En Yeniler
seçim sonucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçim sonucu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6/27/2011

seyyah1906

ak parti milletvekiliden hatip diclenin milletvekilliği için hakkari formülü

AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, milletvekilliği düşürülen Hatip Dicle için, "Hakkari" formülünü önerdi. AKP’nin hukukçu milletveki, Dicle’nin adaylığına engel durumun değiştirildikten sonra bir formül bulunabileceğini belirterek, “Hakkari’deki milletvekillerinin tamamı istifa ederlerse, Meclis’te bu istifayı kabul ettiği takdirde bir ilin milletvekillerinin tamamı düşerse o zaman o ilde 90 gün içinde seçim yapılır. O seçimde tekrar adaylık söz konusu olabilir” dedi.
AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop, TBMM’de kaydını yaptırdıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“ANAYASA MAHKEMESİ'NE BAŞVURMAK MÜMKÜN DEĞİL”

YSK kararıyla ilgili olarak Anayasa’nın 85. maddesine dayanarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurmanın mümkün olmadığını ifade eden Şentop, “Burada başka formüller gündeme gelebilir” dedi. Şentop, “Formüller olabilir. Bunları Meclis içinde konuşmak lazım. KCK ve Ergenekon’dan tutuklu olan vekillerin durumu farklı. Hatip Dicle’nin durumu var. Onun durumu farklı. Benim burada söylediğim Hatip Dicle’nin durumuyla ilgili daha çok. Onunla ilgili formüller var. Anayasa’da formüller anayasa değişikliği ile bulunabilir” dedi.

ANAYASA’NIN 78. MADDESİNİN SON FIKRASINA İŞARET ETTİ

Anayasa’nın 78. maddesinin son fıkrasına işaret eden Şentop, şöyle dedi:

“12 Haziran seçimlerine yönelik bir formül yani o seçimlerdeki problemi ortadan kaldıracak bir formül bulunamaz. Belki yeni bir seçim olursa o seçimde yeni değişiklik uygulanabilir. Bu da çok zor değil, bir ara seçimden bahsetmiyorum. 78. maddenin son fıkrası var. Bu da Aralık 2002’de değiştirilmişti. Oradan bir formül bulunabilir.”

HAKKARİ FORMÜLÜ

Meclis’te gerekli değişikliklerin yapılması halinde bir ilde yeni bir seçim yapılabileceğine işaret eden Şentop, şöyle dedi:

“Hakkari’deki milletvekillerinin tamamı istifa ederlerse, Meclis’te bu istifayı kabul ettiği takdirde bir ilin milletvekillerinin tamamı düşerse o zaman o ilde 90 gün içinde seçim yapılır. O seçimde tekrar adaylık söz konusu olabilir. Böyle bir formül bulunabilir. Ama bunun için (Meclis’te değişiklik olması lazım)mutlaka şu andaki adaylığına engel durum halen kanunen mevcudiyetini koruyor, bunu değiştirmek lazım. Bunun için herkesin Meclis’te olması gerekiyor.”

6/21/2011

seyyah1906

chp'deki brütüsler parti temsilcisi olan 8 bin sandıkta chp'ye oy çıkmadı

Genel Merkez, seçim sonuçlarını enine boyuna mercek altına alan raporun tamamlanmasını bekliyor. Yeni dönem planları arasında 81 ili yeniden dolaşmak ve parti okulunu açıp örgütleri eğitmek de var.


Seçim sonuçları analizini içeren rapor henüz tamamlanmadı ama o raporun içeriğine CNN Türk ulaştı. Edinilen bilgilere göre, Türkiye genelinde 8 binin üzerinde sandıkta parti temsilcisi olmasına rağmen CHP'ye oy çıkmadı. İşte genel merkez öncelikle bu partililerin kim olduğunu ve nedenleri tespit edecek.

Artılar eksiler masaya yatırılacak

CHP, sadece oy vermeyen partilileri tespit etmekle kalmayıp oy oranlarını il il, ilçe ilçe AK Parti'yle karşılaştıracak. İl örgütlerinden beklenen raporlar incelenecek ve rapor tamamlandığında slaytlarla önce MYK'ya ardından da Parti Meclisi'ne sunulacak.

