bir halk ve özgür irade olarak görmediğini, Ankara'daki siyasi krizin temelinin ise Kürt sorunu olduğunu söyledi. Ak Parti' nin referanduma götürdüğü 26 maddelik anayasa paketi ile şu anda yapacağı yeni anayasanın ön adımlarını ve hazırlığını yaptığını söyleyen BDP Grup Başkanı Demirtaş, "O dönemde bizim taleplerimiz vardı. Bunlar o dönemde kabul görseydi bugün bu kriz çıkmayacaktı. Biz de referandumu boykot etme kararı aldık. AKP, bizi zayıf düşürmek için her şeyi yaptı, yapıyor. KCK operasyonları, toplu tutuklamalar, toplumsal olayları şiddetle bastırmak, DTP' nin kapatılmasıyla bizi zayıf düşürmek istedi. Biz iman kuvveti ile halkımızın desteğiyle demokratik mücadelemizi verirken, diğer taraftan AKP arkasına aldığı devlet ve sivil alan gücü ile bizi bitirmeye çalışıyor. Türkiye'deki bütün erkler (Yasama, yürütme yargı) birbirlerine karşı ne kadar bağımsız olurlarsa olsunlar söz konusu biz olunca hepsi birlikte hareket ediyorlar"dedi.

"BİZİM DERDİMİZ SADECE DİCLE VE 5 TUTUKLU VEKİL DEĞİL"

BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, CHP ve MHP'nin derdinin sadece tutuklu 3 milletvekillerinin serbest bırakılması olduğunu ve başka bir taleplerinin olmadığını ifade ederek, "Bizim temel derdimiz Hatip Dicle ve tutuklu 5 milletvekilinin ötesindedir. Bir taraftan İmralı'da sayın Öcalan ile çözüm için görüşmeler yapılırken, diğer tarafta tasfiye süreci var. Devletin bazı kanallarında zihniyet değişikliği yaşanırken, bazı kanallarında ise halen 80 öncesindeki zihniyet mevcuttur.

Devlet Kürt halkına 80 yıldır haksızlık yapıyor. Kürtler eşit-adil hukuk görmediler. Ve Kürtlere yapılan zulümden trajedi çıktı. Bu haksızlığı giderin diyoruz. Böyle bir zihniyet henüz oluşmadı. Başbakan inkar ve asimilasyonu bitirdiğini söylüyor. Ama, bunun sonucunda ortaya çıkanları, sonuçları çözmeye yanaşmıyor. Bunları bütünlüklü ele almıyor. Eğer asimilasyonu bitirmişseniz İmralı sistemini de bitirin. Yüzde 10 seçim barajı, dağdaki gerilaların demokratik yaşama katılımı, faili meçhullerin aydınlatılması konusunda adım atın. Halen iyi Kürt, kötü Kürt ayırımı yapılıyor. Bakış açısı değişmiyor"dedi. Bakış açısı değişirse, mutabakat sağlanırsa meclise gidip yasama faaliyetine katılabileceklerini söyleyen Demirtaş, şöyle dedi:

"MECLİSİN VE AKP'NİN ÇALIŞMASINI ZORLAYACAK DEMOKRATİK EYLEMLER YAPABİLİRİZ"

"Bir çok milletvekillimizin Yargıtay'da davaları var. Bunların tutuklanmayacağının garantisini kim verebilir? AKP, CHP, MHP'den oluşan milliyetçi bir cephe var karşımızda. CHP'nin işi 2 tutuklu milletvekiline indirgemesi, duruşumuzu ve taleplerimizi gölgeledi. CHP ilkesiz tutumu işe bu noktaya getirdi. Meclise gitmememizin nedeni, demokratik siyasetin önünün kapanmasıdır. Bizi sınırlamaya çalışan bir zihniyet var. AKP ilk günden beri mutabakata yanaşmıyor. Demokratik siyaset olarak bizim de bir direniş hakkımız var. Çözüme açığız. Kürt sorunu bir günde çözülmez ama, mutabakat bir günde hazırlanır. Eğer yeni anayasanın temelinde Kürt sorunu vardır denilmeyecekse yeni anayasa yapmanın bir anlamı yok. Zaten diğer mevcut partilerin mevcut anayasadan şikayeti de yok. AKP, anayasa yapım ve inşa sürecinde tutumun belirleneceği bir dönemde BDP' yi dışta tutabilir. Oyuna gelmememiz gerekir. Şuanda AKP' yi zorlayacak bir şey yapmıyoruz. Mutabakat olmazsa, meclisin ve AKP' nin çalışmalarını zorlayacak demokratik eylemler yapabiliriz."

"AKP, ÇÖZÜME YANAŞMAZ İSE ÇÖZÜMÜ BİZLER GELİŞTİRECEĞİZ"

BDP Grup başkanı Selahattin Demirtaş, kendilerini dışlayan anlayışın nereye varacağını görmek istediklerini, Hükümetle diyalog zemininin zorlanabileceğini de belirterek, "AKP meseleyi soğutmak istiyor. Tutuklu vekillerin durumunu mahkemelerin yetkisine bırakmak istiyorlar. Devlet bugüne kadar Kürt isyanlarını küçümseyerek en büyük hatayı yaptı. Çözüm önerilerimiz de küçümsenecekse Kürtler çözümü AKP'nin lutfuna bırakmayacaklardır. AKP çözüme yanaşmazsa, çözümü bizler geliştireceğiz"diye konuştu.