En Yeniler
süleyman demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
süleyman demirel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4/13/2013

seyyah1906

Burhan Kuzu'dan inciler "Demirel’in koca kafası mı küçüldü de ülke bu hale geldi"

Burhan Kuzu, partisi tarafından başlatılan, “Türkiye Başkanlık Sistemini konuşuyor” konulu toplantıya katılmak üzere Sakarya’nın Serdivan ilçesine geldi. Kuzu, Serdivan Belediyesi Konferans Salonu’nda partililere mevcut parlamenter sistemin neden uygun olmadığını ve Başkanlık sisteminin neler getireceğini anlattı.

Parlamenter modelin İngiltere kökenli bir sistem olduğunu anlatan Kuzu, bu sisteminin zamanında daha iyi bir modeli olmadığı için tüm dünya tarafından kullanıldığını ancak sisteminin büyük sakıncaları olduğunu söyledi. Kuzu, Yıllardır sistem yüzünden koalisyon hükümetleri tarafından yürütülen Türkiye’nin sürekli olarak inişli çıkışlı bir grafik çizdiğini anlatarak, “Bakınız Demirel tek başına hükümetken ülke için iyi işler yaptı. Koalisyondayken ise hep kötü şeyler oldu. Ne oldu da böyle oldu. Demirel’in koca kafası mı küçüldü de ülke bu hale geldi. Tabii ki değil. Koalisyon hükümetlerinde iş yapamazsınız” dedi.
Reklam

“Mevcut sistemde Türkiye’de, Almanya’da, Fransa’daki Başbakanlar Obama’dan daha güçlüler. Benim başbakanım zavallı Obama’dan 3 kat daha fazla yetkiye ve güce sahip. O yüzden hep diyorum güçlü Erdoğan, zayıf Obama” diyen Kuzu, “Başkanlık sistemi ile bugün şikayet ettiğimiz birçok konu ortadan kalkacak. Başkan çok sıkı denetlenecek. Milletvekilleri sizin istediğiniz kişiler olacak. Başbakanın değil. Bakanlar milletvekillerinin içinden seçilmeyecek. Çok daha güçlü bir yapıya sahip olacağız” şeklinde konuştu.

Başkanlık sistemine küçük partilerin ve sol kesimlerin karşı durduğunu söyleyen Kuzu, “Rüyasında gören, hanımına kızan parti kurmuş. Telefonuma mesaj geliyor. Filanca partideki genel başkanlık görevinden istifa ettim diye. Yahu sen ne zaman parti kurdun da başkan oldun. Gidin vakıf kurun, dernek kurun, hayır işleriyle uğraşın. Şu anda 61 tane parti var bu ülkede. Başkanlık sistemi gelirse bunların hiçbiri olmayacak. Sol kesim ise yüzde 51 oy alamam kaygısında. Evet haklılar alamazlar. Bu kafada devam ederlerse alamazlar. Başkanlık sisteminde kucaklayıcı olmanız gerekiyor” dedi.

"Ben şahsen bilsem ki bu federal yapının zeminidir. Hemen bu işin peşini bırakırım” diyen Kuzu, “ABD Başkanlık sistemiyle yönetiliyor ve federal bir yapıya sahip. Almanya’da federal yapıya sahip ama parlamenter sistemle yönetiliyor. Başkanlık sistemi olacak diye federal yapıya geçmek gerekmiyor. Bakın ben bu işin 30 senedir peşinde olan biri olarak diyorum. Bilsem ki kuşkum olsa ki bu Başkanlık sistemi bizi federal yapıya götürecek anında bu işin peşini bırakırım” şeklinde konuştu.mynet

8/17/2011

seyyah1906

turgut özal'dan tayyip erdoğan'a kadar 23 yıldır bıçak kemiğe dayanmış sonuç?

Terörle mücadele konusunda sabrın son noktasına gelindiğini, Ramazan ayı olması sebebiyle bir müdahale yapılmadığını fakat Ramazan'dan sonra gerekli operasyonların başlatılacağını duyuran Başbakan Erdoğan 'bıçak kemiğe dayandı' sözleri ile terör konusunda gelinen son noktayı ifade etti.
Başbakan Erdoğan'ın terörle mücadele ile ilgili bu sözleri Sözcü gazetesinin sürmanşetinde 23 yıllık bir gerçeği de ortaya koydu.

1988 yılında Turgut Özal'ın terörle mücadele konusunda: 'Bu devlet haince kan döken teröriste bedelini ödetecek güçtedir.Artık bıçak kemiğe dayandı' dedi.
Bunu takip eden yıllarda Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit ve son olarak Recep Tayyip Erdoğan'da terörle mücadele ile ilgili 'Artık bıçak kemiğe dayandı' sözleri ile terörle mücadeleye tepkilerini aynı şekilde gösterdiler.

1988 yılından 2011 yılına kadar 6 Başbakan değişti fakat terörle mücadele konusunda 23 yıldır aynı sözler söyleniyor.

Şimdi merak edilen soru ise Başbakan Erdoğan'ın terörle mücadele konusunda eski liderlerden bir farkı olacak mı?

6/17/2011

seyyah1906

chp lideri kılıçdaroğlu şimdi ben sizin vicdanınıza sesleniyorum kim şerefsiz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'helalleşme'nin ilk adımı olarak davaları geri çekmesini yorumlayan Kılıçdaroğlu, "Başbakan'ın o davaları kazanamayacağı belliydi. Ben hiçkimsenin kalbini kırdığımı sanmıyorum. Bana hakaretler yapıldı sesimi çıkarmadım, sadece dava açtım" dedi.