Kadroda değişiklikler

Edinilen bilgilere göre Genel Başkan Kılıçdaroğlu, MYK'da bazı isimlerle yollarını ayıracak. Ancak eleştirilerin odağındaki Gürsel Tekin o isimler arasında olmayacak.

Yeni dönemde 81 ili yeniden ziyaret etmeyi planlayan Kılıçdaroğlu'nun bir diğer isteği de yokluğunda güçlü bir meclis grubu bırakmak. Buna göre, Muharrem İnce ve Akif Hamzaçebi grupbaşkanvekilliği görevine devam edecek. Üçüncü grupbaşkanvekili ise Emine Ülker Tarhan olacak. CHP kulislerinde, Meclis Başkanvekili olaraksa, ilk dönem Güldal Mumcu'ya ikinci dönem de Gülsün Bilgehan'a görev verileceği belirtiliyor.
Örgütlerde tasfiye olmayacak
Alınan bilgiye göre örgütler yeniden dizayn edilecek ama bu tasfiye ile olmayacak. "Kimseyi küstürmek" istemediği belirtilen Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun planı örgütlere parti içi eğitim verilmesi. Buna göre, eski genel merkez parti okulu haline getirilecek. Uzun vadede tüzük de değişecek ve yeni tüzüğe göre oy oranı düşen örgüt otomatik olarak düşecek. Delege olabilmek için de parti okulundan mezun olma şartı aranacak.
mynet

6/19/2011

seyyah1906

akp'nin 2014 yerel seçimlerinde hedef aldığı chp'li belediyeler hangileri?

Hedef, CHP'nin yönetimindeki İzmir, Antalya, Mersin ve Eskişehir gibi büyükşehir belediyeleri. Erdoğan, seçimden önce 11 il için büyükşehir sözü vermişti. Bu, yerel seçimlerin önemini daha da artırıyor. AK Parti, 12 Haziran zaferinin ardından gözünü 2014 yerel seçimlerine çevirdi. İktidar, CHP'lilerin yönetiminde bulunduğu İzmir, Antalya, Mersin ve Eskişehir büyükşehir belediyelerini kazanmayı hedefliyor.

BÜYÜKŞEHİR SAYISI ARTACAK

Bugün gazetesinde yer alan habere göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Haziran seçimlerinin ardından teşkilatlara 2014 yılında yapılacak yerel seçimlere hazırlanmaları talimatını verdi.

11 İLE MÜJDE VERMİŞTİ

Başbakan Erdoğan, 12 Haziran seçimlerinden önce 11 ilin daha büyükşehir belediyesine dönüştürüleceğini açıklamıştı. Büyükşehir yapılacak iller arasında Balıkesir, Van, Kahramanmaraş, Denizli, Hatay, Şanlıurfa, Muğla, Aydın, Trabzon, Tekirdağ ve Manisa'nın olduğu belirtiliyor. Malatya'nın ise nüfus kriterini yakalayamadığı ileri sürülüyor.

 İL SINIRLARI GENİŞLEYECEK

İstanbul ve Kocaeli'nin ardından 14 büyükşehir belediyesi ile yeni kurulacak büyükşehir sınırları il sınırları ile aynı olacak. Antalya'da Alanya ve Kumluca ilçeleri büyükşehir sınırlarına girerken, İzmir'de Bergama ile Tire büyükşehire dahil olacak. İl sınırlarının büyükşehir belediyesi sınırları olması halinde ve 12 Haziran seçim sonuçlarına bakıldığında AK Parti'nin Antalya, Mersin ve Eskişehir büyükşehir belediyelerini kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor. 12 Haziran seçimlerinde AK Parti Antalya, Mersin ve Eskişehir'de CHP'yi geride bırakarak birinci parti olmuştu. Büyükşehir seçimlerinde ilin tamamında verilen oylar esas alınacağı için CHP'li Antalya, Eskişehir ve Mersin büyükşehir belediyelerinin AK Parti'ye geçmesine kesin gözüyle bakılıyor.


İZMİR HESAPLARI YAPILIYOR

AK Parti, CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni alarak büyükşehirlerde CHP'yi sıfırlama hedefi koydu. 12 Haziran seçimlerinde İzmir'de CHP'nin birinci parti olmasına rağmen CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hizmetlerinden duyulan rahatsızlık nedeniyle AK Parti'nin İzmir'i kazanması ihtimal dahilinde görülüyor. Büyükşehir sınırlarının il sınırı olmasına rağmen Diyarbakır'da BDP'nin üstünlüğü dikkat çekiyor. Van'ın da büyükşehir yapılması halinde buradaki seçimin oldukça çekişmeli geçeceği dile getiriliyor.
mynet

6/15/2011

seyyah1906

demokrat sol parti genel başkanı 10 temmuzda olağanüstü kurultayı topluyor

DSP Genel Başkanı Masum Türker, "DSP tüzüğünün 22. Maddesi'nin verdiği yetkiye dayanarak 10 Temmuz 2011 Pazar günü DSP Olağanüstü Kurultayı'nı toplantıya çağırıyorum" dedi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, DSP'nin 10 Temmuz 2011 Pazar günü DSP Olağanüstü Kurultayı'nın toplanacağını bildirdi.


12 Haziran 2011 milletvekili genel seçimlerinde 0,25 oy oranıyla baraj altında kalan DSP, olağanüstü kurultay kararı aldı.


DSP Başkanlık Kurulu, DSP Genel Başkanı Masum Türker'in başkanlığında toplandı. Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirme yapılan toplantının ardından açıklama yapan Türker, "Partimizin Başkanlık Kurulu üyeleriyle seçim sonuçlarını değerlendirdik. DSP Tüzüğü'nün 22. Maddesi'nin verdiği yetkiye dayanarak, 10 Temmuz 2011 Pazar günü DSP Olağanüstü Kurultayı'nı toplantıya çağırıyorum" dedi.
cumhuriyet portal
seyyah1906

kemal kılıçdaroğlu sonunda patladı sabah akşam konuşmayın imza toplayıp gelin

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, olağanüstü kurultay isteyenlere seslendi, "Sabah akşam TV'lerde konuşup, bağırıp çağıracaklarına imzaları toplayıp getirsinler. Gereğini yapayım" dedi. Seçim sonuçlarını da değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Ortada zafer de yok, hezimet de yok" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, parti disiplini uyarısında bulundu ve "herkes düşüncesini partiyi yıpratmadan, kurumsal kimliğe zarar vermeden söylemelidir" dedi.


Hiç kimseye, "imza at veya imza atma" demeyeceğini belirten Kılıçdaroğlu, "herkesin hür iradesiyle karar vermesi gereken bir süreçten geçiyoruz" diye konuştu.


Bu konuda kimseye baskı yapmayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, "baskı yapıldı denmesin diye, il başkanları toplantısını bile bir süre erteledim. Herkes eteğindeki taşı döksün" dedi.


Seçim sonuçlarıyla ilgili olarak mahalle, ilçe, il bazında ayrıntılı rapor istediğini kaydeden CHP lideri, raporlar geldikten sonra değerlendirme yapılacağını kaydetti; Parti Meclisi'nin de temmuz ayı başında toplanacağını söyledi. Kılıçdaroğlu, konunun ayrıntılarıyla o toplantıda ele alınacağını vurguladı.

Kılıçdaroğlu parti içi muhalefetin lider adaylarına ilişkin bir çok ismin konuşulduğunun hatırlatılması üzerine de, "CHP'de herkes lider olabilir. CHP'nin birikimi fazla" dedi.

Tüzük değişikliği ile ilgili çalışmaların başladığını, komisyonların kurulacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, "özel bir tüzük kurultayı yapmayacağız. Muhtemelen 2012 Mayıs ayında yapacağımız olağan kurultayımızda tüzük değişikliklerini de yapacağız" diye konuştu.


Ortada zafer de hezimet de yok

Seçimde umdukları sonuçu alamadıklarını belirten CHP lideri, "ancak 2007 seçim sonuçlarını baz aldığımız da, ortada zafer de yok, hezimet de yok" diye konuştu.