Seçimde yüzde 26 oy alınması sonrasında yapılan tartışmaları değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Beklediğimiz oyu aldık mı? Hayır. Bunu baştan beri söylüyoruz. Bu sonucu hezimet olarak değerlendirmek gerekir mi? Hayır. İnsaflı bir değerlendirme yapmak gerekiyor. Bütün medyayı izliyorum. Bütün köşe yazarları bizim çalıştığımız konusunda hem fikir. Ama beklediğimiz sonucu alamadık" diye konuştu..

CHP içinden gelen eleştirilerle ilgili konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "CHP'lilerin medya üzerinden eleştiri yapması doğru değil. Normal akış içinde kurultayı yapacağız. Ben hiçkimseye teleon açıp aman sakın imza atın ya da atmayın diye bir şey söylemedim. İl başkanları toplantısı yapacaktım. Yaparsam kurultay toplanmasın diye baskı ortaya çıkmasın diye erteledim. Herkes düşüncesini söylemlerini açıkça ortaya koyabilir. Kurultay istemek ya da istememek ayıp bir şey değil. Medya aracılığıyla karşılıklı tartışmak doğru değil. Kişiler zamanı gelince koltuklarını bırakmalı. Yeri ve zamanı gelince her değişiklik yapılır.

İlk üç madde kırmızı çizgimizAnayasa değşikliğiyle ilgili soruyu yanıtlayan Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: "Anayasa değişiklikleriyle ilgili bizim tutumumuz belli. Ama bu değişiklikler konusunda AKP'nin tavrını bilmiyoruz. Erdoğan geldiğinde kapımız açık dedik. Neyi, nasıl değşitirmek istiyorlar, önce öğreneceğiz. Örneğin milletvekili dokunulmazlığı AB standardına çıkarılsın diyoruz, YÖK kaldırılsın diyoruz. İlk üç madde bizim için kırmızı çizgi. Atatürk'ün vasiyesine uygun olarak Türk Dil Kurumu eski haline getirilmeli. TBMM Başkanı anayasa değişikliği için bir çağrıda bulunmalı. Her siyasal partiden eşit sayıda vekiller görevlendirilmeli ve çalışma başlamalı. Orada uzlaşmayla sağlıklı sonuçlar alınabilir. Bu heyet pek çok kuruluşun görünü alır. Temel saydığımız konulardan biri de yargı bağımsızlığı. Bakanın ve müsteşarın HSYK'da yer almasını istemiyoruz. Bunlar öngördüğümüz temel noktalar."

"Kim şerefsiz?"

İmralı'yla görüşme konusunu da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Hükümet zaten görüşüyor. Ama orada sorulması gereken şu. Hükümet'in görüşme yaptığı ilk dillendirildiğinde Sayın Erdoğan çıktı, dedi ki 'Bunu söyleyenler şerefsizdir.' Şimdi ben sizin vicdanınıza sesleniyorum, kim şerefsiz?" diye konuştu.

"Erdoğan'a soracağız"

Kılıçdaroğlu, "İmralı'yla yapılan görüşmeler, yeni Anayasa paketini içerir mi?" sorusuna yanıt verirken, "Onu bilmiyoruz, Erdoğan gelecek, soracağız kendisine. O görüşmeler nedir, o görüşmelerde siz hangi pazarlıkları yaptınız, hangi sonuçlara ulaştınız? Niçin böyle ikide bir eylemsizlik kararları erteleniyor. Herhalde anlatacaklar bize, biz de soracağız. Biz şimdi söyledik, belki gelmekten vazgeçer bunları soracak diye. Ama ben açıkça söyleyeyim neleri soracağımı, Sayın Erdoğan da ön hazırlıklarını yapsın" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmelerinin tutanağının tutulması gibi bir taleplerinin sözkonusu olmadığını bildirdi.
"Kaygı duymadım"
Kılıçdaroğlu, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Haberal ismini ben önerdim" açıklamasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine "O konuda düşüncemi açıkladım, herhangi bir yorum yapmak istemem" dedi.
Başka bir soru üzerine, seçim sürecinde açtığı davaları geri çekmeyi düşünmediğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bana hakaret edildi, yalancı dendi açıkça. Gelip ispat etmeleri lazım yargıda. Kimin yalancı olup olmadığını göreceğiz" diye konuştu.
AKP'nin aldığı yüzde 50'lik oy oranını seçim gecesi ilk öğrendiğinde ne hissettiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, "Ülke açısından bir kaygı duymadım. Sonuçta yurttaşlarımızın tercihidir, bize oy veren, vermeyen bütün yurttaşlarımıza saygı duymak zorundayız. Geriye dönüp şu sorgulamayı yapmamız gerekiyor, niçin biz daha yüksek oy almadık? Bunun hesabını kendi aramızda yapıyoruz" dedi.

Kılıçdaroğlu, hangi ilin kendisini hayalkırıklığına uğrattığının sorulması üzerine de Elazığ, Kütahya, Batman ve Düzce'den milletvekili çıkarmayı beklediğini, buralarda oylarını arttırmalarına rağmen milletvekili çıkaramadıklarını kaydetti. Kılıçdaroğlu, partisinin 2 milletvekili çıkardığı Tunceli'ye teşekkür ederken "Onlar 12 Eylül Anayasası'nda da aynı tavrı sergilemişlerdi, daha sonraki referandumda da aynı tavrı sergilediler, seçimlerde de aynı tavrı sergilediler. Onlar demokrat, aydın insanlar, onlara güvenim tam" dedi.
cumhuriyet portal