Başbakan'ın yaklaşımı ikiyüzlü

Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın, "helalleşelim" çağrısı yapmasını da, "iki yüzlü bir yaklaşım" olarak niteledi, "seçim sürecinde istediğini söyler, hakaret ederim. Seçim bitince helalleşelim samimi bir yaklaşım değildir. Helalleşmeyi düşünen, bir gün sonra pişman olur" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan'ın, "anayasa için kapısını çalarım" yaklaşımını ise, "Randevu isterse tabi görüşürüz. Kapımız açık. Bizim anayasayla ilgili ne istediğimizi herkes biliyor. Ama AKP ne istiyor kimse bilmiyor. Başbakan'ın ne anlatacağını merak ediyoruz" dedi.

Başbakan'ın anayasa değişikliği konusunda uzlaşma arayacağına inanmadığını da söyleyen Kılıçdaroğlu, anayasanın uzlaşma komisyonundan geçmesi, her siyasi partinin, "evet" diyeceği bir anayasa olması gerektiğini vurguladı.


Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıl

CNN Türk'e açıklamalarda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, Köşk tartışmasına da değindi, AKP içindeki görüş ayrılığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanının görev süresinin tartışmasız 5 yıl olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "seçim 2012'de yapılmalıdır" dedi.

Kılıçdaroğlu, eğer Cumhurbaşkanı Gül isterse, bir kez daha aday olabileceğini kaydetti; "Süre 7 yıldır diyenler varsa, anayasa değişikliği yapıp, geçiçi madde koymalıdırlar" diye konuştu.
cumhuriyet portal
seyyah1906

der spigel tayyip erdoğana karizmatik lider dedi osmanlı sınırlarını gösterdi

Türkiye’deki seçim sonuçlarını değerlendiren Alman Der Spiegel Dergisi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ‘karizmatik lider’, Türkiye’yi de ‘Boğaz’ın yükselen gücü’ olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin ekonomik performansını Avrupa ülkeleriyle karşılaştıran derginin kullandığı haritada Türkiye’yi bölgenin merkezine yerleştirmesi ve Osmanlı sınırlarını da çizmesi dikkat çekti.
ALMAN Der Spiegel Dergisi Türkiye’deki seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde, kullandığı ifadeler kadar, yer verdiği harita ile de dikkat çekti. 
Ak Parti’nin 8.5 yıllık iktidarında yakaladığı ekonomik istikrarın oy verenlerin kararında önemli etken olduğunu yazan dergi, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı ‘karizmatik’ lider olarak tanımladı. Haberinde Türkiye’nin ekonomik performansını bazı Avrupa ülkeleri ile karşılaştıran yan Der Spiegel Dergisi’nin kullandığı haritada Türkiye’yi bölgenin merkezine yerleştirmesi ve Osmanlı sınırlarını da çizmesi dikkat çekti.
Boğaz’ın yükselen gücü
Der Spiegel, ‘Boğazın yükselen gücü’ başlığı ile yayınladığı bölgesel bir haritada Türkiye’yi merkeze yerleştirirken, Türkiye’nin performansını rakamlarla anlattı. Türkiye’ye komşu ve bazı Avrupa ülkelerinin yer aldığı haritada 2010 yılı büyüme rakamları, kamu borcunun milli gelire oranı, yaşı dağılımı, işsizlik oranları ve tüketici harcamaları gibi bilgileri tablolarla anlatan dergi, okurlarına ülkeleri karşılaştırma olanağı verdi.
Kırmızı çizgili sınır
Avrupa Komisyonu’nun İstatistik Kurumu’nun (Eurostat) verilerine dayanarak hazırlanan tablolarda, Türkiye, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkelerin makro ekonomik verileri ile Avrupa Birliği’nin (AB) 27 üyesinin ortalamasına da (AB-27) şeklinde yer verildi. Haritada dikkat çeken bir diğer unsur da Osmanlı İmparatorluğu’nun 17’nci yüzyıldaki sınırlarının kırmızı kesik çizgilerle belirlenmesi oldu.
İki kat milli gelir
Der Spiegel, konuyla ilgili haberinde, Türkiye’deki seçim sürecini ve sonuçlarını özetlerken, şu değerlendirmeyi yaptı: “Son 9 yılda ülkede yakalanan ekonomik patlama Ak Parti’nin zaferinde en önemli unsur oldu. Ak Parti’yi tercih edenlerin çoğunluğu ekonomik istikrar ile kredi kazanan Ak Parti ve Erdoğan’ın önümüzdeki yıllarda kişi başı geliri iki katına çıkarma yönündeki hedefine ikna oldukları için oy verdiler.”
İşsizlik hariç durum iyi
Der Spiegel’in haritasında Türkiye’nin büyüme, kamu borcu, tüketim harcamaları, yaş dağılımı gibi ekonomik göstergelerde karşılaştırıldığı ülkelerden daha iyi durumda olduğu görülüyor. Türkiye işsizlik konusunda yüzde 10.7 oranıyla, Almanya (yüzde 7.1), Fransa (yüzde 9.7), İtalya (yüzde 8.4) ve AB 27’den (yüzde 9.6) daha kötü durumda olduğu görülürken, sadece işsizlik oranı yüzde 20.1’i aşan İspanya’dan daha iyi durumda olduğu görülüyor.
hürriyet

6/14/2011

seyyah1906

ahmet türk bdp'nin tuncelide neden oy alamadığını niçin başarısız olduğunu açıkladı

Mardin'den milletvikili seçilerek yeniden Meclis'e dönüş bileti alan Ahmet Türk, BDP'nin bağımsız adayı Ferhat Tunç'un Tunceli'de bekledikleri sonucu alamamasını 'Kılıçdaroğlu rüzgarı'na bağladı. Türk alevilerle ilgili politikalarını yeniden gözden geçireceklerini söyledi.

BDP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali, seçim sonuçlarını değerlendirirken, Türkiye için önerdikleri demokratik özerkliğin seçimlerde halkın onayına sunulduğunu ve kabul gördüğünü savundu. Koçali, "Artık Başbakan’ın da karar verme zamanıdır. Başbakan Kürtler’e dönük politikalarda ısrar mı edecek, yoksa Kürtler’in siyasi iradesini tanıyıp, statü talebini ve demokratik özerkliği de içeren bir demokratik anayasaya evet mi diyecek? Başbakan, balkon konuşmasında çok umut vermedi" dedi.

BDP desteğiyle milletvekili seçilen Ahmet Türk, Leyla Zana, Sırrı Süreyya Önder, Şerafettin Elçi, Levent Tüzel, Ertuğrul Kürkçü, Aysel Tuğluk ile Nursel Aydoğan, BDP Genel Başkan Vekili Hamit Geylani ve Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali ile birlikte 12 Haziran seçimlerinin sonuçlarını Diyarbakır’da biraraya gelerek değerlendirdi.

"SEÇİM BARAJI YIKILDI"

Diyarbakır’da Sümerpark Resepsiyon Salonu’ndaki basın toplantısında konuşan BDP Genel Başkan Yardımcısı Filiz Koçali, seçimden büyük bir zaferle çıktıklarını, yüzde 30 oranla kadınların temsil edildiği en yüksek grup olduklarını söyledi. Koçali, 12 Haziran seçimlerinin doğru okunmasını isterken şöyle dedi: "Seçimin dünü, bugünü ve yarını doğru tahlil edilmelidir. Adil ve demokratik bir seçim olmadı. Aldığımız oy sezçm barajını artık anlamsız kılmıştır. 36 vekille bu baraj yıkılmıştır. Türkiye seçim tarihinde adeta ilkler yaşandı. Siyasetçilerin kullandığı üslup ve söylemler hiçbir seçim döneminde olmadığı kadar toplumsal ve ahlaki değerlerden uzak kalmamıştır."

’AKP’NİN EN BÜYÜK ÇILGINLIĞI ÖCALAN SÖZLERİDİR’

Koçali, seçim sürecindeki gerginliğin 1’inci derecede sorumlusunun AK Parti olduğunu ve ’çılgınlıkta’ sınır tanımadığını ileri sürerek, "AKP’nin en tehlikeli çılgınlığı sayın Abdullah Öcalan’a ilişkin söz ve davranışları olmuştur. Kürt halkı, AKP’nin ülke ve toplum açısından ciddi tehlike yaratan bu oyununu, meydanlarda ve sandıkta gösterdiği direnişle boşa çıkarmıştır" dedi.

TÜRK: HÜKÜMETİN TAVRI ATEŞKESİ BELİRLER

Mardin’den seçilen Ahmet Türk, gazetecilerin sorularını yanıtladı. PKK’nın ilan ettiği ateşkesin 15 Haziran’da sona ereceği açıklamaların hatırlatılması üzerine Türk, "15 Haziran; Kürtler, Türkiye açısından önemli bir tarih. Türkiye’nin dönüşüm gösterebilmesi için önemli bir fırsat. Eğer hükümet, devlet 15 Haziran’da Kürt sorunu çözümü konusunda yol haritası ortaya çıkarmasa veya buna dönük inandırıcı açıklamalar yapmazsa Kürtler açısından kabul edilmeyecek bir süreç olarak görülür. 15 Haziran; yapılacak müzakerelere ve hükümetin ortaya koyacağı tavra göre değişecektir. Hükümetin Kürt sorununa yaklaşımı sürecin nasıl gideceğini belirleyecektir" dedi.

"ALEVİLERİ TARTIŞACAĞIZ"

Türk, Tunceli’deki sonuçlar hatırlatılarak, Aleviler’le ilgili yeni bir politika izlenip, izlenmeyeceğine dair bir soruya ise, "Aleviler’e önem veriyoruz. Ortak çalışmayı esas alan yaklaşımı gösterdik. Devletin Aleviler üzerinde sürdürdüğü politika çok açık ortaya çıkmadı. Her dönemde Aleviler aramızda. Ayırım yapmadık. Kılıçdaroğlu rüzgarından kaynaklanmıştır. Bunu tartışacağız" yanıtını verdi.
mynet

6/13/2011

seyyah1906

türkiye ile gerilim yaşayan israil seçimlerden sonra yeni bir sayfa açmak istiyor

Son iki yıldır Türkiye ile büyük gerilim yaşayan İsrail, 12 Haziran seçimlerinin ardından ilişkilerde yeni bir sayfa açmak istiyor.


İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim zaferinden sonra yeni Türk hükümetinin, Gazze'ye yeni filo gönderilmesini engelleyeceğini umduklarını söyledi.

Ayalon, İsrail devlet radyosuna yaptığı açıklamada, ''Türk hükümetinin provokatör bir filoyu cesaretlendirmemesini istediğimiz açıktır. Sorumlu bir hükümetin uluslararası hukuka aykırı davranmayacağını ve vatandaşlarının tehlikeli bölgelere gitmesini engelleyeceğini umuyoruz'' ifadesini kullandı. Ayalon, şunları kaydetti:

''Bu seçim yeni bir sayfa açmak için bir fırsattır. Bu bize bağlı değil, Türklere bağlıdır. Onlardan daha sorumlu, dengeli ve ağırbaşlı bir siyaset umuyoruz. Çözümler bizde değil, Ankara'da. Türkiye'yi düşman bir ülke gibi görmüyoruz. Türklerin, İsrail ile ilişkilerde bir ya da iki yıl önce esasen kendileri tarafından oluşan kötüleşmeden sonra önemli bir adım atmayı kabul etmelerini umuyoruz.''

Mavi Marmara tekrarlanır mı?

İsrail’in Gazze’ye hava operasyonu düzenlediği 2008 yılı sonundan bu yana gerginlik yaşayan Ankara ile Tel Aviv arasında ilişkiler, geçtiğimiz yıl Gazze’ye yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine İsrail ordusu tarafından düzenlenen operasyonla dibe vurmuştu. 31 Mayıs 2010 tarihinde yaşanan olayda, 9 Türk vatandaşı yaşamını yitirmişti. Türk hükümeti, İsrail’den özür ve tazminat talebine bugüne kadar olumlu karşılık bulamadı.

Gazze’ye ablukayı delmeyi amaçlayan ve aralarında İstanbul merkezli İnsani Yardım Vakfı’nın (İHH) da bulunduğu kuruluşlardan gönüllüler, “2.Özgürlük Filosu” gemileriyle, 20 Haziran tarihinde demir almaya hazırlanıyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, yeni bir kriz yaşanmaması için İsrail'in birkaç hafta içinde kurulacak yeni Filistin hükümetini tanıması ve ablukayı kaldıracağını açıklaması gerektiğini belirtmişti. Davutoğlu, bu koşullarda, sivil toplum örgütlerinin Gazze'ye yardımları Refah kapısından ulaştırabileceğine işaret etmişti Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin sivil toplum kuruluşlarını engellemesinin söz konusu olmayacağını, ayrıca yardım konvoyunun bir hükümetin ya da bir ülkenin yönlendirmesi ile hareket etmediğini söyleyerek, "Ne 'yap' diye teşvik etmiştir Türkiye, ne de 'yapma' diye bir talimat verebilir" demişti.

İran’dan AKP hükümetine mesaj

İsrail ile Türkiye arasında soğuk rüzgârlar esmeye devam ederken, İsrail yönetiminin en büyük tehdit olarak gördüğü İran, Türk hükümetiyle ilişkilerini daha da geliştirmek istiyor.

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, 12 Haziran seçiminin ardından AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ı ilk kutlayan liderlerden oldu. Ahmedinejad, mesajında sonuçların Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu telefonla arayarak AKP'yi seçim başarısından ötürü tebrik etti. Salihi, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesi yönünde çok parlak bir gelecek gördüklerini kaydetti.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/AFP/AA, AŞ/AG
seyyah1906

aşiretler şanlı urfada bdp'nin bağımsız adayları karşısında hüsrana uğradı

Kentin en güçlü aşiretlerinden Bucak, İzol ve Şeyhanlı’nın önemli isimleri, vekillik yarışında büyük yara alırken, Şanlıurfalılar ortaya çıkan sonucu, "Kaybeden aşiretler oldu" sözleriyle yorumladı.

Resmi olmayan sonuçlara göre AK Parti’nin 10, BDP destekli bağımsız 2 adayın milletvekilliği kazandığı Şanlıurfa’da, Meclis’e girmeyi planlayarak bağımsız olarak yarışan güçlü aşiretlerin reisleri ise ortaya çıkan sonuç sonrası sessizliğe büründü.
AK Parti’nin liste dışı bırakmasının ardından seçimlere bağımsız aday olarak giren Zülfikar İzol, beklentisinin çok altında oy aldı. Bazı aşiret mensuplarının AK Parti’yi desteklediği İzol Aşireti liderlerinden Zülfikar İzol’a, sandıklardan 15 bin 865 oy çıktı. Zülfikar İzol’a, Siverek’ten 5100 oy çıkarken, Harran’dan ise sadece 30 oy çıktı.

BUCAK UMDUĞUNU BULAMADI

Adalet Partisi geleneğinden gelen ve Siverek’te etkili olan Bucak Aşireti de bu seçimde tercihini bağımsız olarak yaptı. Susurluk skandalının önemli isimlerinden DYP eski milletvekili Bucak Aşireti lideri Sedat Edip Bucak seçimlere katılmazken, aşireti temsilen kardeşi Ahmet Ersin Bucak bağımsız milletvekili adayı oldu. Zaza kökenli olan Bucak Aşireti reislerinden Ahmet Ersin Bucak, aşiretinin desteğiyle girdiği seçim yarışında 28 bin 795 oy alabildi. Beklentisinin altında oy alarak Meclis dışında kalan ve etkin olduğu Siverek’ten 19 bin 328 oy alan Bucak’a, en az desteği ise 30 oy ile Harran İlçesi verdi.

ŞEYHANLI AŞİRETİ’NİN 2 ADAYININ DA YÜZÜ GÜLMEDİ

Şanlıurfa’nın önde gelen aşiretlerinden birisi Kürt ve Arap kökenli binlerce mensubu olan Şeyhanlı Aşireti’nin de 2 önemli ismi Mahmut Cevheri ile Zeynel Fatih Şıhanlıoğlu, bağımsız aday olarak katıldıkları seçimleri kaybetti. 2002 yılında bağımsız olarak meclise girip AK Parti’ye katılan ve geçen yıl istifa ederek yeniden bağımsız olan milletvekili Sabahattin Cevheri’nin kardeşi Mahmut Cevheri 6 bin 109 oy alırken, 2001 yılında TBMM’de çıkan bir yumruklaşmada kalp krizi geçirerek ölün Fevzi Şıhanlıoğlu’nun yeğeni ise 6 bin 834 oy alabildi.

10 KİŞİLİK MİTİNG YAPTI, 916 OY ALDI

2’si BDP’nin desteklediği 10 bağımsız adayın yarıştığı Şanlıurfa’da, ortaya çıkan seçim sonuçları aşiret mensubu olmayan adayları da üzdü. 10 kişiye hitap ettiği mitingde söylediği türküler ile seçim sürecinin renkli simaları arasında yer alan Lütfü Doğru’ya sadece 916 oy çıktı. Bağımsız aday olarak yarışan adaylardan Mahmut Yılmaz’a 2 bin 376, Mehmet Dilan’a bin 1956 oy alırken, en az oy ise 761 oy ile Ömer Uçar’a çıktı.

TUTUKLU ADAY 75 BİN OY

2007 seçimlerinde az bir oy farkı ile TBMM dışında kalan ve 9 ay önce KCK operasyonu kapsamında tutuklanan İbrahim Ayhan ise, BDP’nin desteği ile girdiği seçimlerde 75 bin 58 oy alarak seçilmeyi başardı. İbrahim Ayhan’a aldığı rekor oy ile TBMM yolu açılırken, BDP’nin desteklediği diğer aday İbrahim Binici ise 44 bin 263 oy ile güçlükle seçilerek ikinci kez vekil olmanın mutluluğunu yaşadı.

CHP VE MHP ŞANLIURFA’DA YOK GİBİ

Şanlıurfa’da 12 Haziran seçimlerine iddialı giren CHP ve MHP ise, ortaya çıkan sonuçların ardından en büyük hüsranı yaşayan iki parti oldu. CHP’ye sandıkta 21 bin 712, MHP’ye ise 22 bin 315 oy çıktı. Şanlıurfa’da en az oy alan parti ise 426 oyla Millet Partisi oldu.
mynet
seyyah1906

melih gökçek seçim sürprizi ne olur sorusuna ne cevap verdi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, oy kullanmak için gittiği okulda, Kılıçdaroğlu'nun oy kullandığını öğrenince bakın ne yaptı?


Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, oyunu kullandı.


Gökçek, eşi Nevin Gökçek ve oğlu Osman Gökçek ile Çankaya'da bulunan Halide Edip Adıvar İlköğretim Okuluna gelerek, 1195 numaralı sandığın bulunduğu sınıfta oyunu kullandı.

Okula gelişinde gazetecilere oylarını kullanıp kullanmadıklarını soran ve vatandaşlarla sohbet eden Gökçek, seçimlerin Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi.

Oyunu kullandıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gökçek, seçimlerin Türkiye için hayırlı uğurlu olmasını temenni ederek, "Neticelerin inşallah umduğumuz gibi çıkmasını temenni ediyorum. İlk gelen sonuçlar bunu gösteriyor. İnşallah sonunda yüzde 50'nin üstünde olur diye düşünüyorum" dedi.

Bir gazetecinin seçimin sürprizinin ne olabileceği yönündeki soru üzerine Gökçek, "Kılıçdaroğlu'nun yüzde 27'nin üzerine çıkması olur" yanıtını verdi.

Gazetecilerin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da oy kullandığını hatırlatması üzerine Gökçek, "Hayret ettim yani kullanmasına. Başarı. Tebrik ediyorum. Aslında güzel bir fıkra var bu konuda ama. 5'ten sonra anlatırım. Fıkranın adı 'terakki var' diye konuştu.

Yaşlılar ve astım hastalarının oy kullanırken zorluk çektikleri yönündeki bir soru üzerine Gökçek, şöyle konuştu:

"Bu bir okulda yaşanan sorun değil. Bunun bütün türkiye'de yapılması gerekir. En azından astım hastaları ve engelliler için muhtarlığa müracaat edilip, okulların girişinde rahat bir yerde oy kullanmaları sağlanmalı. Öyle bir organizasyon yapılırsa çok rahat olur."

Atakule'nin ışıklandırmasının tamamlandığını ve muhteşem bir görüntünün ortaya çıktığını dile getiren Gökçek, "Ankara'nın ışıklandırmasının Şangay'dan daha güzel olacağını söylemiştim. Dün akşam Atakule'de bunun denemesini yaptık. Muhteşem bir görüntü oldu. Ankara'nın simgesi olacak. İlave şeyler de yapacağız oraya. Daha da güzel olacak" dedi.

habervaktim